'Gizli yapılanmayı paşalardan duydum, katılma teklifi aldım'

Ergenekon davasının sanığı ve 'gizli' tanığı: TSK içinde yasadışı bir örgütlenmenin varlığını Tolon, Eruygur ve Kıvrıkoğlu'ndan duydum. Alemdaroğlu'ndan teklif aldım

İSTANBUL - Birinci Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Ümit Sayın’ın talebi üzerine dünkü duruşmada ‘gizli oturum’ yapıldı. Sayın, bu oturumda ‘etkin pişmanlık’tan yararlanmak istediğini belirterek, çeşitli itiraflarda bulundu. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki yasadışı oluşumdan söz eden Sayın, bu oluşumu emekli generaller Hurşit Tolon, Şener Eruygur’dan duyduğunu, eski İstanbul Üniversitesi rektörü Kemal Alemdaroğlu’ndan oluşumda çalışmak için teklif aldığını, oluşumun detaylarını ise Hüseyin Kıvrıkoğlu’ndan dinlediğini iddia etti. Sayın ayrıca davanın ‘gizli tanıklarından’ birinin kendisi olduğunu belirtti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanıklardan Ümit Sayın’ın dilekçe vererek ‘gizli oturumda dinlenmek istediğini, ancak mahkemenin bu yönde bir karar vermediğini gerekçesiyle heyetin reddini talep ettiğini’ kaydetti. Başkan Şengün, verdikleri kısa aranın ardından bu ‘reddi hakim’ talebinin reddedildiğini söyledi. Sayın’ın ‘kapalı oturumda’ her şeyi açıklayacağını belirtmesi üzerine, Başkan Şengün diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkları salondan dışarı çıkardı. Sayın salondaki kürsüye çağrıldı.
Şengün’ün, “Evet seni dinliyoruz. Nedir söylemek istediklerin?” demesinin ardından Ümit Sayın, daha önce kendi yazılı talebi üzerine savcı Zekeriya Öz’e ifade verdiğini, bu oturumda da ona ilaveler yapacağını söyledi. Askeri okuldaki öğrencileri ve gittiği konferanslar nedeniyle tanıştığı komutanlar tarafından kendisine  TSK içerisinde gizli bir yapılanma olduğunun söylendiğini aktaran Sayın şu itiraflarda bulundu:

‘Muhtıra istiyorlardı
* Bu örgütlenme, sivil toplum örgütleriyle koordineli çalışıyor ve düzenli olarak gizli toplantılar yapıyordu. Konuştuğum komutanlar Türkiye’deki durumun iyiye gitmediğini, bu örgütlenmenin bu gidişe bir dur diyeceğini söylediler. Komutanlar muhtıra verilmesini savunuyorlardı. Tolon da dahil... 

* Önceden Genelkurmay Psikolojik Harp Dairesi Başkanı olan Tümgeneral Can Teler bana ’komutanların bir takım görüşmeler yaptığını, askeriye içinde birtakım toplantılar yapıldığını, özel telefonlar kullanıldığını’ söyledi. ’Askeriye içinde bir hareket olduğunu, bu gidişe ’dur’ denileceğini’ belirtti. 

Alemdaroğlu’ndan teklif geldi
* 2006’da da Merkez Orduevi’nde emekli orgeneral Hurşit Tolon ile görüştüm. Bana ordu içinde, TSK içinde bir yapılanma olduğunu, bu yapılanmanın gidişata dur diyeceğinden bahsetti. Beni Şener Eruygur ile tanıştırdı. Eruygur ile 2006 yılında Fenerbahçe Orduevi’nde yaptığımız görüşmede, bana TSK içinde böyle bir örgütün varlığından, sivil toplum örgütleriyle koordinasyon kurulduğundan söz etti. Konuştuğum diğer komutanlar bana görev üstlenmem konusunda bir şey söylemedi. Sadece Şener Eruygur, ‘Sivil kanadında yer alır mısın’ dedi. Ben de alamayacağımı söyledim. 

Komutanlar söz etti
* Genelkurmay istihbaratından emekli Tümgeneral Alaattin Parmaksız da durumdan haberdardı. 2006 yılında aynı internet sitesinde yazıdığımız tutuklu sanıklardan Mehmet Zekeriya Öztürk ve emekli Tümgeneral Reha Taşkesen de bu örgütlenmeden söz etmişti.

* İstünbul Üniversitesi rektörü Kemal Alemdaroğlu ile 2004 yılında rektörlük binasında bir konuşma yaptık. O da bana bu yapılanmadan söz etti. Sivil toplum örgütleriyle bağlantısı olduğunu söyledi. ‘Görev alır mısın’ dedi. Katılamayacağımı söyledim. 

Kıvrıkoğlu anlattı
* Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile de 2005 yılında Fenerbahçe Orduevi’nde görüştük. Bana en ayrıntılısını da Hüseyin Kıvrıkoğlu anlattı. Örgütlenmenin ‘Encümen-i Danış’ olduğunu söyledi. Encümen-i Danış içerisinde büyükelçiler, komutanlar ve devletin üst kademesindeki insanların bulunduğunu, görevi sırasında da böyle toplantılar yapıldığını söyledi. 

* Konuşmalar sırasında Ergenekon adı hiç geçmedi. Bu örgütlenmenin Ergenekon olup olmadığını bilmiyordum. Ben bu örgütün üyesi değilim. Ergenekon adını basından duydum.

* İkinci dava iddianamesini okuduktan sonra ordu içerisinde bir yapılanma olduğu kanaatine vardım. Gerek Özden Örnek’in günlükleri, gerekse diğer deliller, TSK içerisinde bir örgütlenme olduğunu gösteriyor. Zaten ikinci dava darbe üzerine açılmış.

* Tutuklu sanıklar Emin Gürses ile Sevgi Erenerol ile kilisede toplantı yaptık. Erenerol, Emin Gürses’e, Şener Eruygur’un da başında olduğu bir yapılanma ve örgütlenmeden bahsetmiş. Şener paşanın TSK’nın, sivil toplum örgütleriyle koordinasyonunu sağlamak için Atatürkçü Düşünce Derneği’nin başına geçeceğini söylemiş.

* Ek ifademi ‘Etkin pişmanlık yasasından’ faydalanmak için verdim. İfademi kendi irademle verdim. En büyük baskıyı ’İtirafçı olma’ diye ablamdan gördüm.

* Tutuklu sanıklar Mehmet Demirtaş ile Oktay Yıldırım arasında yapılan bir konuşmaya kapı arkasından şahit oldum. Hangisi söylüyordu tam olarak hatırlamıyorum ama bombalardan bahsediyorlardı. Kendilerinin olduğu ortaya çıkarsa fena olacağını söylüyorlardı. Oktay Yıldırım ise seri numaralarının farklı olduğu belirterek, ’korkma, bir şey olmaz’ diyordu. Ben içeri girince sustular.

Gizli tanığım 
* Bu davanın gizli tanıkları arasındayım. Bu basın organlarında çıkınca kendi isteğimle duruşmalardan muaf tutuldum. Böyle bir örgüt varsa TSK hakkında böyle konuşarak can güvenliğimi tehlikeye soktuğumu düşünüyorum. İnsanlara güven sağlayan bir yapım var. Bu nedenle bana anlatıyorlardı. (aa)