Gitsin artık bu adam

TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu'na her kesimden tepki var

14 yıldır TTK'da
Tepki çeken açıklamalarına rağmen 14 yıl boyunca Türk Tarih Kurumu'nun (TTK) başkanlığını yürüten Prof. Yusuf Halaçoğlu, Ermeni sorunuyla ilgili tahammülsüz tutumuyla tanındı. Halaçoğlu, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'u ajanlıkla suçladı.
Savcılara çağrı
Son olarak Kürtlerin yüzde 30'unun Türkmen, Alevi Kürtlerin bir kısmının ise Ermeni olduğunu söyleyen Halaçoğlu'na tepki yağdı. AKP'li Fırat "Bu ırkçı bir yaklaşım. Savcılar harekete geçmelidir" dedi.
'Havva Türk mü?'
AKP'li Çamuroğlu "İstifa etmeli" derken Prof Aktar, "Halaçoğlu bazı Ermenilerin din değiştirerek tehcirden kurtulduğunu itiraf etti" diye konuştu. Prof. Oran: "Yakında Âdem ile Havva'yı Türk ilan eder."
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Türkiye'deki Kürtlerin yüzde 30'unun Türkmen (oranını vermedi), bir kısmının ise 'Ermeni dönmesi' olduğunu iddia eden Yusuf Halaçoğlu'nun, Türk Tarih Kurumu Başkanlığına getirildiği 1993'ten bu yana bilimselliği tartışmalı bir hayli söz ve tutumun altında imzası var. Başbakan tarafından bir yıllığına bu göreve atanan ve her yıl görev süresi uzatılan Halaçoğlu, aradan geçen 14 yılda medyatik tartışmalarla hep gündemde kalmayı başardı.
Halaçoğlu, 21 Eylül 1993'de Türk Tarih Kurumu Başkanı oldu. Uygulamaya göre başkan, sadece bir yıllığına "Yüksek Kurulun görüşü alınarak, Başbakanın önerisi üzerine müşterek kararla" atanıyor. Hükümet, başkanın görev süresini 'isterse' uzatabiliyor. Halaçoğlu'nun da görev süresi bu yılın sonunda bitecek.
Edinilen bilgiye göre, "kafatasçı" diye eleştirilen, son gafının ardından "onur kırıcı" değerlendirmelerine neden olabileceği için görevden alınması beklenmeyen Halaçoğlu'nun yeniden görev süresi uzatılmayabilir.
Halaçoğlu, 2005'in ocak ayında Atatürk'ün boşandığı eşi Latife Hanım'ın ölümünden sonra TTK'ya devredilen, aralarında özel mektupların da bulunduğu evrakların şubat ayı içinde basın toplantısı ile açıklanacağını duyurdu. Yaklaşık bir ay süren tartışmaların ardından Halaçoğlu, Latife Hanım'ın ailesinin bir bölümünün kendilerine bir yazı göndererek, 'özel evrakın açıklanmaması ve bundan böyle de TTK'da saklanması' talebinde bulunduğunu söyledi. Böylece Latife Hanım'ın mektupları gün yüzüne çıkartılmadı.
Türk Dernekleri Federasyonu'nun davetlisi olarak 2004'te İsviçre'nin Winterthur kentinde bir konferansa katılan Halaçoğlu, 1.5 milyon Ermeni'nin öldürüldüğü iddiasını yalanladı. Daha sonra İsviçre'nin "Ermeni soykırımı yoktur" dediği için Halaçoğlu hakkında tutuklama kararı verdiği haberleri basına yansıdı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül buna sert tepki gösterirken, Halaçoğlu hakkında tutuklama kararı verilmediği, sadece savcılık soruşturması açıldığı ortaya çıktı.
Pamuk'a ağır itham
Halaçoğlu, 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt'ün de katledildiğini söylediği iddia edilen yazar Orhan Pamuk'a Nisan 2005'de çok ağır ithamda bulundu. Pamuk'un açıklamalarını istihbarat deyimi olarak da kullanılan 'yumurta'ya benzeten Halaçoğlu, "Bir milyon Ermeni'nin öldürüldüğünü neye dayanarak söylüyorsun? Bu tiplere yumurtacı deniyor" demişti. Bir bilim adamı olarak bir romancıyı muhatap alamayacağını söyleyen Halaçoğlu, daha sonra Nobel ödülüne layık görülen Orhan Pamuk hakkında şöyle konuşmuştu: "Çeşitli ülkeler ve kuruluşlar bazı kişileri alıp daha sonra kullanmak üzere yetiştirir, öyle bir hale getirir ki ihtiyaç duyulduğunda piyasaya çıkarır. Zamanı geldiğinde yumurta çatlar. Civciv çıkar. O kişiyi sürekli destekler, ün sahibi yapar. Ve ileride istediğini söyletir."
'Cezayir soykırımı' şovu
Geçen ekim ayında Fransa Meclisinde Ermeni soykırımı ile ilgili yasa önerisi iki ülke arasında krize neden olmuştu. Halaçoğlu, "Kendi tarihi ile yüzleşemeyen ve Cezayir'de olanları görmezden gelen Fransa'nın, 1914 ile 1921 yılları arasında Ermenilerle olan ilişkilerini de incelemesi ve dönem tarihiyle de yüzleşmesini öneririz" diye konuştu. Ancak Fransa ile Türkiye arasındaki gerginlik yumuşayınca, Halaçoğlu "Cezayir Soykırımı" konusundaki ısrarından vazgeçti.
Sarafyan tartışması
Geçen mart ayında Gomidas Enstitüsü Müdürü ve Ermeni tarihçi Ara Sarafyan'ın, "Bir vaka çalışması yapalım. Harput Ovası'nı ele alalım. Herkes elindeki belgeleri ortaya koysun. Bunu başarabilirsek diğer tarihçileri de davet edebilir, başka yerlerde de böyle araştırmalar yapabiliriz" önerisine olumlu karşılık veren Halaçoğlu, daha sonra çalışmanın başlamadan bittiğini duyurdu. Taraflar karşılıklı olarak birbirlerini 'samimi olmamakla' suçladı.
Geçtiğimiz nisan ve mayıs ayında Halaçoğlu, Nusaybin'in Kuru Köyü yakınlarında bulunan ve tehcir sırasında katledilen Ermenilere ait olduğu iddia edilen "toplu mezar" ile gündeme geldi. İsveç Stockholm Söderntörn Üniversitesi'nden Prof. David Gaunt ile birlikte "toplu mezar"dan numune alındı. Halaçoğlu, laboratuvar incelemeleri sonucu mezarın M.Ö 257 ile 597 yılları arası yaşayan Romalılara ait çıktığını söylerken, Prof. Gaunt mezarın tahrip edildiğini ve kemiklerin taşındığını öne sürdü.