Gürüz'e hoca isyanı

YÖK Başkanı topa tutuldu
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği YÖK Başkanı Kemal Gürüz'e mektup yazıp sert dille eleştirdi. Gürüz 'hocaları siyasal konjonktüre göre cezalandırmak, Fatih Üniversitesi ve irticai faaliyetler konusunda çelişkili davranmak'la suçlandı.
'Derste ezan, türban'
'Fakültelere türbanla giriliyor, ders saatinde ezan, vaaz yayımlanıyor. Neden harekete geçmiyorsunuz?' denilen yazının birer kopyası Cumhurbaşkanı ve MGK Genel Sekreterliği'ne gönderildi.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - YÖK'ün üniversite hocalarına yağdırdığı cezalar, öğretim üyelerini isyan ettirdi. Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMÖD), YÖK Başkanı Kemal Gürüz'e 'ağır' bir mektup yazarak eleştirilerini dile getirdi. Öğretim üyeleri, mektubu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'ne de iletti. Mektupta YÖK Başkanı Gürüz,
'hocaları siyasal konjonktüre uygun olarak cezalandırmak ve üniversitelerde yaşananlara göz yummak'la suçlandı.
'Yıllarca izin verdiniz'
YÖK'ün üniversitelerdeki 'çelişkili' uygulamalarına dikkat çeken mektup, TÜMÖD Başkanvekili Prof. Atilla Bozkurt imzasıyla kaleme alındı. Mektup'ta Fethullah Gülen'e ait olduğu bilinen Fatih Üniversitesi'ne
'irticai faaliyetler' nedeniyle YÖK tarafından verilen 'bir yıl eğitim durdurma cezası' desteklenirken, bu üniversitenin faaliyetlerine yıllarca 'göz yumulması' eleştirildi. YÖK'ün, Dumlupınar Üniversitesi Bilecik İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Refet Evyapan hakkında 'makbuzsuz para topladığı', 'öğrenci not çizelgelerinde tahrifat yaptığı' gerekçesiyle soruşturma açmasına gönderme yapılan mektupta, bu tür soruşturmalardaki 'şüpheli noktalar' şöyle sıralandı:
'Atadıklarınıza bakın'
"Sahi YÖK değil mi, bu dekanı önce Zonguldak Çaycuma'ya, sonra da Bilecik'e dekan yapan? Dekanı size öneren Karaelmas ve Dumlupınar Üniversitesi rektörlerinin hiç mi kusuru ve suçu yok? Bu dekandan yola çıkarak, anılan rektörler tarafından önerilen ve atadığınız
öteki dekanları neden inceleme konusu yapmıyorsunuz?
Benzerlerini diğer üniversitelerde de görebilirsiniz. İşte size Gazi Üniversitesi'nden örnekler:

  • Onca binek otomobilinin varlığına karşın, rektör Rıza Ayhan'ın göreve başlaması sonrasında alınan 'Mercedes makam aracının' kaynağı nedir?
    Üniversitenin hemen tüm fakülte ve yüksekokullarında, öteki yükseköğretim kurumlarında olduğu gibi, belgesiz ve yardım toplama yasasına aykırı olarak, öğrencilerden zorla, makbuzsuz otopark ücreti toplanmakta, öğrenci belgeleri satılmaktadır.
    Öğrenci sömürüsüne dayanan bu kaynaklar üzerinde bir denetim mevcut olmadığından yolsuzluğa açık durumdadırlar.
  • Fakültelere türbanla girilmektedir. Neden buna karşı harekete geçmiyorsunuz?
  • Denetiminiz ve gözetiminiz altındaki yükseköğretim kurumlarında ders saatleri sırasında ezan okumalarının, cuma vaazlarının ses aracı yükseltilmiş olarak yayımlandığını, bunun genel bir uygulamaya dönüştüğünü bilmiyor musunuz?
    'Suç ortağı YÖK'tür'
  • Yaşadıklarımızın çoğu YÖK'ün
    katkısı ve suça ortaklığı ile yaratılmış olan uygulamalardır. İçtenlikli, varlık nedeniniz olan 2547 sayılı yasadaki amaç ve ilkelere saygılı iseniz, çoğu sizin bilginizde bulunan, başkanlığınıza yazılı olarak iletilmiş bulunan bu türden rejim ve yasadışılıkların üzerine yöneliniz.
    Yoksa cımbızla seçer gibi, siyasal konjonktüre uygun olarak ortaya koyduğunuz örneklemeler ile fazla kimseyi inandıramaz, ülkemizin geleceğinin karartılmasına katkınızı azaltamazsınız."