Hak peşinde 10 yıl

Uğur Atik, 34 yıllık kamu çalışanı, Altındağ Belediyesi'nde müfettiş. 1994 yerel seçiminde başkanlığı alan RP'li Ziya Kahraman'ın isteğini, "Uydurma rapor vermem" diye reddedince kaderi değişti. Görevden üç defa alındı, ama yargı kararıyla döndü.
Uyarma, kınama ve maaş kesme cezalarının sayısı belirsiz. Çalışma ortamı cehenneme çevrildi. İstemeden emekliye sevk edildi. Bir yığın 'taciz davası'yla uğraştı. Derdini AİHM'ye dek taşıdı. Tek tesellisi: Başkana açtığı manevi tazminat davasını kazandı.
Haber: İSMET DEMİRDÖĞEN / Arşivi

ANKARA - Uğur Atik, 34 yıllık kamu çalışanı, müfettiş. Altındağ Belediyesi'nde çalışıyor. Kaderi 1994 yerel seçimlerinde Belediye Başkanlığı'nı kapatılan Refah Partisi'nden Ziya Kahraman'ın kazanmasıyla değişti. Altındağ Belediyesi'nde 1976 yılından bu yana çalışan Uğur Atik, Teftiş Kurulu'nda müfettiş olarak görev yaptığı yıllarda takdirnameler aldı, iki kez de kademe ilerlemesiyle ödüllendirildi. Belediyeyi RP'li Ziya Kahraman'ın kazanmasının ardından 'kâbus' günleri başladı.
Kahraman, ilk günlerinde Teftiş Kurulu'ndaki üç müfettişi çağırarak,
"Benim işçi çıkarmakta bir sorunum yok ama memurlar gidip yargıdan dönüyor. Bunların dönmemesi için iyi teftiş raporları istiyorum" dedi. Atik'in verdiği "Uydurma rapor hazırlamam" yanıtı ise 10 yıllık hukuk mücadelesinin başlangıcı oldu. Müfettişlik görevinden üç kez alındı, yargı kararlarıyla geri döndü. Bu kez cezalandırmalar başladı. Aldığı 'uyarma', 'kınama' ya da 'aylıktan kesme' cezalarının sayısını hatırlamıyor. Bu cezaların büyük bölümünü idare mahkemeleri iptal etti. Ziya Kahraman 1999 seçimlerinde ikinci kez kazandı. Artık bu kez 'oda hapsi' ile karşı karşıya kaldı. Telefonu dış aramaya kapatıldı. Yemekhanede protokolden çıkarıldı. Görevinin başında olup olmadığını kontrol için odasına baskınlar yapıldı, günde dört kez imza atması zorunlu kılındı.
Sicili bozulan Atik, 'Hizmetinden yararlanamıyoruz' gerekçesiyle 2000 yılında resen emekliye sevk edildi. Zorunlu emeklilik kararıyla birlikte yaşadığı gerilim hasta olmasına yetti. Yüksek tansiyon ve şeker hastası oldu. İdari yargı bu kararı da iptal etti ve bir yıl sonra görevine döndü.
Eve gelen zabıtalar
Atik, bu süreçte bazı disiplin cezalarının iptali davalarını kaybetti. Yargılama giderleri üzerinde kaldı. Görevinin başında olmasına ve 21 milyon liralık mahkeme masrafını maaşından kesme olanağı bulunmasına karşın evine icra memurluğu aracılığıyla ödeme emri gönderildi. Zorunlu emekli edildiğinde, "Öğretmen eşim ve Anadolu liselerinde okuyan iki çocuğum Ankara'da yaşamak zorunda, ben ticari faaliyette bulunmak üzere Doğubeyazıt'a gideceğim, harcırahımı buna göre düzenleyin" dilekçesi verdi. Harcırah verilmediği gibi 'yalan beyanda bulunarak menfaat temin etmek' suçlamasıyla hakkında ceza davası açıldı. Beraat etti.
Zorunlu emeklilik uygulaması iptal edildiğinde ödenen emekli ikramiyesi geri istendi. Açtığı dava sonuçlanmadan belediye icra işlemi başlattı.
İcra memurları evde tespit yaptığı gibi hakkında da 'gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' suçlamasıyla ceza davası açtırıldı. Bu davadan da beraat etti.
Atik, 'idari yargı kararlarının uygulanmasını isteme' suçunu da işledi! Belediyeye ulaşan kararların gereğinin yapılması talebine başkanın verdiği yanıt şöyle oldu: "Mezkûr mahkeme kararının temyize götürülmesi ya da uygulanması tarafımı ilgilendiren sorumluluk olmasına karşın söz konusu kararın hiçbir şekilde tarafı olmadığınız, uygulanıp uygulanmamasının şahsınızı ilgilendirmediği ve ayrıca bu konuyu tetkik etmeniz için bir görevlendirme oluru imzalamadığım halde, uygulanmasını talep etmekle müfettiş olarak yetkinizi aşıp idareyi etkilemek ve yönlendirmek gibi bir eyleme yeltendiğiniz..."
Bu yazının ardından da hakkında yeni bir soruşturma açıldı ve bir 'kınama' cezası daha aldı. Uğur Atik, bu süreçte belediye başkanının yetkisini kötüye kullandığını belirterek hakkında soruşturma ve dava açılmasını talep etti. Ancak İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermedi. Yargının kendisini haklı bulan kararlarına karşın soruşturma açılmamasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdı. AİHM bu başvuruyu kabul etti, şimdi görüşme günü vermesini bekliyor.
Başkana 2 milyar ceza
Yargı kararlarıyla görevine dönen Atik, Kahraman hakkında 'onuruyla oynadığı, garez duygusuyla hareket ettiği, haksız suçlamalarla cezalar vererek işini yapamaz hale getirdiği ve sağlığını bozduğu' gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı. Dava geçen ay sonuçlandı ve Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi, AKP'nin yeniden aday yapmadığı Kahraman'ı 2 milyar lira tazminat ödemeye mahkûm etti. Atik, paradan çok haklılığının kanıtlanmasına
ve yargının memuru cezalandırmak için her yolu deneyen bir idareciyi mahkûm etmesine seviniyor.