Güler Zere'nin kaderi 15 gün sonra belli olacak

Güler Zere'nin kaderi 15 gün sonra belli olacak
Güler Zere'nin kaderi 15 gün sonra belli olacak
Adli Tıp Kurumu, kanser hastası Güler Zere'yle ilgili kararını 27 Ağustos'ta verecek

İSTANBUL - TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, çok ağır hastalıkla mücadele eden tutuklu ve hükümlülerin, cezalarının ertelenmesi ya da tutukluluk kararlarının yeniden değerlendirilmesinin yaşam haklarının korunması bakımından önemli olduğunu söyledi.
Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumunu ziyaret eden Üskül, Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce ve diğer yetkililerle birlikte kurumda incelemelerde bulundu.
Daha sonra gazetecilerle bir araya gelen Üskül, kanser hastası olan terör örgütü üyesi hükümlü Güler Zere’nin tedavi gördüğü hastanedeki koşulları incelemek için geçen cuma günü Adana’ya gittiğini hatırlattı.
Güler Zere’nin şu anda Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki mahkum koğuşunda kaldığını ifade eden Üskül, hastanedeki koşullarla ilgili bazı iddialar bulunduğunu, bu nedenle oraya gittiğini vurguladı.
Üskül, hastanedeki kadın ve erkek mahkum koğuşlarının standartlara uygun olarak yapıldığını, Güler Zere’nin de kadınlar koğuşunda yalnız kaldığını belirtti.
Erkekler koğuşunda ise 4 kişinin bulunduğunu ifade eden Üskül, "Bunlardan biri kanserli bir hasta olan Eyüp Coşkun’du. Beyin tümörü tespit edilmiş ancak derinde olduğu için ameliyat mümkün değil. Bilincini tamamen kaybetmiş. Radyoterapi ve kemoterapi tedavileri sürüyor" dedi.
Tedavi koşullarının bir tıp fakültesi hastanesinde olması gerektiği gibi sürdüğünü gözlemlediğini belirten Üskül, şöyle konuştu:
"Ancak Güler Zere ile ilgili sonrasında ’ne olacak’ sorusu var. Bildiğiniz gibi Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerinin verdiği bir rapor söz konusu. Cezanın infazının yerinde olacağı kararına varılan bir rapor bu. Bu rapor, Adli Tıp Kurumu 3. No’lu İhtisas Komisyonu’nda onaylanmadı. Bu durumda ışın tedavisi sona erdiğinde hastanın taburcu edilmesi gerekir. Taburcu edilmesi halinde Elbistan Cezaevi’ne geri gönderilecektir. Oradaki koşulların daha sonraki tedavi sürecinin sürdürülmesi bakımından elverişli koşulların olmayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na yapılan itiraz önümüzdeki günlerde görüşecek. Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu 27 Ağustosta toplanacak ve Güler Zere’nin durumunu görüşecek."
Konunun uzmanı olmadığı için uzmanların vereceği karar üzerinde yorumda, telkinde bulunmasının söz konusu olamayacağını ifade eden Üskül, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı olarak, bir insan olarak benzer durumdaki tutuklu ya da hükümlülerin tedavilerini kendi istekleri doğrultusunda ve dışarda yapılabilmesi yönünde karar alınmasının doğru olacağını düşündüğünü kaydetti.
Üskül, "Elbette kurallar gereği yetkili kurumlar kararlarını verecektir. Bu konuda söylenecek bir şey olamaz. Ama artık yaşamı tehdit altında bulunan hükümlülerin yaşamlarının geri kalanı kendi çevrelerinde istedikleri biçimde geçirmelerini sağlayacak bir esnekliğin gösterilmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Ümit ediyorum ki, 27 Ağustosta Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu bu doğrultuda bir karar verir" diye konuştu.
Zafer Üskül, 27 Ağustostaki karara kadar hastanın durumunu göz önüne alarak ışın tedavisi sona erse dahi daha sonraki tedavi sürecinin yine Çukurova Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesinde sürdürülmesinin doğru olacağını vurgulayarak, "Tutuklu ve hükümlerin içinde gerçekten çok ağır hastalıkla mücadele edenler var. Bu kişilerin cezalarının ertelenmesi ya da tutukluluk kararlarının yeniden değerlendirilmesi yönünde bir tavır takınılması o insanların yaşam haklarının korunması bakımından önem taşımaktadır" dedi.
Üskül, Adli Tıp Kurumu Başkanı ile hem bu konuyu hem de genel olarak sorunları görüşmek için ziyareti gerçekleştirdiğini ifade etti.


-MÜNEVVER KARABULUT CİNAYETİ-

Üskül, dün de İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ı ziyaret ederek "hayırlı olsun dileklerini" ilettiğini ve İnsan Hakları Komisyonu’nun İstanbul’da karşılaştığı sorunlarla ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.
Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili de Çapkın’dan bilgi aldığını ifade eden Üskül, şöyle konuştu:
"İstanbul Emniyeti, Münevver Karabulut cinayetinin çözülmesi, daha doğrusu cinayet büyük ölçüde çözüldü ama zanlının yakalanması için gereken tüm çalışmaları yapmakta olduğunu ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğini belirtti. Adli takibat sürüyor. Dolayısıyla olayın üzerinde bir gizlilik söz konusu fakat edindiğim bilgiye göre eksik herhangi bir şey söz konusu değil. Cinayetin işlenmesinden çok kısa bir süre sonra ceset bulunmuş cesedin bulunmasından çok kısa bir süre sonra şüpheli tespit edilmiş ve olay yeri tespit edilmiş ve bu olay yerinde inceleme yapılmış. İstanbul emniyeti o günden beri zanlıyı arıyor. Bulamadı ama emniyet müdürümüz bunun bir maraton olduğunu bu dosyanın asla kapatılmayacağını, zanlının yakalanması için hem Türkiye içinde hem yurt dışında soruşturmanın süreceğini belirtti."


-ADLİ TIP KURUMUNA YÖNELİK ELEŞTİRİLER-

Adli Tıp Kurumunun zaman zaman eleştirilere de maruz kaldığını anımsatan Üskül, ancak kurumda çalışan personelin büyük fedakarlıklarla görevlerini sürdürdüğünü söyledi.
Çalışanların son derece ağır bir iş yükü altında olduğunu kaydeden Üskül, Adli Tıp Kurumunun yeniden yapılandırılması konusunda bazı çalışmaların gerekebileceğini, bunun hazırlıklarının sürdüğünü ve zaman alacağını kaydetti.
Üskül, kurum içinde yetkili kişilerin, kurulların baskı altında kalmasının da zaman zaman söz konusu olabildiğini belirterek, "Dolayısıyla yetkili kurumların bilimsel çalışmaları rahat ortamlarda yapmalarında yarar var diye düşünüyorum" diye konuştu.
Gazetecilerin Münevver Karabulut cinayetinde Adli Tıp Kurumunun çok eleştirildiğini hatırlatmaları üzerine Üskül, "Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu üzerine düşen görevi yapmıştır ve hiçbir şeyi gizlemeden üzerine düşeni yapmıştır. Bir sperm karışma olayı söz konusu biliyorsunuz. Onun dışardan bulaştığı konusunu Adli Tıp Kurumu gayet açık bir şekilde ifade etmiştir. Buna neden olan görevlinin görev yeri değiştirilmiştir ve hakkında soruşturma açılmıştır" dedi. (aa)