Gözaltında şiddet sürüyor

AB'ye uyum kapsamında yapılan değişikliklere karşın gözaltında cinsel taciz ve tecavüz sürüyor.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - AB'ye uyum kapsamında yapılan değişikliklere karşın gözaltında cinsel taciz ve tecavüz sürüyor. 1997 yılından beri gözaltında şiddete maruz kalan kadınlara hukuki destek sağlayan 'Gözaltında cinsel taciz ve tecavüze karşı hukuki yardım bürosu'na Mayıs 2003-2004 tarihlerinde 24 kadın başvurdu. Büronun kuruluşundan bu yana ise başvurucuların sayısı 199'u buldu.
Uluslararası Af Örgütü'nün yıllık rapor hazırlarken büronun verilerinden yararlanması, bu vakaların ileride uluslararası kamuoyunda da gündeme geleceğinin habercisi. Uluslararası Af Örgütü, geçen yılki raporunda, Türkiye'de kadınların gözaltında cinsel şiddet ve tecavüze maruz kaldığını, bu nedenle tüm kadınların tehlikede olduğunu ileri sürmüştü.
Uygulanan yöntemler
Büronun hazırladığı 'Cinsel işkencede yıllık döküm' raporunda yaşları 20-52 arasında değişen 24 kadının hukuki yardım için başvurduğu ifade edildi. Başvuran kadınlar, yasal gözaltılarda cinsel işkence yöntemleri olarak göz bağlama, uyutmama, çırılçıplak soyma, tecavüz tehdidinde bulunma, penisi mağdurenin cinsel organında ve vücudunda gezdirme, cinsel organdan elektrik verme, yüksek volümlü müzik dinletme, vücudu elleme, okşama, saç çekme, kaba dayak, cinselliğe yönelik küfür, cinsel organa su sıkma, ağıza ve vücuda işemeyi sıraladı.
Yasal olmayan gözaltılarda ise arabada gezdirip vücudu elleme, zorla oral seks yaptırma, vajinal yoldan tecavüz, ısırma, dayak, vücutta sigara söndürme gibi yöntemler şikâyet konusu oldu. 24 kadından 12'si can güvenliği, aileden çekinme, korkma, yargıya güvensizlik gibi gerekçelerle suç duyurusunda bulunmadı. Suç duyurusunda bulunan kadınların ise dosyaları savcılıklarda bekliyor.
Cinayetler, intiharlar...
Büronun kuruluşundan bu yana başvuran kadınlardan 63'ü tecavüze uğradığını açıkladı. Tecavüze uğrayan kadınlardan ikisi intihar etti. 14 yaşındaki bir kız çocuğu tecavüze uğradıktan sonra akrabaları tarafından 'namus temizleme' gerekçesiyle öldürüldü.
Bir kadın işkencenin uzun vadeli etkisi sonucu öldü. İşkence sonucu yedi kadın bebeğini düşürdü, beş kadın ise yaşları 3.5-10 arasında değişen çocuklarıyla birlikte işkenceye maruz kaldı.
Üç kadın tecavüzün ardından hamile kaldı, bunlardan bir çocuk ölü doğdu, biri aldırıldı, biri ise yaşıyor. 136 kadından ikisi de bekâret kontrolünden geçti. Suçlananlar arasında 152 polis, 42 jandarma, dokuz korucu, bir infaz koruma memuru ve iki itirafçı var.