Gülay Yaşar davası AİHM'de

Gülay Yaşar davası AİHM'de
Gülay Yaşar davası AİHM'de
Bir kadın cinayeti davası daha geçtiğimiz günlerde AİHM'e taşındı.
Haber: ENİS TAYMAN - enis.tayman@radikal.com.tr / Arşivi

Boşandığı eşinin evinde pencereden düşerek öldüğü iddia edilen Gülay Yaşar’ın eski eşi Muhittin Özücoşkun hakkında açılan “tehdit ve hakaret” davasında 6 yıl ceza almıştı. Yaşar ailesinin avukatları eski koca Muhittin Özücoşkun’un cinayetten yargılanması için yaptıkları girişimler sonuçsuz kalınca çareyi AİHM’e gitmekte buldu. Daha önce de AİHM’de Ayşe Paşalı ve Nahide Opuz’la ilgili cinalyet davaları görülmüştü.

Gülay Yaşar, boşandığı eşi Muhittin Özücoşkun tarafından tehdit edildiği iddiasıyla koruma talebiyle emniyete başvurdu. Yaklaşık 40 gün sonra eski eşinin evinde pencereden düştüğü iddia edilerek hayatını kaybetti. Yaşar’a ölümünden 10 gün sonra koruma verildi. Yaşar ailesinin “kasten adam öldürme” suçundan şikayetine karşın Muhittin Özücoşkun hakkında takipsizlik kararı verildi. Gülay Yaşar’ın ölümünden önceki suç duyurusu sonucu ise eski eş hakkında “tehdit ve hakaret” suçundan dava açıldı. Özücoşkun’a 6 yıl hapis cezası verildi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu bunun üzerine Yaşar Ailesi ile birlikte dava açılması için Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Ancak itiraz da reddedildi. Platform avukatı Gökçesu Özgül, İç hukuk yollarının tükendiğini belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittiklerini açıkladı. Gülay Yaşar’ın şüpheli ölümününe ilişkin soruşturma dosyası ile ilgili gereken başvuruyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıklarını belirten Özgül, “Biz Gülay Yaşar’ın intihar ettiğine hiçbir zaman inanmadık” dedi.

“Bir kere “ölümle tehdit ediliyorum, can güvenliğim yok, koruma talep ediyorum” diyerek kolluk kuvvetlerine başvuran bir kadının bu başvurudan kırk beş gün sonra, kendisinden korunmak istediği insanın yanında ölmesi şüphelidir” şeklinde konuşan Özgül, “Gülay ‘can güvenliğim yok’ diye başvuru yaptığında yönlendirilebilirdi. Oysa sadece tenhdide dayalı başvurusu alınmış. Polisler detaylı yönlendirme yaplamıydı. Bu insan ‘can güvenliğim yoktur’ diyor. Üstelik şikayet ettiği insanın evinde ölüyor. Bu nedenle bir de AİHM baksın istedik” dedi. Özgül, AİHM’in yine bir kadın cinayetine kurban giden Nahide Opuz’la ilgili kararında da “kolluk kuvvetleri ve savcılıktaki şikayetler dikkate alınsaydı ölüm gelmezdi” dediğine dikkat çekerken “Gülay Yaşar davasında da bu durum var. Ben adil yargılamanın olduğunu da düşünmüyorum” dedi. AİHM’in tazminata hükmetmesi halinde bir teamül oluşacağını da belirten Özgül, “Nahide Topuz kararı devletin kendisine çeki düzen vermesine yetmedi. Belki Gülay’ın davasıyla da bu sağlanır. Çünkü artık kadının güvenliğinin elektronik kelepçe ya da panik butonlarıyla sağlanamayacağı ortaya çıkmış olur. AİHM’in değişim yönünde söyleyeceği en ufak şey bile önemli” şeklinde konuştu.

Öte yandan bugün , Gülay Yaşar’ın babası Duran Yaşar ile eski eşi Muhittin Özücoşkun’un karşılıklı hakaret davasının da İstanbul 33. Sulh Ceza Mahkemesi’nde başlayacağı öğrenildi.