'Görevdeyiz anne, gelemem...'

Etrafında boz dağlardan başka şey görünmüyor, tabelasındaki nüfus hanesinde ise 51 yazıyor.

İSTANBUL - Etrafında boz dağlardan başka şey görünmüyor, tabelasındaki nüfus hanesinde ise 51 yazıyor. Irak sınırındaki minicik Dağlıca'dan gelen haber, dün tüm yurtta yürekleri dağlamaya yetti. İşte Dağlıca'da sönen hayatlardan dokuzu...
ÇOCUKLARI DERSANEDEYDİ: Ateşlerden biri, Aydın'ın Söke ilçesine düştü. 37 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Mustafa Uysal, Aydın'dan geçici görevle Hakkari'ye gitmiş, görevinin son günü şehit olmuştu. Eşi Meral Uysal duyduğu haberle yere yığılırken, 11 yaşındaki oğlu Hüseyin ile 14 yaşındaki kızı Beyza, dersaneden alınarak eve götürüldü. Aile daha sonra baba ocağı Manavgat'a gitti. 78 yaşındaki anne Nefise Uysal oğluyla en son arife günü görüşmüştü: "Bayramımızı kutlamıştı. 'Gelecek misin' diye sordum, 'Şu an görevdeyiz anne, sonra görüşelim' dedi. Bir daha da haber alamadık..."


Büyütmek için tıklayınız

BABA, ALBAYIN GÖĞSÜNDE AĞLADI: Er Abdurrahman Doğan Adıyamanlıydı. Haberi aileye İl Jandarma Komutanı Albay Dursun Ertuğrul verdi. Baba, albayın göğsüne yaslanıp ağlarken yedi çocuk annesi Remziye Doğan Kürtçe ağıtlar yaktı. Şehidin kardeşi Hüseyin Doğan öfkeliydi: "Onun geri kalan askerliğini ben yapmak istiyorum."
PATATES EKMEYE GELECEĞİM: Afyonkarahisarlı Yavuz Öztürk, dağda olduğu için en son 10 gün önce ailesiyle görüşebilmiş ve izne gelmek istediğini söylemişti: "Ağabeyim tek başına patates ekmeye çalışmasın. Zor iştir. Mutlaka beni beklesin." Acı haber köyüne tez ulaştı. Anne Fatma Öztürk, "Ona düğün yapacaktım" diye ağladı. Yavuz'dan geriye, geçen yıl askere uğurlanırken yapılan eğlencenin görüntüleri kaldı. Bir de askere giderken evin duvarına yazdığı, 'Yavuz Isparta Dağ Komando 87/1' yazısı...
BABA DİĞER ASKER OĞLU İÇİN KKTC'DEYDİ: Piyade Uzman Çavuş Selçuk Gürdal da Afyonkarahisar'lıydı. Ailesi Dinar'a bağlı Burunkaya Köyü'ndeydi. Yedi kardeşli bir ailenin çocuğuydu. Dört yaşında Samet adlı bir oğlu vardı. Eşi kara haberi duyunca sinir krizi geçirdi. Babası Mehmet Gürdal ise oğlunun şehit düştüğü haberini, uzman çavuş olan diğer oğlunun görev yaptığı KKTC'de öğrendi.
ASKERLİĞİMİ BİTİREYİM, EVLENECEĞİM: Kırıkkaleli Piyade Er Vedat Kutluca daha altı aylık askerdi. Erzincan'dan Hakkari'ye dağıtıma giderken, ramazan ayında ailesini ziyaret etmişti. Giderken anne ve babasına "Hayırlısıyla askerliğimi bitirip, evlenmek istiyorum. Duanızı benden eksik etmeyin" demişti.
TERHİSİNE BİR AY KALA: Hakkâri'den 12 şehit haberini duyunca yürekleri ağızlarına gelen binlerce aileden biri de Yozgat'daydı. Lokman Eker'in terhisine bir ay kalmıştı. Anne Cemeynur Eker, "Telefonda 'Sırtımda 50 kilo yüküm var' demişti. Yavrum öldüğünde yükün sırtında mıydı" diye feryat etti. Lokman'dan da geriye askere giderken duvarlara yazdığı 'Biter bu askerlik' gibi yazıları kaldı.
NİŞANLIYDI: Ordulu şehit er Zekeriya Yatı, sekiz ay önce nişanlanmıştı. Kumru ilçesindeki evi dün akına uğradı. İnşaatlarda çalışan baba Hasan Yatı ve anne Hatice Yatı, oğullarının 'iyiyim' diyen sesini en son 20 gün duymuştu.
BURSA DA YANDI: Şehit er Samet Saraç'ın Bursa'daki ailesine acı haber dün akşam saat 20.00'de sağlık görevlilerinin eşliğinde söylendi. Fahriye-Mustafa Saraç çiftinin iki çocuğundan büyüğü olan 29 yaşındaki Samet, henüz beş aylık askerdi.
BABADAN 'VATAN SAĞOLSUN': Eskişehirli Özübek ailesinin iki oğulları da askerdi, ikisi de Hakkari'deydi. Jandarma astsubay çavuş olan oğulları Soner'le en son bayramda görüşmüşlerdi. Baba Tuncer Özübek, 'Vatan sağolsun' derken anne Cemile Özübek, yakınlarının teselli için söylediği 'Oğlun şehit oldu' sözlerine 'Bunlar avutma' yanıtını verdi.