Gül, üniversitelerden günlük değil 'yüksek siyaset' istedi

Gül, üniversitelerden günlük değil 'yüksek siyaset' istedi
Gül, üniversitelerden günlük değil 'yüksek siyaset' istedi

FOTOĞRAF: SERDAR ÖZSOY

Ayakkabı çemberi! Gül’ün konuşması sırasında, polisler gazetecilerin arasına girerek Gül’ü protesto ihtimaline yönelik önlem aldı. Cumhurbaşkanlığı korumalarının yanı sıra çok sayıda polis de gazetecileri olası bir ‘ayakkabı eylemi’ne karşı göz hapsinde tuttu.

ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversitelere ‘Günlük siyasete karışmayın’ uyarısı yaparken, “Üniversiteler tabii ki ülke meseleleriyle yakından ilgileneceklerdir. Ama günlük siyasetin, partilerin buralardaki uzantısı gibi olmamalıdır. Siyasetin içine girerek değil, konjonktürlü siyasetin içine girerek değil, daha yukarı perdeden siyaset yapmalıdır. Daha büyük resmi görmelidir ki söyledikleri dikkate alınsın” dedi.
Ankara Üniversitesi’nin 2009-2010 akademik yılı Tıp Fakültesi’nde düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelerin başarılı olabilmesi için akademik özgürlüğün her şeyin başında geldiğini söyledi. Akademik özgürlüğün yanı sıra idari ve mali konuların da önemli olduğunu vurgulayan Gül sözlerine şöyle devam etti:
“Ama üniversiteler idari konuları öne çıkaran, onlarla daha çok uğraşan bir kurum olursa esas işlevinin de gerisine düşer. Üniversite- YÖK ilişkileri ne kadar düzgün olursa, işbirliği ne kadar çok olursa çok daha fazla şey üreteceğimize inanıyorum. Şüphesiz ki siyaset, günlük meseleler, ülke meseleleri üniversitelerin konularıdır. Üniversiteler bunlarla hiç uğraşmasın dediğimizde, o zaman totaliter, otoriter ülkelerdeki üniversitelere dönüşür.”
Gül, üniversitelerden beklediği ‘siyasi sınır’ı da şöyle çizdi:
“Buradaki sınır şudur, üniversiteler tabii ki ülke meseleleriyle yakından ilgileneceklerdir. Ama günlük siyasetin, partilerin buralardaki uzantısı gibi olmamalıdır. Siyasetin içine girerek değil, konjonktürlü siyasetin içine girerek değil, daha yukarı perdeden siyaset yapmalıdır. Daha büyük resmi görmelidir ki söyledikleri dikkate alınsın. Doğruyu söylemekten de çekinmemesi gerekir, açık söylüyorum. Doğruyu ne kadar yapıcı bir şekilde söylerseniz, söyledikleriniz o kadar çok dikkate alınır. Önemli olan söylediklerinizden faydalanılmasıdır. Önemli olan söylediklerinizin etki etmesidir. O açıdan da tabii ki söyleyiş şekliniz çok önemlidir. Ama günlük siyasetin parçası olarak bunu yaparsanız o zaman ister istemez diğer siyaset bunu tam kabul etmez. Bu açıdan siyaset, ülke meseleleriyle ilgilenmek, doğruları görmek, analiz etmek, kritikler, tenkitler yapmak üniversitelerin işidir, akademisyenlerin işidir.” (Radikal)