Gözlerden ırak bir ölüm

Kızılay'ın, Irak'ın Telafer kentindeki Türkmenlere gönderdiği yardım konvoyuna 20 Eylül'de Musul yakınlarında yapılan saldırıda ağır yaralanan Kızılay kameramanı, eski gazeteci Mustafa Pekcan, yaşam mücadelesini önceki gün kaybetti.

ANKARA - Kızılay'ın, Irak'ın Telafer kentindeki Türkmenlere gönderdiği yardım konvoyuna 20 Eylül'de Musul yakınlarında yapılan saldırıda ağır yaralanan Kızılay kameramanı, eski gazeteci Mustafa Pekcan, yaşam mücadelesini önceki gün kaybetti.
1970 doğumlu Mustafa Pekcan, pek çok meslektaşının karşılaştığı 'işsizlik' girdabından kurtulmayı, evine ve henüz bir yaşını bile tamamlamamış çocuğuna ekmek götürmeyi Kızılay'da görev üstlenerek denedi, ancak ikinci yolculuğunda ölüme yakalandı. Vurulduğu yerde yapılan yarım yamalak tedavi ve Türkiye'ye geç getirilmesi Pekcan'ın ölümünün ardında pek çok soru işareti bıraktı.
'İstikrar' arıyordu
Pekcan, uzun yıllar Ankara'da çeşitli gazetelerde polis-adliye muhabiri olarak çalıştı. Gazeteciliğinin yanı sıra insanlığıyla da tüm çalışma arkadaşlarınca sevilen biri olan Pekcan, işkolundaki istikrarsızlıkların bir türlü sona ermemesinden sürekli olarak şikâyet eder dururdu. Dost sohbetlerinde, "Artık huzur, istikrar istiyorum" diyordu. Yaklaşık iki ay önce kendince istikrarlı bir işe sahip olmuş, Kızılay Genel Müdürlüğü Basın Müşavirliği'nde fotomuhabir olarak göreve başlamıştı Pekcan.
Göreve başlar başlamaz hem uluslararası deneyiminin olması hem de iyi derecede dil bilmesi nedeniyle Kızılay'ın Filistin'e insani yardım malzemesi gönderdiği konvoyla birlikte oraya gitmişti. Kızılay'daki ilk görevini başarıyla tamamlayan Pekcan, Telafer'deki Türkmenlere yardım malzemesi gönderilmesi gündeme geldiğinde de akla gelen ilk isim oldu. Zaten kendisi de bu göreve talip olmuştu.
Uluslararası deneyim
İçindeki gazetecilik ruhu sanki 'Oraya gitmelisin' diyordu. Pekcan'ın asıl amacı ise Kızaly'da bir-iki yıl çalışarak uluslararası deneyimini artırdıktan sonra ABD'ye yerleşmek ve fotoğrafçıkla ilgili çalışmalarına burada profesyonel olarak devam etmekti. Üstelik bir de 11 aylık bir erkek çocuğu babasıydı Pekcan, sürekli küçük çocuğunun geleceğini düşünüyordu.
Konvoy soyuldu
Bu koşullar altında 19 Eylül günü Irak'a giden Pekcan'dan ertesi gün kötü haber geldi. Musul yakınlarında beraberlerinde iki İHA muhabiriyle birlikte üç Kızılay çalışanı silahlı saldırıya uğramıştı. İçlerinde sadece Mustafa'nın durumu ağırdı. Saldırganlar, konvoydaki yaralıların para, cep telefonu gibi tüm değerli eşyalarıyla birlikte ortadan kaybolurken Pekcan, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Mikrop kaptı
Musul'daki hastanede ameliyat edilen Pekcan'ın yaraları, buradaki sağlık koşullarının kötü olması nedeniyle mikrop kaptı. Amerikan hastanesine taşınması yönündeki talepler, ABD'liler tarafından, "Buradaki şartlarımız da yeterli değil" gerekçesiyle geri çevrilen Pekcan, ancak üçüncü günün sonunda Amerikan hastanesine nakledilebildi.
Bu sırada Kızılay Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı da ABD nezdinde girişimlerde bulunarak, "Onay vermeniz durumunda Pekcan'ı alabiliriz" mesajını iletti. Ancak ABD'li yetkililer,
Irak'taki savaş ortamını ve direnişçilerin saldırılarını gerekçe göstererek, "Sizin güvenliğinizi sağlayamayız. Üstelik Pekcan'ın sağlık durumu da transfere elverişli değil. Uygun olduğunda biz getireceğiz" karşılığını verdi.
Yaralanmasından altı gün sonra 25 Eylül Cumartesi günü ABD tarafından Ankara'ya getirilen Pekcan, Gülhane Askeri Tıp Akademesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk kontrolde kurşun yaralarının olduğu yerlerde enfeksiyon ve ciğerlerinde ödem oluştuğu tespit edilen Pekcan, yoğun bakım ünitesinde solunum makinesine bağlandı. Ancak ölüm onun peşini bırakmadı. Önceki gece durumu ağırlaşan Pekcan, doktorların tüm müdahalelerine karşın solunum yetmezliği nedeniyle yaşama veda etti.
Cenazesi bugün
Mustafa Pekcan için, bugün saat 11.00'e son çalıştığı yer olan Kızılay önünde bir tören yapılacak. Pekcan'ın cenazesi, Kocatepe Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından doğum yeri olan Ankara'nın Mühye Köyü Mezarlığı'nda toprağa verilecek.