Güzel bir pazar sabahı yürüyüşüydü

Güzel bir pazar sabahı yürüyüşüydü
Güzel bir pazar sabahı yürüyüşüydü

Vadide meydana gelen çığ felaketinde, kurbanlar metrelerce sürüklendi. Çığdan kurtulmayı başaranlar, kar altından çıkan manzarayla şoke oldu.

Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Kulübü'nün kimi doktor, kimi esnaf, kimi emekli hemşire 18 üyesi dün sabah Zigana'da yürüyüşe çıktıklarında hava pırıl pırıl, koşullar çığ için müsaitti... 10'u üstlerine aniden inen karın altında can verirken, bir iddiaya göre çığı silah sesi tetikledi

GÜMÜŞHANE -  “Tek sıra halinde yürüyorduk. 15- 20 dakika sonra yukarıdan çığ koptu. Kar fazla olduğu için kaçacak yerimiz yoktu. Kar bizi aldı vadide sürükledi. Zigana yol ayrımına düştük. Durduğumuzda sağ elim altta kalmıştı, sol elimle karı açmaya çalıştım. Nefes almaya başladım. Açmaya çalışıyordum ama gücüm yetmedi. Kolumu kaldırıp ‘İmdat’ diye bağırdım. 5-10 dakika bekledim. Biri gelmese çıkamayacaktım. Bilincimi kaybetmedim. Bir de baktım bizim arkadaşlardan Yonca hanım geldi. ‘Kızım beni kurtar’ dedim. Kız elleriyle başladı açmaya. Sol bacağımı çıkardı. Ama sağ bacağımı çıkarmakta zorlandı. Ölüyorum herhalde dedim. Çünkü bacağım çok ağırıyordu. Sağ ayağımı da çıkardı. Çıktığımda sadece altı-yedi kişi gördüm. Sonra yanıma anestezi uzmanı Sevgi Gültekin geldi. Aşağıda çığ altında Erhan Terzi vardı, onu çıkardı. Kalp masajı yaptı ama Erhan cevap vermedi, öldü. H. Ali İsaoğlu vardı, onu da çıkardılar, onun da öldüğünü gördüm...” 
Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Kulübü (TEDAK) üyelerinin  dün Zigana’daki pazar yürüyüşü, çığ altında kalırken, 18 kişilik gruptan sağ kalan altı kişi arasındaki 61 yaşındaki Rasim Keleş, faciayı bu sözlerle anlattı.
Türkiye’nin kayak merkezlerinden Zigana, hafta sonuna şenlikli girmişti. TEDAK’ın hafta sonu Zigana Dağı’nda etkinliği vardı. Hava güneşliydi, kar azdı. Etkinliğe TEDAK’tan 18 kişilik dağcı grubu da katılmıştı. Ekip Giresun ile Trabzon illeri arasındaki  Zigana Geçidi Gümüşkayak Tesisleri’nde kamp kurdu.
Geceyi kampta geçiren dağcılar, sabah saat 09.15’te grup halinde sabah yürüyüşüne çıktı. Dağcılar, Kadırga Yaylası yolunda karla kaplı vadide bir kilometre ilerledikten sonra, saat 09.30’da dağdan bir anda çığ koptu. Dağcılar üzerlerine gelen kar kütlesiyle sağa-sola kaçıştı. Altı dağcı çığdan son anda kaçmayı başarırken, diğerleri kar altında kaldı ve vadi boyunca yüzlerce metre sürüklendi. Çığdan kurtulan dağcılar, bir yandan tonlarca kar altında sürüklenen arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken, diğer yandan cep telefonlarıyla olayı yetkililere haber verdi.
2 bin 200 metre yükseklikteki bölgeye Gümüşhane, Trabzon, Erzurum, Rize ve Erzincan’dan da bölgeye sivil savunma ve arama kurtarma ekipleriyle sağlık görevlileri sevk edildi. Televizyonların canlı yayınlarına bağlanan dağcıların ‘imdat’ çığlıklarıyla faciayı tüm Türkiye duydu. Çalışmalarında altı ceset çıkarıldı, yaralı çıkarılanlardan da dördü hastanelerde öldü. Çığ kurbanlarının isimleri:
Numune Hastanesi doktorları Davut Akdeniz ve Dursun İnan, KTÜ’de İngilizce okutman Erhan Terzi, kayak hocası Özlem Timurcuoğlu, marketçi Hasan Ali İsaoğlu, emekli hemşire Hüsniye Sarıbıyık, Burçak Sevim, Gül Piyale, Hüseyin Karaosmanoğlu ve Yasemin Aktaş. Çığ altından Rasim Keleş ve Yonca Yılmaz yaralı kurtarılırken, anestezi uzmanı Sevgi Gültekin, Elmas Aykan, Ural Ayar, Hasan Anahar, Hasan Çiftçi ve Emel Şimşek de yara almadan kurtuldu. 

