Hacca gitmeyene kız vermiyorlar

Hacca gitmeyene kız vermiyorlar
Hacca gitmeyene kız vermiyorlar
Hac, Malezyalılar için aile kurmanın başlangıcı. Hacca gitmeyene kız verilmediği söyleniyor.
Haber: ÖMER ŞAHİN - omer.sahin@radikal.com.tr / Arşivi

Mekke, adeta insan seli. 100’ün üzerindeki ülkeden 3 milyonu aşkın insan burada. Tenler farklı ama tek bir renk hâkim: Sağımız solumuz beyaza bürünmüş her yaştan insanla dolu. Mekke bir kez daha aynı hedefe kilitlenen dünyanın en büyük kalabalığına sahne oluyor. Hepsinin ortak adı ‘hacı’ olan insan topluluğunun birbirinin benzeri olduğunu söylemek zor. Yürüyüşlerinden, giyim tarzı, tüketim alışkanlığına kadar bir dizi farklılık söz konusu. Hacda ‘eşit’lenen insanlar kültür farklılığından ayırt edilebiliyor. Bir hacı adayının ülkesi nasıl bilinir? Fiziksel görünümünden tahmin yürütülebilir. Oysa fiziksel davranışlarıyla kendini ele veren hacılar var. Kıdemli isimler bir hacıyı yürüyüşünden tanıyabiliyor!
O deneyimli isimlerle konuşunca ülke hacılarının özelliklerini de öğrenmiş oluyoruz. En çok sevilen hacılar Malezya ve Endonezyalılar olmalı. Öylesine mülayim, saygılı, sorunsuz insanlar ki... tam da Suudi yönetiminin istediği vatandaş tipi. Hiç kimseyle kavga etmiyorlar; bağırıp çağırmadıkları gibi sıra kapma yarışına da girmiyorlar. Başkalarıyla ilgilenmiyorlar. Bir köşeye çekilip sessizce ibadet ediyorlar. Saygı standardı yüksek hacılar topluluğu olarak gösteriliyorlar. Hac, Malezyalılar için sosyal hayatın vazgeçilmezi; aileye ilk adımın başlangıcı. Hacca gitmeyene kız verilmediği söyleniyor. Hacca hazırlıklı geliyorlar. Aylar öncesinden ülkelerinde prova yapıyorlar. Mütevazılar aynı zamanda. Bu sene ilginç bir uygulama başlatmışlar. Malezya hacıları bir gün otelde, diğer gün ise Kâbe’de kalıyor. Gerekirse mermer üzerinde uyuyor.

Sudanlı hacılara dikkat!

Malezya-Endonezyalıların tam zıddı kimler dense cevap Afrika kökenli hacılar olur. Liste başını Sudan, Nijerya ve Kenyalı hacılar alır. Yaşam tarzları farklı ve kurallara bağlı kalmayı sevmiyorlar. Sizin için incitici olan kaba bir davranış onlara normal gelebiliyor. Biraz abartırsak Sudanlı-Malezyalı eşleştirmesini ‘fil-karınca’ hikâyesine benzetebiliriz. Tavaf sırasında 1.90’lık ve 100 kg’lık bir Sudanlı hacı önüne katıp sürüklediği 1.50’lik, 60 kg’lık Malezyalıyı ‘ezdiği’nin farkına bile varmayabilir.

İran hacda da tek başına

İran enteresan bir ülke. Dünyadaki yalnızlığı buraya da yansımış sanki. Başka ülke hacılarıyla diyalogları sınırlı. Beyaza bürünmüş Kâbe’de simsiyah giyinen İranlı kadınlar dikkat çekiyor. Toplu halde hareket ediyorlar. Tavaf sırasında genç erkekler çember oluşturuyor, içinde sadece İranlı hacılar oluyor. Diğerlerine karışmayı tercih etmiyorlar. Tavırları da farklı. Mekke’de ev sahibi gibi davranıyorlar. Güvenlik güçlerinin “Yallah” sözü belki de sadece onlar için geçerli. Çünkü uyarıyı ciddiye almak yerine kendi bildiklerini yapmayı tercih ediyorlar. Şia kurallarını sıkı sıkıya uyguluyorlar 

Türk hacısı: Konuşkan, bonkör, temiz

Türk hacılara gelince... Beden dilleriyle bütün ülke insanlarıyla anlaşabilmeyi başarıyorlar. Sağ, sol, ön, arka dört cepheyle iletişim halindeler. Birbirlerini görünce “Hemşerim memleket nere?” muhabbeti burada da sürüyor. En fazla harcamayı Türk hacılar yapıyormuş. Elleri bol, alışverişi seviyorlar. Mekke’deki bütün seyyar satıcılar bu yüzden sular seller gibi Türkçe öğreniyor. Hijyen, temizlik konusunda Türk hacılarının notu iyi. Türkiye ’de olduğundan daha özenliler. Yiyip-içtiklerini sokağa atmıyorlar. Türkiye’den gelenler yerel kıyafetlerifazla tercih etmiyor. Kendi getirdiğini giyiyor. Hacca giden insanların ‘Türkiye’nin kıymetini daha iyi anladığı ve ülkesine aidiyet bağının güçlendiği konusunda genel bir görüş var.

ABD ve AB’li hacılar farklı

Demokratik Batı toplumundan gelen hacı adayları farklılıklarını her halleriyle gösteriyor. İnsan ilişkilerinde daha saygılı, kurallara bağlı ve temizliğe daha bir özen gösteren Müslümanlar olarak göze çarpıyor. Gülümseyerek selam verişleri bile ayırt edici özellik olarak dikkat çekiyor.
Türkiye’den gelenlerin sohbeti, konuşmayı sevdiğini söylemiştik. Dinlenme zamanları en az Kuran okuyan insanlar olarak Afrika’dan ve Türkiye’den gelenler gösteriliyor.
Sonradan Müslüman olan Avrupalılar ile Malezya, Endonezya ve İranlılar ellerinden Kuran ve dua kitabı düşürmüyor.

Gül, İlk hacı cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hacca geleceği kesinleşti. Gül’ün geleceğini duyan hacıların memnuniyeti gözlerden kaçmıyor. Abdullah Gül, görevi başında hac ziyareti yapan ilk Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçecek. Daha önce cumhurbaşkanlığı görevi yapan isimlerden Turgut Özal hacca, Kenan Evren ve Cevdet Sunay ise umreye gitmişti. Özal, hacca giden ilk başbakan idi. Özal’dan sonra Erbakan başbakan olarak hacı olmuştu. Osmanlı padişahlarının hacca gitmediği bilinen bir gerçek. Padişahlar, o zamanlar İstanbul -Mekke arası gidiş-geliş 8 ayı bulduğundan tahtı boş bırakmamak için hacca gitmemişti. Gül’ü hacca Suudi Kralı Abdullah bin Abdulaziz davet etti. Suudi Kralı’nın İran’ın yeni cumhurbaşkanı Ruhani’yi de davet ettiği söyleniyor.

Hacıları sıcaktan çok klİma çarpıyor

Hava sıcaklığı 40 dereceyi bulan Mekke’nin her yanı klima. Sıcaktan korunayım diyen hacılar klimaya çarpılıyor. Diyanet’in 16 katlı hastanesi var. 2 sağlık merkezi ve 14 sağlık ocağı da ayrıca hizmet veriyor. Hacılar için 7 gün 24 saat hizmet veren 400 personel var. Diyanet, hasta hacıları sigortalamış.