Gıdalarda genetik tehdit

Sağlıklı gıdaya ulaşmak, her tüketicinin hakkı. Ancak uluslararası tekeller tarafından ticari kaygılarla üretilen ve genetik yapısı değiştirilmiş ürünler insan sağlığını tehdit ediyor, hatta ölümlere neden oluyor.
Haber: DİLEK GÜNGÖR / Arşivi

ANKARA - Sağlıklı gıdaya ulaşmak, her tüketicinin hakkı. Ancak uluslararası tekeller tarafından ticari kaygılarla üretilen ve genetik yapısı değiştirilmiş ürünler insan sağlığını tehdit ediyor, hatta ölümlere neden oluyor. Bu ürünler Türkiye'de de bol miktarda ithal ediliyor ve yeterli denetim yapılmıyor.
Genetik yapısı değiştirilen gıdalar, toksit etkilere neden olabiliyor. Genetik değişimler sonucunda üretilen 'Tryptophan' denilen bir aminoasitin diyet takviyesi olarak kullanılması sonucu kas ağrısı sendromuna yakalanan 37 Amerikalı hayatını kaybetti, 1500 Amerikalı ise sakat kaldı. Ayrıca, bu tür gıda maddeleri alerjik reaksiyonlara ve ani ölümlere neden olabiliyor.
Mısır ve soyaya dikkat!
Mısır, soya fasulyesi, mısır yağı, soya küspesi ve soya ile mısırın girdiği her şey genetik yapısı değiştirilmiş ürünler olarak sıralanıyor. Mısır ve soyanın girdiği ürünler ise, mısır gevreği, pudingler, hazır sütlü tatlılar, mısır nişastaları, hazır çorbalar, tahıl kaşık mamaları, mısır ve soya unları, konserve mısırlar, pastacılıkta kullanılan mısır şurubu. Bu ürünlerin en büyük üreticisi ABD. İkinci sırada ise Arjantin var. Türkiye ise 1996 yılından bu yana genetik yapısı değiştirilmiş ürünleri ithal ediyor. Verilere göre, ABD ve Arjantin'den mısır, soya fasulyesi, mısır yağı ve soya yağı ithalinin boyutları oldukça yüksek.
ABD ile Avrupa'da, ürünün etiketine 'genetik yapısı değiştirilmiş' ibaresi yazılması zorunluluk. Türkiye'de ise bu ürünlerin hem ne kadar tüketildiği bilinmiyor hem de denetim yapılmıyor. Türkiye'de bu ürünler ithal edilirken, genetik yapısı değiştirilmiş ürün olup olmadığına ilişkin beyan aranmıyor. Analiz yapılabilecek laboratuvar sistemleri ise henüz tamamlanmadı.
Güven: Kobay olduk
Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi'ne imza koyan Türkiye'de, bu yönde, tüketicilerin bilgilendirilmesi ve haklarının korunması için henüz sistemli bir çalışma yok. Tüketici Hakları Derneği, bu ürünlerin 1996 yılından beri ithal edildiğini belirterek, tüketicilerin kobay durumuna düşürüldüğünü söyledi.
Türkiye'de bu ürünlerin ne kadar tüketildiğinin bilinmediğine dikkat çeken dernek başkanı Turhan Güven, "Çocuklar ve gelecek nesillerin sağlığı büyük risk altında" dedi. Güven, tüketicilerden de, mısır ve soyanın girdiği birçok tüketime hazır gıdayı satın alırken, genetik yapısı değiştirilmiş ürünlerden oluşmuş olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmalarını istedi.