Güneydoğu'nun çığlığı: Acı derinleşiyor kaygılar artıyor

Güneydoğu'daki 64 baro, oda ve derneğin ortak açıklamasında, PKK'nın şiddeti bırakması talep edildi. Açıklama şöyle: "Can kayıpları canımızı yakıyor, şiddet hayatlarımızı karartıyor. Kin ve nefret havası yaygınlaşıyor. Kaygılarımız
artıyor."

DİYARBAKIR - Güneydoğu'daki 64 baro, oda, dernek ve borsa adına yapılan ortak açıklamada terör örgütü PKK'nın şiddeti yöntem olarak kullanmaktan vazgeçmesi istenirken, "Acılarımız derinleşiyor, kaygılarımız artıyor" denildi.
Ortak açıklamada medyadan nefret söylemine son vermesi ve bir an önce açık tartışma ortamının oluşturulması istendi.
Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsası, Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birlikleri, Barolar, Tabip Odaları, Diş Hekimi Odaları, Eczacı Odaları, Serbest Mali Müşavir ve Muhasebeciler Odaları, Veteriner Odası, Ziraat Odası, Sanayici ve İşadamları Dernekleri, Türk-İş 7'nci Bölge Temsilciliği, Özgür-Der, Mazlum-Der ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nin de aralarında bulunduğu toplam 64 sivil toplum örgütü temsilcileri Ticaret ve Sanayi Odası'nda ortak açıklama yaptı.
Grup adına ortak açıklamayı okuyan TSO Diyarbakır Başkanı Mehmet Kaya, "Can kayıpları canımızı yakıyor, şiddet hayatlarımızı karartıyor. Kin ve nefret havası yaygınlaşıyor. Kaygılarımız artıyor. Toplumun tümünü kuşatan bu ağır havayı dağıtmak ve her gün biraz daha koyulaşan karanlığı yırtmak giderek zorlaşıyor. Buna rağmen barış umudumuzu canlı tutmak istiyoruz. Hâlâ toplumsal barışa bir imkân tanınabileceğine inanıyoruz" dedi.
Açıklamada, terör örgütü PKK'nın şiddeti yöntem olarak kullanmaktan vazgeçmesi istenirken, "Örgüt silahsız hale gelmeye hazır olduğunu gecikmeden açıklamalı ve bunun koşullarını kendisi açısından yaratmak için somut adımlar atılmalıdır. Sorunu daha karmaşık hale geitreceğine, kayıp ve acılarımızın katlanarak artmasına yol açacağına, çözümü çok zor ve uzun bir zaman dilimine yayılacak tahripkâr sonuçlar yaratacağına, bölgenin ekonomisini çökerteceğine inandığımız sınır ötesi operasyondan kaçınılmalıdır" denildi.
'Askerleri bırakın'
Açıklamanın son bölümünde şöyle denildi: "Kamuoyunda can kayıpları nedeniyle ortaya çıkan duyarlılıkların, ülkenin tamamını yangın yerine çevirme potansiyeli taşıyan saldırganlık ve düşmanlıklara dönüştürülmesi girişimlerine karşı devletin bütün kurumları gerekli önlemleri almalı, başta medya olmak üzere bütün çevreler nefret söylemine karşı çıkmalı, buna alet olmamaya özen göstermelidir. Türkiye'de Kürt meselesinin siyasi, hukuki ve ekonomik çözümlerinin özgürce tartışılacağı ortam yaratılmalı, toplumun bütün kesimlerinin aklıyla üretilecek çözüm önerileri acilen hayata geçirilmelidir. Bu arada, halen alıkonulmaya devam edilen askerler güvenlikleri sağlanarak serbest bırakılmalıdır."