Gül, Güler Zere'nin cezasını affetti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aralarında hükümlü Güler Zere'nin de bulunduğu 4 kişinin kalan cezalarını kaldırdı.

 

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül'ün, dosyaları Adalet Bakanlığınca gönderilen Nurettin Ateş'in felçli olduğunun, Şirin Aydın'ın vücudunun sol tarafını kullanamadığı ve ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığının, Fehmi Akar'ın istemsiz hareketler yaptığının ve desteksiz ayakta duramadığının, Güler Zere'nin ise kanser olduğunun hastaneler ve Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesini ve bu kurumlarca düzenlenen raporlarda belirtilen ayrıntılı tıbbi bulguları dikkate alarak, “sürekli hastalık” sebebiyle kalan cezalarını kaldırdığı bildirildi.

Elbistan E Tipi Cezaevi'nde yatan ve hastalığı nedeniyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nin mahkum koğuşunda tedavi gören Güler Zere için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu sürekli hastalık halini belirtir raporu Cumhurbaşkanlığına sunmuştu.

 



KÖŞK'TEN AÇIKLAMA

Güler Zere'nin affına ilişkin Çankaya Köşkü'nden bir açıklama yapıldı. Açıklama şu şekilde:  "Sayın Cumhurbaşkanımız, dosyaları Adalet Bakanlığınca gönderilen Nurettin ATEŞ’in felçli olduğunun; Şirin AYDIN’ın vücudunun sol tarafını kullanamadığının ve ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığının; Fehmi AKAR’ın istemsiz hareketler yaptığının ve desteksiz ayakta duramadığının; Güler ZERE’nin ise kanser olduğunun hastaneler ve Adlî Tıp Kurumu 3 üncü Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesini ve bu Kurumlarca düzenlenen raporlarda belirtilen ayrıntılı tıbbi bulguları dikkate alarak, Anayasanın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde sözü edilen “sürekli hastalık” sebebi ile ilgililerin kalan cezalarını, söz konusu madde uyarınca kaldırmışlardır."

 

ÇOK GEÇ KALINDI

 

Gül'ün yetkisi kullanarak affettiği 34 yıla mahkum DHKP-C'li kanser hastası Güler Zere'nin avukatı Taylan Tanay, tahliyenin ardından doktorların tavsiyesine göre hareket edeceklerini söyledi.
Af haberini televizyonlardan öğrenen Tanay, doğruca müvekkilinin yattığı Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi'ne gitti. Doktorları ile görüşerek Zere'nin evinde mi kalacağını, başka bir hastaneye mi kaldırılacağına karar verileceğini belirten Avukat Tanay şöyle dedi: "Karar elbette sevindik ama geç kalınmasa daha mutlu olabilirdik. Ne yazık ki çok geç kalındı. Onun için üzüntülüyüz. Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Bugün öğlen saatinde kendisi ile görüştüm. Bugün af beklediğimizi söyledim. Kendisi bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi. "
Babası Haydar Zere de karara sevindiğini ancak çok geç kalındığını ve durumunun çok ağır olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı'nın af kararının Adalet Bakanlığı'na intikal etmesinin ardından Zere'nin dosyasının bulunduğu Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'na kararın bildirilmesi, buradan da hastanın bulunduğu Adana Cumhuriyet Savcılığı'na intikal etmesi ile Güler Zere'nin Balcalı Hastanesi mahkum koğuşundan tahliyesi bekleniyor.



34 yıl hapse çarptırılmıştı

 


1995'te Tunceli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince yakalanan DHKP-C üyesi Güler Zere, Malatya 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 'Anayasal düzeni değiştirme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ardından bu ceza 34 yıl hapis cezasına çevrilen Zere'nin 1993'te Tunceli'de 2 kişinin öldürülmesi, 1 emniyet bekçisinin şehit edilmesi, askeri konvoya ve jandarma karakoluna silahlı saldırı eylemlerine aktif katıldığı, 1994'te yine Tunceli'de 3 askerin şehit edilmesi, 7 kişinin öldürülmesi, Ulukaya Köyü'nün yakılması ile 2 silahlı çatışma olaylarında bulunduğu saptandı. Yakalandığı 1995'te de bir kişinin öldürülmesi, 5 kişinin kaçırılması, Hozat İlçe Jandarma Komutanlığı'na saldırı olaylarına katıldığı iddia edildi. Zere, kaldığı Elbistan Cezaevi'nde rahatsızlandı. 11 Eylül 2008'de dişindeki apse üzerine götürüldüğü hastanede ağız kanseri olduğu anlaşılan Zere'nin acil ameliyat sonucu damağının büyük kısmı alınırken, ikinci ameliyat kararı verildi. Hastanenin mahkum koğuşunda yer olmadığı için cezaevine gönderilen Zere, avukatının girişimleriyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne sevk edilip, 3 Haziran 2009'da ikinci ameliyat geçirdi. Tedavisi sürerken avukatları savcılığa başvurup, iyileşinceye kadar infazının ertelenmesi talebinde bulundu. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı, 22 Haziran 2009'da "Radyoterapi de içerecek yoğun ve ağır bir tedavi gerekebileceğinden bu koşulların sağlanabileceği bir sağlık kuruluşunda tedavi ihtiyacı olduğu, cezaevi koşullarında bu bakım ve tedavinin sağlıklı olarak yerine getirilmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenlerle iyileşinceye kadar hapis cezası infazının ertelenmesinin uygun olacağı kanaatini bildiren" rapor düzenledi. Aynı anabilimdalının 2 Temmuz 2009 tarihli ikinci raporunda Zere'nin mevcut hastalığı nedeniyle hastanelerin mahkumlarına ayrılan bölümlerinde dahi hapis cezasının infazının hayatı için kesin tehlike arz ettiği' belirtildi. Bu raporun onayı için Zere, 5 Temmuz 2009'da ambulansla İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Adli Tıp 3'üncü İhtisas Dairesi, Zere'nin cezasının teciline gerek olmadığı yönünde rapor verdi. Zere'nin avukatlarının itirazı üzerine Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderdi. 5 Kasım 2009'da Genel Kurul toplanıp, dosyayı görüşmesi ve karar vermesi beklenirken, Adli Tıp 3'üncü İhtisas Dairesi, bir gün önce sürpriz bir karara imza atıp, Güler Zere'nin af kapsamında olduğuna dair rapor verdi. (dha, aa)