Habur'da kucaklaşma

Habur'da  kucaklaşma
Habur'da  kucaklaşma
2 yıla yakın süredir PKK'nın elinde bulunan 8 kamu görevlisi dün Habur'da aileleri ile buluştu. Çocuklarını kucaklayan aileler gözyaşlarına boğuldu.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

PKK ’nın kaçırarak yaklaşık 2 yıldır elinde bulundurduğu kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç, Uzman Çavuş Kemal Ekinci, erler Hadi Gizli, Ramazan Başaran, Reşat Çeçan ve polis memuru Nadir Özgen dün ailelerine kavuştu. BDP ’li milletvekillerinin içinde bulunduğu heyet, kamu görevlilerini imzalanan protokolle ve törenle aldı. Rehineler Habur Sınır Kapısı’nda aileleriyle buluştu. BDP’li Adil Kurt, “Esirlerin karşılıksız serbest bırakılması önemli bir jesttir” dedi.
8 kamu görevlisini ailelerine kavuşturmak için Kuzey Irak’ta iki gün boyunca hareketli saatler yaşandı. Rehineleri teslim almaya gelen BDP’li Adil Kurt ve Hüsamettin Zenderlioğlu ile Mazlum- Der ve İHD yöneticilerinin Erbil’e gelmesinin ardından geri sayım başladı. BDP’nin Erbil temsilciliği gazetecilerin de rehinelerin teslim alınacağı Amediye bölgesine gitmesi için hazırlık yaptı. Ancak önceki akşam Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi yetkilileri, hükümetin ‘şova dönüşmesin’ kaygısına karşılık vererek, BDP temsilcilerine, bölgeye gazetecilerin götürülmemesini, asla görüntü alınmayacağını iletti.

Basınla köşe kapmaca

Dün sabaha karşı gazeteciler heyetin bulunduğu otele gitti. Sabah 06.00’da heyet üyelerini almak için bölgesel yönetimin gönderdiği zırhlı araçlar da otele geldi. Heyetin araçlara binmesiyle Erbil sokaklarında adeta bir kovalamaca yaşandı. Gazetecilerin bulunduğu araçlar heyeti takip ederken, Selahaddin kenti yakınlarında peşmergeler gazetecilerin yolunu keserek pasaportlarına el koydu ve yaklaşık bir saat boyunca gazetecilerin kontrol noktasından ayrılmasına izin vermedi. Bu uygulama Amediye bölgesine giden bütün yollardaki kontrol noktalarında uygulandı. Ancak gece geç saatlerde yola çıkan bazı bölge gazetecileri rehinelerin teslim alınacağı bölgeye ulaşmayı başardı. Heyeti getiren bölgesel yönetim yetkilileri alanda gazetecileri görünce, heyeti başka bir noktaya götürdü.
Basın açıklaması PKK, KCK ve HPG bayrakları ile PKK lideri Abdullah Öcalan’ın posteri önündeki masada yapıldı. BDP’li Kurt, “Nihayetinde bu insanlar Sayın Öcalan’ın 23 Şubat günü İmralı’ya giden heyetimize verdiği mesajla bırakıldı. Önemli bir jesttir” dedi. 8 kamu görevlisinin ailesi de, dün geceyi geçirdiği Şırnak’ın Silopi ilçesinde öğretmenevi ve polisevinden alınarak Habur Sınır Kapısı’na götürüldü.
Gümrüklü alan içine alınan ve yaklaşık 30 kişi olduğu belirtilen aileler, burada serbest bırakılacak yakınlarına kavuşmayı beklemeye başladı. Yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekerken sınır kapısı üzerinde ve çevresinde helikopterlerin de havadan uçuş yaptıkları görüldü.

‘Süreç hayırla sonuçlansın!

Kaçırılan kamu görevlilerinden kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, ‘19 ay boyunca çatışma koşullarında, zor zamanlar geçirdiklerini anlattı. Erenoğlu, “Adeta sırat köprüsünden geçtik. Zaman zaman sağlığımız bozuldu. Mevcut imkânlarla tedavi olmaya çalıştık. Sorunumuz da olsa biz vatanımız, milletimiz için hayırlı olan duruşu koruduk. Süreç üzerimize büyük bir yük yükledi. Sürecin hayırla sonuçlanmasını umut ediyorum” dedi.

‘Bu sevincin tarifi yok’

Astsubay Başçavuş Söpçeler’in babası Hüseyin Söpçeler, “Bu sevincin tarifi yok” derken Abdullah Söpçeler’in eşi Saniye Söpçeler de, “Çok zor günler geçirdik. Şimdi çok mutluyuz” diye konuştu.

Annesinin öldüğünü öğrendi

1.5 yıldır PKK’nın elinde olan Uzman Çavuş Zihni Koç, serbest kalmanın sevincini yaşayamadı. Koç, annesinin vefat ettiğini tam 1.5 yıl sonra öğrenebildi.

Elini sıkmadılar

Kamu görevlilerini 2009’da Reşadiye’de 7 askerin şehit olduğu saldırının emrini verdiği söylenen ‘Baver Dersim’ kod adlı Süleyman Şahin ve adamları getirdi. Heyetle görüşmenin ardından teslim için işlemlere başlandı. Şahin, kamu görevlilerinin yanına gidip, “Geçmiş olsun, bitti bu ” diyerek ellerini sıkmak istedi. Ancak kamu görevlileri, elini sıkmadı. Bunun üzerine Şahin, bir kamu görevlisinin omzuna dokunup “Gözünüz aydın” dedi.