'Gezi'de yaralılar için tek dava yok'

Haber: CAN GÜLERYÜZLÜ / Arşivi

Gezi Parkı Protestolarında Şiddet Görenler Platformu’nun hazırladığı rapora göre polis şiddeti ile yaralananların savcılıklara yaptıkları şikâyetlerin hiçbirisi, aradan geçen altı ayda dava konusu olamadı.
Gezi Parkı Protestolarında Şiddet Görenler Platformu, Gezi sürecinin altıncı ayında geldiği aşamayı değerlendiren bir rapor hazırladı. Raporun sunumu, olaylarda gözünü kaybeden Muharrem Dalsüren ve Davut Yıldız ile beyin kanaması geçiren Seval Erol ve Leyla Okay, çenesinden ve omzundan yaralanan Sami Keskin, kardeşinin başına biber gazı isabet eden Kurtuluş Özgür Yıldız’ın katıldığı bir basın toplantısıyla yapıldı. 

‘Polisin onur kaybı’

Raporda özetle şöyle denildi:
“Polis, süreçte kendi açıkladığı verilerde de tutarsız davranmıştır. Tartışmalı eylemlerle halkın can güvenliğini tehlikeye sokan polis, yaşam hakkını gasp etmeye varan uygulamalarda bulunmuştur. Çalışma koşulları ve güvenceleri amirlerinin ve ‘emri verenin’ iki dudağı arasında olan polisler onur kaybı yaşamıştır. Gözünü kaybeden, beyin kanaması geçiren, kolu, bacağı, çenesi kırılan, çeşitli sebeplerle ciddi yaralar alan kişilerin yaptığı suç duyurularının hiçbiri savcılık aşamasından geçip, mahkeme safhasına gelmemiştir. Baret, deniz gözlüğü, gaz maskesi gibi basit can güvenliği donanımları ise suç unsuru gibi gösterilip, bunları kullananlardan suçlu yaratmaya dönük süreçler yaşanmaktadır. Emniyet, savcılıkların istediği bilgi ve görüntüleri ya olmadığı biçiminde yanıtlamakta ya da istenenin içinden ayıklanmasını zorlaştıracak bir karmaşa yaratacak biçimde göndermektedir. Polis, Ethem Sarısülük davasında olduğu gibi delil karartma girişimlerinde de bulunmuştur.

‘Yerel yönetimler orantısız güç kullanımına su taşıdı’

Pek çok yerel yönetim, polisin orantısız güç kullanımına ‘su taşımıştır.’ Yerel yönetimler, polisin orantısız güç kullanımına lojistik destek vermiştir; bu kapsamda TOMA’lara su taşımak, toplu taşıma araçlarını, binaların kullanımını vermek gibi destekler, seçim alanlarında değerlendirilecektir.
Protestolar sırasında Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, İrfan Tuna, Selim Önder, Zeynep Eryaşar ve Serdar Kadakal, polisin orantısız güç kullanımı nedeniyle yaşamlarını yitirmiştir. Emniyete göre olaylarda 329; Türk Tabipleri Birliği’ne göre ise 8163 kişi yaralanmıştır. Kızılay’da yalnızca 1 Haziran günü atılan gaz bombası sayısı 150 bin civarındadır. Protestolarda demokratik haklarını kullanan insanlara karşı kullanılan orantısız polis şiddeti sırasında biber gazı, darp, cinsel taciz, TOMA ile ezme, ateşli silahlarla vurma, dövme, basınçlı su sıkma, ateşe atılma gibi çeşitli biçimlerde işkence ve yaralamalar söz konusu olmuştur.”