Silah mı atıldı?
Çığa silah sesinin yol açtığı şüphesi doğdu. Faciadan kurtulan dağcılardan bazıları çığ düşmeden önce iki el silah sesi duyduklarını söyledi. Ancak bu bilgi doğrulanmadı.

‘Üstlerinde dört metre kar vardı’
Zeki Bülbül  (Trabzon’da Özdil Doğa Aktiviteleri Spor Kulübü Başkanı): Biz çok yakın bir bölgedeydik. Haber geldi, gittik. Hepsi iyi dağcılardı. İhmal yoktu. Aynı parkurda akşam ben yürüdüm. Yardım gelene kadar dokuz kişi çıkardık. Üçü hayattaydı. Tesadüfen yanımızda Erhan Balta adlı doktor vardı. İlk müdahaleleri o yaptı. 700 metre sürüklenen dağcıların üzerlerinde üç, dört metre kar vardı. Yerel halktan biri, gece tesiste kalanların silah attıklarını söyledi. Sabah da silah atıldı. Ben 19 yıldır dağcıyım, o ses silah sesiydi.
 Zekeriya Türkyılmaz (Özdil Doğa Aktiviteleri Spor Kulübü Üyesi): Bölgeye 10 gündür kar yağmamıştı. Hava çok güzeldi. Yarım metre kar yoktu bile. Çığın meydana geldiği yer dere yatağı ve çorak arazi olduğu için tehlikeliydi.  Sabah güneş açınca karın üzeri yumuşadı, çığ tehdidi böyle oluştu.
O yolda ilk defa böyle bir kaza oldu. 

Son fotoğrafları çekti, kurtuldu
Çığ faciasından hafif yaralı kurtulan laboratuvar teknisyeni 30 yaşındaki Elmas Aykaş, yaşadıklarını, tedavi gördüğü Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde DHA’ya anlattı. Aykaş, grubun fotoğrafını çekmek için bir ara arkada kaldığını ve bu sırada çığın düştüğünü söyledi:
“Doktor Davut Akdeniz çok iyi arkadaşımdı. Kızı da çok iyi arkadaşımdı. En son Davut Akdeniz’in ayakkabılarını bağladım. Nasıl önüme geçtiğini bilmiyorum. Fotoğraf çekmek için geride kaldım. Normalde Davut beyle Hasan beyin arasında yürüyordum. Yürüyen arkadaşlarım şarkı söylüyordu. Çok kısık bir sesti ama güzel bir melodiydi. Sonra silah sesi gibi bir ses çıktı. Çığdan kaynaklandığını düşünüyorlar. Hepimiz dönüp yukarıya baktık. Bıçak gibi kesildiğini gördüm karın. Arkadaşlarımın üstüne düştü. Birkaç arkadaşımın yuvarlandığını gördüm.  20 dakika sonra kurtarma ekipleri geldi. Sürekli saate bakıyordum.  40. dakikadan sonra dizlerimin üstüne oturdum ve Allah’a teslim oldum.”
(dha)