Gözaltında beş kişi var



İlgün Adli Tıp'ta gazetecilere saldırdı.

Fotoğraf: Bülent Uzun / aa



YÖK Başkanı Teziç'e suikast girişiminde gözaltı sayısı beş oldu. Gözcüsü ve sevgilisi de sorgulanan Nurullah İlgün'ün cebinde Kuvayi Milliye Derneği kartviziti bulundu. Dosya teröre bakan savcıda.
Haber: SONER ARIKANOĞLU / Arşivi
TİMUR SOYKAN / Arşivi

ANKARA/İSTANBUL - YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'e yönelik suikast girişiminin zanlısı Nurullah İlgün'ün üzerinden, üyelerine silaha el bastırarak ölme-öldürme yemini ettiren Kuvayı Milliye Derneği Genel Başkanı Fikri Karadağ'ın yardımcısının kartvizitinin çıktığı öğrenildi. 'YÖK'le türban sorunu olmayan' İlgün'ün, "Teziç'i öldürmeyecektim, sadece korkutacaktım" dediği iddia edildi.
İlgün'e gözcülük yapan iş arkadaşı, sevgilisi, bir arkadaşı ve tabancayı satan kişiyle birlikte gözaltı sayısı beşe yükseldi. Sevgilisinin dansöz olduğu öğrenilen İlgün'ün Ankara'da kaldığı otel odasında seccade bulundu. İlgün'ün ailesi "O çok iyi bir çocuktur. Mutlaka kandırılmıştır" diyerek sinir krizleri geçirirken, iş arkadaşlarına göreyse İlgün, "Agresif ama politik yönü olmayan biriydi."
Tek başına değilmiş
Saldırı ve zanlının kimliğiyle ilgili ilk bilgiler, Danıştay Hâkimi Mustafa Y. Özbilgin'in öldürülmesi, Malatya'daki Zirve Kitabevi baskını ve Dink cinayetini anımsattı.
İlgün'ün sorgusu Ankara İl Jandarma Alay Komutanlığı'nda sürüyor. İlgün'ün, suikasttan bir gün önce Ankara'ya aynı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan 'meslektaşı' Bülent Askeroğlu'yla birlikte geldiği; Askeroğlu'nun, İlgün'e gözcülük yaptığı belirlendi. Askeroğlu dün İstanbul'da gözaltına alındı.
Silah: Saddam 14'lüsü
İlgün'ün olayda kullandığı belirlenen Saddam 14'lüsü olarak bilinen el yapımı tabancayı, 500 YTL'ye Muhammed Akman'dan aldığı saptandı. İddiaya göre Akman ilk ifadesinde; "Kendisini özel güvenlikçi olarak tanıtınca paranın bir kısmını peşin aldım. Bir kısmını sonradan alacaktım. Böyle bir eyleme kalkışacağını bilsem tabancayı satmazdım" dedi.
İlgün'ün, Ankara Terörle Mücadele Şubesi'nde yapılan üst aramasında, Kuvayı Milliye Derneği'nin emekli albay olan genel başkanı Fikri Karadağ'ın yardımcısına ait bir kartvizit bulunduğu ileri sürüldü. İlk sorgusunda suçunu itiraf eden İlgün'ün, derneğin toplantılarına bir-iki kez gidip geldiğini belirterek, "Onları Atatürkçü biliyordum, öyle olmadığını anlayınca bir daha gitmedim" dediği öğrenildi.

* * * * *
'Sinirlendim, yaptım'
Nurullah İlgün'ün suikast girişimini, Teziç'in açıklamalarına 'sinirlendiği için', 'kendi başına planladığını' söylediği öğrenildi. "İçeri girsem bile öldürmeyecektim, korkutacaktım" diyen İlgün'ün, üniversiteli kız kardeşinin türban zorunu yaşadığı yolundaki iddialar sorulduğunda "Üniversitede okuyan kız kardeşim yok. Hiçbir akrabamın da YÖK'le türban problemi olmadı" dediği belirtildi.
Beş yıllık 'güvenlikçi'ydi
Beş yıllık güvenlik görevlisi İlgün ve 'gözcü'sü Askeroğlu Fatih'teki AFM Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Şirketi'nde birlikte çalışıyordu. "Saldırıyı kınıyoruz" diyen şirket yönetiminin yaptığı açıklamaya göre 7 Mart'ta birlikte işe başlayan ikili, 24 Nisan'dan beri mazeretsiz işe gelmiyordu. İlgün'ün adını vermeyen bir arkadaşı, "Bana İnsani Yardım Vakfı dergisini verdi. Dayım vakfın başkanı dedi. Bunun dışında politik konularda yorum yapmazdı. Fakat agresifti. Otobüs şoförleriyle kavga eder, trafikte tartıştıklarının üzerine yürürdü" dedi.
Dosya terör savcılığına havale edildi
İlgün ve Askeroğlu'nun suikasttan bir gün önce Ankara'ya gelip Koyunlu Otel'de aynı odada kaldıkları belirlendi. Polis, odada sadece bir seccade buldu. Askeroğlu'nun ifadesinde İlgün'ün dansözlük yapan bir sevgilisi olduğunu ve onu ara sıra eve de getirdiğini söylediği öğrenildi.
Olayı soruşturan Ankara Cumhuriyet Savcısı Adil Kubat, saldırının örgütlü bir eylem olduğuna karar vererek dosyayı terör suçlarına bakmakla görevli Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı'na devretti. YÖK de müdahil olma talebini savcılığa iletti. İlk belirlemelere göre; zanlıların sabıkaları ve herhangi bir örgütle bağlantıları yok.
Aile şokta: Oğlumuzu kandırmışlar
İlgün'ün İçerenköy'de yanında kaldığı ağabeyi gazetecileri kapı arasından yanıtlarken "Çok sakin biridir" dedi. İlgün'ün Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Akşar bucağında oturan ailesi "O çok iyi çocuktur. Böyle bir şey yapmaz. Onu kandırmışlar" diyerek sinir krizleri geçirdi. İlgün'ün dayısı Filid Şara'ysa ailelerinde çok fazla sayıda asker bulunduğunu vurgulayarak "Biz karakolun önünden bile geçmemiş bir aileyiz. Yeğenimin YÖK'le falan işi olmazdı. Bu işte bir şey var" diye konuştu.

* * * * *
Notlar... Notlar...
Üniversitelerden ortak bildiri bekleniyor:
Teziç'e yönelik saldırı girişimini üniversiteler tek tek senato kararlarıyla bildiri yayımlayarak kınadı. Muğla Üniversitesi'nde bugün yapılacak bir toplantıda 52 rektörden, ortak bir bildiri bekleniyor. Bildiride, hedefin sembolik olduğu ve saldırının tüm yükseköğretime yöneldiğini belirten ifadeler kullanılacağı tahmin ediliyor. Bu arada saldırı sonrası YÖK'te güvenlik önlemi artırıldı.
Çelik ve Arınç'tan geçmiş olsun: Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve TBMM Başkanı Bülent Arınç dün Teziç'i arayarak "Geçmiş olsun' dedi.