Gönül'e bugün git yarın gel yanıtı

Gönül'e bugün git yarın gel yanıtı
Gönül'e bugün git yarın gel yanıtı

24 yaşında, sevk peşinde... İşi bırakıp babası nereye sevk edilirse oraya giden Gönül Barut un umutları tükeniyor.

Hapishanede son günlerini geçiren kanser hastası Muhlis Barut'un durumu hızla kötüleşirken salıverilmesi bir yana ailesini bile göremiyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hakkında “Ne gerekiyorsa yapın” dediği kanser hastası mahküm Muhlis Barut hâlâ Samatya Devlet Hastanesi’nin mahküm bölümünde ve durumu hızla kötüleşiyor. Babasını en son Metris’te açık görüşte gören Gönül Barut’un aldığı yanıt ise hâlâ aynı: Şimdi git, sonra gel...
İnşaat işçisi Muhlis Barut, çalışmak üzere gittiği Libya’da tifoya yakalandı. Hastalık bir süre sonra karaciğer kanserine dönüştü. Yeşilkartı vardı. Ancak oğlu askere gittiği için kemoterapi gördüğü sırada yeşilkartının iptal edildiğini öğrendi. Toplum merkezindeki çalışanlarla tartışınca kavga çıktı. Tekme tokat merkezden atıldı. Barut, evindeki ruhsatlı av tüfeği ile toplum merkezini basarak rastgele ateş açtı. 16 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Dava temyiz için Yargıtay’a gitti. Önce İzmir ’deki cezaevinde kalan Barut, aldığı ‘6 aylık ömrünün kaldığına dair rapor’ sonrası İstanbul’a Metris Cezaevi’ne, 5. kez mide kanaması geçirdikten sonra Samatya Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Barut’un kızı Gönül Barut, apar topar babasının yanına gitti. Ancak savcılık izni olmadığı için babasını göremedi. Gönül, 24 yaşında. 7 aydır babası nereye sevk edilirse oraya koşuyor. İşini bıraktı. Kendisinden küçük erkek kardeşi hamallık yapıyor. Hasta annesine bakıyor.

‘Babamın hayali yeniden çalışmak’


Gönül, “Midesi su topladığı için sıvı içemezsin diyorlar. Meyve suyu içmek istiyor. Vermiyorlar. En büyük hayali komşularıyla mangal yapmak, işkembe çorbası içmek. Her gidişimde ‘Beni ne zaman çıkarıyorlar’ diye soruyor. Ramazan’da pide yiyemedi. Pide istediğini söylüyor. Bana hâlâ ‘Siz çalışmayın, ben çıkınca çalışacağım’ diyor. Öleceğini bilmiyor, söylemiyoruz. Samatya’da da çarşamba günü doktorlarla toplanıp rapor vereceğiz dediler. Ne çarşambası belki bir günü bile yok. Babam ölüyor” diyor.