@ismailsaymaz

Gezi'de, akademisyenin gözünü çıkaran fişek böyle atılmış!

Gezi'de, akademisyenin gözünü çıkaran fişek böyle atılmış!
Gezi'de, akademisyenin gözünü çıkaran fişek böyle atılmış!
Gezi eylemlerinde Dr. Burak Ünveren'in biber gazı fişeğiyle gözünü kaybetmesiyle ilgili soruşturmada görüntülere ulaşıldı. Polisler, talimatlara aykırı şekilde yere paralel olarak fişeği ateşliyor, bazı polisler göstericilere taş atıyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – İstanbul ’daki Gezi Parkı gösterilerine katılan Dr. Burak Ünveren’in gözünü kaybetmesine ilişkin soruşturmada, aradan geçen bir buçuk yılın ardından, biber gazı tüfeğiyle ateş eden iki polisin ve vurulma anının görüntüsüne ulaşıldı. Hazırlanan bilirkişi raporunda, kask takmayan iki polisin, mevzuatlara aykırı şekilde, 45 derece eğimle havaya değil, yere paralel şekilde ateş ettikleri görülüyor. Bazı polislerin de göstericilere taş attığı anlaşılıyor.

Dr. Burak Ünveren‘in biber gazıyla fişeğiyle gözünü kaybetmesine ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, çevredeki MOBESE ve güvenlik kameralarını toplayarak, rapor hazırlaması için Ulusal Kriminal Büro’ya gönderdi. Ünveren’in vurulduğu o dakikaları tespit eden büro, hazırladığı raporu savcılığa gönderdi. Rapora kaynaklık eden görüntülerde, kasksız bir polisin göstericilerin üzerine nişan alarak, 45 derece eğimle değil, “yere paralel” şekilde atış yaptığı görülüyor. İki polisin de göstericilerin üzerine taş attığı ve el hareketi yaptığı anlaşılıyor. Raporda, saat 22.25’te bir gaz fişeğinin yere paralel şekilde ilerlediği ve kalabalık grubun içerisine düştüğü ifade edilerek, “Çok kuvvetle Burak’ın yaralandığı an bu zaman olmalıdır” deniyor. Zira gaz fişeğinin düştüğü noktada bir kargaşanın olduğunu ve insanların burada toplandığı vurgulanıyor.  

Raporun sonuç kısmında, sokakta operasyonu yapanların “T-412” kask numaralı polisin de bulunduğu grup olduğu ifade edildi.  Biber gazı tüfeği olan ZET’le ateş eden polisin de bu grup içerisinde bulunuyor olabileceği kaydedildi. Çevik Kuvvet’in yapılanmasında, grupta bir şef, bir sağlıkçı, iki ZET’çi, sekiz kalkancı ve 12 cop’çunun bulunduğu, bu nedenle ”ortada kesinlikle iki ZET’çi polis olduğu” anlatıldı. Raporda, “ALKIM kitabevi önü ve caddede bekleşen ZET’çilerden, kasksız olan,  paralel sıkan memur olduğu değerlendirilebilir. Sadece bu iki ZET’çi sıkmaktadır” denildi. ZET’çilerden birisinin “saçları alın kısmından her iki yandan oldukça seyrek olan atletik yapılı ve uzun boylu” olduğu vurgulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da rapor üzerine Emniyet’e yazı yazarak, görüntüdeki şüphelilerin isimlerinin bildirilmesini istedi. Ünveren’in avukatı Ayhan Erdoğan, “Burak’ı yaralayan polis, kask numarası belli olan polisin timinde görev yapıyor, görüntülerde de belli oluyor. Fail belli, adı belli değil. Emniyet’in bu adı bildirmesi ve iddianame düzenlenip dava açılması gerekiyor” dedi.

YTÜ’DE AKADEMİSYEN

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde araştırma görevlisi olan Dr. Burak Ünveren, 1 Haziran 2013’te Beşiktaş ’taki gösterilere müdahale eden polisin sıktığı gaz bombası fişeğiyle sol gözünü kaybetmişti. O tarihte Radikal’e konuşan 31 yaşındaki Ünveren, “Evimin önünde olaylar oluyordu; ne olduğunu görmek için aşağıya indim. Ardından çok fazla gaz sıkıldığı için tekrar evime, yukarıya çıktım. Deniz gözlüğü taktım. Deniz gözlüğü takınca daha rahat yürüyebiliyordum. Üç dakikalık mesafe yürüyebildikten sonra polisin attığı gaz bombasının kapsülü yüzüme isabet etti” diye açıklama yapmıştı. Sokakta herhangi bir şiddet hareketi olmadığının altını çizen Ünveren “İnsanlar yalnızca alkışlıyor, tencereleri birbirine vuruyordu. Birileri çöp tenekelerini devirmişti. Zaten gazdan etraf çok görünüyordu. O kadar gaz vardı ki sis gibiydi. Bir şiddet hareketi yoktu, zannetmiyorum. Haksızlığa uğradığımızı düşünüyorum. Kamu güvenliğine karşı hiçbir tehdit oluşturmuyorken sadece olayların ne minvalde cereyan ettiğini görmek isterken gözümden oldum. Bence bu büyük bir haksızlık” demişti.