Gezi'ye gizli 'darbe davası' hazırlığı

Gezi'ye gizli 'darbe davası' hazırlığı
Gezi'ye gizli 'darbe davası' hazırlığı
İstanbul'daki Gezi davasının avukatlarından Efkan Bolaç, "Darbeye teşebbüsle ilgili, gizlilik kararı olan bir soruşturma var. Yakında cadı avı başlayabilir" dedi.

İstanbul ’da devam eden Gezi davasının avukatlarından Efkan Bolaç, Gezi olaylarıyla ilgili çok gizli bir soruşturmanın devam ettiğini açıkladı.

Taraf gazetesinden Hayko Bağdat’a konuşan avukat Bolaç, 610 kişiyi kapsayan soruşturmanın darbeye teşebbüsle ilgili olduğunu belirterek ‘Yakında cadı avı başlayabilir’ dedi.

Söyleşinin bir bölümü şöyle:

Gezi yaşandı ve sona erdi. Fakat pek çok insanın başına iş geldi. Artık konuşmayı ihmal ettiğimiz ve sıkıntısı devam eden insanların durumu ne?
Gözaltılar konusunda İçişleri Bakanlığı’nın verdiği sayıyla bizim takip ettiğimiz sayı birbirini tutmuyor. Sadece İstanbul’da 1100 civarında gözaltı oldu. Bununla ilgili olarak hâlen İstanbul’da tutuklu sayısı 31’dir. Bizim tespit edebildiğimiz 12 kişide görme kaybı oluştu. 11 Haziran’a kadar İstanbul’da sağlık hizmeti için revirlere sığınan yaralı sayısı 1100’ü geçmişti. Gelenlerin yanık, nefes alma zorluğu, plastik mermi veya gaz kapsülü ile vurulma, darp gibi şikâyetleri vardı. 31 Mayıs- 1 Haziran’da döneminde kullanılan gaz fişeğinin toplamda 130 bin gibi rakamlara çıktığını fark ettik. Baktığımızda 130 bin sayısı Avrupa ’da altı yılda kullanılan gaz fişeği toplamına eşit.

İki günde kullanılan rakam mı bu?
İki günde kullanılan 130 bin kapsül. Onun dışında Türkiye ’nin dört yıllık stoku tüketilmiş. Türkiye tekrar ithalat yapmak zorunda kaldı. O iki günde kullanılan sayının dünyada bir yılda kullanılan toplam sayıya eşit olduğunu fark ettik. Bu korkunç bir rakamdı. Çünkü bununla ilgili olarak Lahey Adalet Divanı’nın ifadesi var. Tabipler Birliği kullanılan gazın insanlar üzerindeki etkilerinin üç dört sene sonra ortaya çıkabileceğini söyledi. Ortada bir kimyasal kullanımı var. Bu kimyasal kullanımının daha sonra kansere sebep olacağını, veya kanser görülme sıklığını ne derecede artırıp eksilteceğini göreceğiz dediler.

255 kişi hakkında yeni bir iddianameden bahsediliyor. Bu iddianamede çok tartışılan Bezm-i Âlem Camii de geçiyor sanırım.
Aslında 610 kişilik bir iddianame var. Şimdilik bu kadarı tamamlanmış. Suçlamalar o kadar çeşitli ki, 255 kişiyi bir havuzun içine atıyorsunuz, bu havuzun içerisinde herkese aynı suçlamayı yapıyorsunuz. Bu suçlamaların netleştirilebilmesi imkânsız. Bezm-i Âlem Camii bildiğimiz mesele. İbadethaneleri kirletmek suçlaması. Bira şişesiyle ilgili mevzu bu iddianamede netleşecek ve bu hikâyeyle birlikte artık kapanmış olacak. Müezzinin açıklamalarına da baktığımızda insanlar bir anlamda oraya sığınmak için girmişler. İnsanlar orada can kaygısı ile kapıyı kırıp içeri girmişler ve kendilerini korumuşlarsa orada mesken mesuliyetinin ihlali olmaz. Polislerin belli mesafelerde atış yapması gerekirken 90 derece açıyla insanları hedef seçerek gaz fişekleri atılması sonrasında bir anlamda insanlar kendilerini bir yerlere sokmaya çalışmışlardır. Bu, kilise de olabilirdi, hastane de olabilirdi, kamu binası da olabilirdi hiç fark etmez. Ve bir yerde darbeye teşebbüs tarzı bir söylem var ama henüz onu netleştiremedik.

Darbeye teşebbüs mü dedin?
Aslında o darbeye teşebbüsle ilgili olarak başka bir soruşturma sürüyor. Soruşturmada gizlilik kararı var, o gizlilik kararının niye çıktığını bilmiyoruz. Gizlilik kararı olan bir soruşturma var. Bu soruşturmanın İstanbul’da 15-20 kişiyi kapsadığı söyleniyor. Ayrıca yine gizlilik kararı alınmış 73 avukatla ilgili soruşturma var. Muhtemelen darbeyle ilgili olarak yeni bir dava açılabilir. Ergenekonvari tarz bir davayla karşı karşıya kalma ihtimalimiz yüksek. Bir cadı avı bekliyorum. Bu cadı avını kimlere yöneltecekler onu bilmiyorum ama bir itibarsızlaştırma süreci olacağa benziyor.

Bir sivil nasıl darbe yapar?
Türk Dil Kurumu’nda zaten darbe için tanımlama değişmişti. “Hükümeti demokratik yollardan yıkmaya veya istifaya zorlama” diyor. Böyle bir şeyin darbe olarak anlatılması mümkün mü? Ankara ’daki olaylarda polis sorguda insanlara “Yaptığınız işlemin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik bir teşebbüs olduğunun farkında mısınız” diye soru soruyor. Yani hükümete yönelik darbe teşebbüsü içerisindesiniz diyor. Ondan sonra onu devam ettirmediler ama zannedersem özelleştirmeye çalışıyorlar. Belli kişilerin üzerinde tutmaya çalışıyorlar. Darbe suçlamasıyla ilgili dosyada avukatlarla ilgili bir kısım var gibi görünüyor. Ben de o dosyanın içerisinde var olduğumu düşünüyorum.

Çarşı’nın durumu ne oldu?
Taraftar gruplarına yönelik ilk operasyon Çarşı’ya yapıldı. Bu operasyonda 10 kişi alındı. Bu insanlarla ilgili olarak yapılan işlemler kamu malına zarar verme, suç örgütü oluşturma. Çarşı için mafyatik benzetme yapıyorlar ki orada bir itibarsızlaştırma söz -konusu olsun. Çeteye sokmaya çalışıyor. Bu konuda da gizlilik kararı var. Bir dinleme kararı var onu istiyoruz, bize vermiyorlar.

Bir dava üzerinde gizlilik kararının alınması için hangi şartların oluşması gereklidir?
Hiçbir şarta gerek yok. Savcılık talep ediyor, mahkeme karar veriyor. Çok basit bir işlem. Artık öyle bir noktaya getirildi ki yargı, her şey gizli oldu. Bazen bakıyorsunuz dokuz ay sürüyor bu karar RedHack operasyonunda da gizlilik kararı var.

Röportajın tamamını okumak için tıklayın