Güler Zere için geç kalan seferberlik

Güler Zere için Adli Tıp'ın 'Serbest bırakılsın' raporu bürokrasiye takılmadan, hızla Çankaya Köşkü'ne ulaştırıldı. Ancak Zere için artık çok geç



MESUT HASAN BENLİ

ANKARA- İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun kanser hastası hükümlü Güler Zere’nin ‘cezasının affedilmesi’ gerektiği yönündeki raporu özel kurye ile Elbistan Mahkemesi’ne, Mahkeme Adalet Bakanlığı’na, Bakanlık da onay için Çankaya Köşkü’ne gönderdi. Zere’nin serbest kalması için sürdürülen kampanyalara ve Zere’nin kötüleşen durumuna karşın temmuzda olumsuz rapor düzenleyen Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu, ‘olumlu’ raporuna “Zere’nin tedaviye yanıt vermemesini” gerekçe gösterdi.

Özel kurye ile Köşk’te
Verdiği skandal raporlarla sürekli gündeme gelen İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu, kanser hastası hükümlü Güler Zere’nin cezasının affedilmesi yönünde bir rapor düzenledi. Raporda “Hastanın kanser tedavisine cevap vermediği, bu nedenle anayasanın 104/b maddesi kapsamında kaldığı mütalaa olunur” denildi. Önceki gün akşam saatlerinde çıkan bu rapor, özel kurye ile Elbistan Cumhuriyet Savcılığı’na ulaştırıldı. Savcılık Zere’nin cezasının affedilmesine ilişkin dosyasını özel kurye ile Adalet Bakanlığı’na dün sabah saatlerinde gönderdi. Bakanlık da öğlen dosyayı Cumhurbaşkanlığı’na gönderdi. Zere’nin affedilmesi için dün yaşanan seferberlik, bütün kamuoyu baskısına rağmen yaklaşık altı aydır esirgenmişti. 5 Kasım 2008 günü Balcalı Devlet Hastanesi’nde Güler Zere’nin ağız kanseri olduğu belirlendi. Ağzındaki tümörlerin iyi huylu olma ihtimali üzerine biyopsi örneği alınabilmesi için iki ay sonraya randevu verildi. Zere’nin biyopsi örneği ancak 5 Şubat 2009’da alınabildi. 23 Şubat 2009’da tümörlerin kötü huylu olduğu anlaşıldı. Bu nedenle ilk ameliyatı yapıldı. 12 Mart 2009’da Zere’nin avukatları müvekkillerinin iyileşinceye kadar ‘cezasının infazının ertelenmesi’ için Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaptı. 4 Mayıs 2009’da yapılan muayenede doktorlar Zere’nin kanserinin yayıldığını tespit etti ve hemen ameliyata alınması gerektiğini belirttiler. Ancak hastanenin mahkûm koğuşunda yer olmadığı için 5 Haziran’a kadar hastanede yatırılamadı. Bu nedenle ameliyatı geç yapıldı.

Havalandırmasız koğuş
Bu tarihten sonra havalandırması olmayan yapay ışıkla aydınlatılan mahkûm koğuşunda tutuldu.
10 Haziran 2009’da ikinci ameliyatı yapıldı, damak bölgesi alındı. 22 Haziran 2009’da ise Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nca ‘infazın ertelenmesi gerektiği ve hastalığının son evresinde olduğunun’ kaydedildiği rapor hazırlandı. Mahkûm koğuşunda kalmasında dahi sakınca olduğu söylendi. Ama Elbistan Savcılığı kendi talebiyle hazırlanan bu raporu kabul etmedi, rapor hazırlanması için avukatların başvurusunu Adli Tıp Kurumu’na gönderdi.

Adli Tıp işkencesi
Zere, 5 Temmuz 2009’da 14 saatlik sarsıcı bir yolculukla Adana’dan İstanbul Adli Tıp Kurumuna getirildi. 5 dakika muayene edildi. Aynı gün geri götürüldü. Raporun yazımı 16 Temmuz 2009’da tamamlandı. Raporda Zere’nin infazına hastanede devam edilmesi yönünde görüş bildirildi. Avukatların itirazı üzerine dosya Adli Tıp Genel Kurulu’nun önüne geldi.
Adli Tıp Genel Kurulu, 27 Ağustos 2009’da dosyayı görüştü ve eksik evrak nedeniyle karar vermeyi erteledi. 3 Eylül 2009’da Zere’nin radyoterapi tedavisi bitti. Tedavinin başarılı olup olmadığını anlamak için sekiz hafta beklemek gerektiği bildirildi. 10 Eylül 2009’da ki toplantıda da Zere dosyasını görüşülmedi. Avukatlara istenilen evrakların gelmediği söylendi.
2 Ekim 2009’da yapılan muayanede kanserin boynunun sağ tarafına sıçramış olduğu anlaşıldı. 12 Ekim 2009’da Güler Zere 3. ameliyatını oldu. 16 Ekim 2009’da eksik olduğu söylenen belgeler ve raporlar Adli Tıp Genel Kurulu’na verildi. 22 Ekim 2009’da Adli Tıp Genel Kurulu tekrar toplandı konuyu görüşmedi. 3 Kasım 2009 itibarıyla hastalık akciğere sıçramıştı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin dün ‘Kurulun temmuzda verdiği raporlar ile önceki gün verilen rapor arasındaki çelişki ile ilgili “Hastanın her gün değişen konumuna göre ihtisas kurulunun vereceği raporlar değişir” diye konuştu.
Geçen hafta Zere’yi ziyaret eden CHP’li Ahmet Ersin ise şöyle konuştu: “Hükümet Adli Tıp’ın raporunun çıkması için girişimde bulunmadı. Zere’nin raporu dört ay geciktirildi. Artık Zere’nin hastalığı geri dönüşü olmayan bir yolda.”