Gözaltı aracında bir milletvekili

Gözaltı aracında bir milletvekili
Gözaltı aracında bir milletvekili
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka olaylarda ya meydanlarda ya gözaltılar için emniyette ya da yaralılar için hastanede sabahladı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Kızılay’da polis müdahalesinin en şiddetli olduğu gün gözaltına alınan gençleri taşıyan otobüsü durdurmaya çalışmasıyla yansıdı ekranlara. Eylemlerin başından bu yana ya meydanlarda ya gözaltına alınanlar için emniyette ya da yaralılar için hastanelerde sabahlayan Nazlıaka, eylemlerin örgütsüz gençlerin ‘demokrasi isyanı’ olduğunu söyledi. Nazlıaka, gözaltılarda plastik kelepçe takılması, kişisel eşyalara el konması, fotoğraflarının çekilmesi gibi gayri hukuki işlemler yapıldığını da anlattı. 

Milletvekilinin gözünden 

Ankara’da Taksim Gezi Parkı’na destek eylemleri başladığı günden bu yana izlenimlerini ve meydanlara çıkan gençlerle yaptığı konuşmaları Radikal’e aktaran CHP’li Nazlıaka, gözaltına alınanları götüren otobüsü nasıl durdurduğunu şöyle anlattı:
“Rastgele, önlerine geleni bindirdiklerini gördüm. İçlerinde provokatöre benzeyen kimse yoktu. Kokoreç satarken elinde kokoreçiyle alınanlar, bayrak satarken alınanlar... Hatta bayrakları bir suç unsuru gibi açıklamak zorunda kalanlar vardı. Gözlemlediğim kadarıyla orada demokratik haklarını kullanmak için bulunuyorlardı. Hepsi okuyan, işi olan gençlerdi. Gençlerin olduğu otobüsün gitmesini engellemek istedim. Bu manzara karşısında dayanamadım ve kendimi otobüsün önüne attım.” 

Biz varken şiddet yoktu ama 

Nazlıaka’nın otobüse bindikten sonraki gözlemleri şöyle olmuş: “Ben oradayken çok dikkatli davrandılar. Ancak daha sonra tehditler olmuş. Gözaltına alınanların kişisel eşyalarına bile el konulmuş. Buna itiraz edenler, avukat isteyenler hırpalanmış.”
Nazlıaka, gözaltına alınanlar için kullanılan plastik kelepçeleri de göstererek, “Bu kelepçe el hareket ettikçe daha da sıkıyor. Bir kızın bileği kanadı. Bu kanuna aykırı” dedi. Nazlıaka, herhangi bir adli dayanağı olmadan gözaltına alınanların fotoğraflarının çekilmesine karşı çıktığını, bunun üzerine polisin ‘kamu malına zarar verenleri tespit’ için çektiğini söylediğini anlattı. Nazlıaka, gözaltındakilerin tuvalet kullanımında sorun yaşandığını belirterek, “Bulundukları spor salonu çok havasız ve sıcak. Bir kızımız sinir krizi geçirdi. İhlallere ilişkin çok fazla e-posta geliyor” dedi. 

Kameraman için devrede
 
Nazlıaka, önceki akşam Kızılay’da polis müdahalesi sırasında gözaltına alınarak daha sonra serbest bırakılan Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Mustafa Kaya ve kameraman Serkan Bayraktar ile ilgili yaptığı görüşmenin ayrıntılarını da anlattı. Kameraman Bayraktar’ın çekim yaptığı sırada plastik mermi kullanımını görüntülediğini söyleyen Nazlıaka, bu çekimin yer aldığı kasetlere de el konulduğunu söyledi. Nazlıaka, iki gazetecinin Savcı Mustafa Bilgili’nin talimatı üzerine alınarak Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldüğünü ve ‘polisle ilgili halka uyarıda bulunduğu’ gerekçesiyle işlem yapıldığını anlattı.
Nazlıaka’nın bir haftadır süren eylemlerde en çok dikkatini çeken, eylemcilerin yaş ortalamasının düşmesi olmuş:
“Ana tetikleyici gençler oldu. Biz gençler için ‘yarının mimarları’ diyoruz ama gençler bugünün mimarı oldu, bugüne ve geleceğe sahip çıktı. Bu gençlerin herhangi bir örgüt veya parti bağlantıları yok. Bu gençler ‘Y kuşağı’. 1980 sonrası doğmuş olan kuşak. Teknolojiyle birlikte ilgi alanları da geniş. Siyaseti ilgi çekici bulmuyorlar. Siyasetçilerin kendilerini yok saydığını, önemsemediğini düşünüyorlar. Bu süreçte kendi varlıklarını hissettirdiler ve kendi güçlerinin farkına vardılar.” 

Aynı isyanda buluştular
 
Nazlıaka eylemin farklı görüşteki gençleri de birleştirdiği görüşünde:
“Bu hareketin genel kaynağı demokrasi ve özgürlüklere ilişkin mücadele. Asıl dertleri siyasetçilerle ve ben kendimi de katıyorum buna. Gözaltına alınanları ziyaret ettim. Mesela tarikat üyesi olan genç var. Konuşurken bir tarikat mensubu olduğunu söyledi. Hamburger alırken gözaltına alınmış. Ancak haksız gözaltı anti AKP duygusu oluşturmuş. Oradayken hücrede namaz kılan gençler de var. Çok farklı kesimlerden gençler AKP karşısında buluştu.”