Hakaretle başladılar

'Canınız cehenneme'
Hrant Dink duruşmasındaki gerilimin başrolünde Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut vardı. İddiaya göre Turgut, Hrant Dink'e destek için gelenleri görünce "İt sürüsü toplandı" dedi. Turgut, Dink'in avukatlarına, "Canınız cehenneme, hepiniz Ermenisiniz" diye bağırdı.
'Ümraniye'ye övgü
Duruşma arasında Ümraniye soruşturmasında tutuklananları ve Susurluk mahkûmu Korkut Eken'i öven Turgut, "Devletin bekası için savaşanlar suçlanmamalı" dedi. Turgut, Dink ailesinin Türkleri soykırımla suçladığını söyledi. İlk duruşmada dört kişi tahliye edildi.

İSTANBUL - AGOS Gazetesi Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesi davasının ilk duruşması hakaretlerle başladı. Hayal'in avukatı Fuat Turgut duruşma öncesi, müdahillere, "İt sürüsü toplandı. Hepiniz Ermenistan'a gidin" dedi. Turgut duruşma arasında da, "Eğer evimizde rahat uyuyorsak, bunu Muzaffer Tekin, Korkut Eken gibi insanlara borçluyuz" diye konuştu.
Dink'in, Şişli'deki gazete bürosu önünde O.S. tarafından öldürülmesinden tam 6.5 ay sonra ilk duruşma dün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Beşiktaş'taki adliye binasında ve bina çevresinde erken saatlerden itibaren geniş güvenlik önlemleri alındı, girişe bariyer kuruldu. Yüzlerce avukat, adliyenin sol bölümünde toplandı.
O.S.'yi cinayete azmettirdiği öne sürülen Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut, Erhan Tuncel'in anne ve babası ile avukatı Cahit Can Yanık adliyede hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar Büyük Birlik Partisi (BBP) Trabzon İl Başkanı Yaşar Cihan ile Hayal'e, Mc Donald's bombalaması sonrasında avukat tutulmasını sağlayan BBP'li işadamı Halis Egemen de sanık avukatlarıyla bekledi.
'Çete ortaya çıkmalı'
Duruşma öncesi Dink'in avukatı Fethiye Çetin, savunmayı, bu suçun çok organize ve planlı biçimde işlendiği, İstanbul ayağı da bulunan çetenin ortaya çıkarılması gerektiği üzerine kuracaklarını söyledi. Ayrıca polis ve askerlerin görev ihmalinin bulunduğunu, delillerin yok edildiğini, suç ve suçlunun övüldüğünü belirterek, sorumluların bu davada yargılanması gerektiğini anlattı.
Hayal'in avukatı Turgut da müvekkilinin suçunun azmettiricilik değil, yardım ve yataklık olduğunu ve Tuncel tarafından 'milli hislerinin kullanıldığını' belirterek, "Eğer bir çete varsa Tuncel ve yukarısında aranmalı" dedi. Hayal'in avukatı Turgut'un, adliye girişinde kışkırtıcı ve hakaret içeren ifadeleri gerginliğe yol açtı. Avukat Ümit Abanoz'a göre Turgut, güvenlik kapısından geçerken koridora girmek isteyen katılımcılara "İt sürüsü" diye hakaret etti. Avukatların uyararak susmasını istediği Turgut, gazeteci Çandar'a "Yakanızda neden fotoğraf yok" diye sordu. Çandar, "Cenazede takmıştık" diye yanıt verdi. Turgut, bunun üzerine "Cenazede siz de 'Katil devlet' diye bağırdınız mı?" diye sordu. Çandar, "Cenaze sessizdi görmediniz mi?" derken, Turgut'un tutumunu kışkırtıcı bulan avukatlar ve katılımcılar tepki gösterdi. Bir avukat "Ben de Hrant Dink'im!" deyince Turgut, "O zaman canınız cehenneme! Ermenistan pasaportunuz var. Ermenistan'a gidin!" dedi.
Turgut'un hakaretleri sürerken adliye girişinde Dink'in eşi Rakel ve kızı Delal, güvenlik kapısında göründü. Ortam sakinleşirken Turgut, Çandar ve diğer gazetecilere bu kez "Brüksel lahanası" diye hakaret etti. Avukat Fuat Turgut, duruşma arasında gazetecilerle konuşurken, Susurlukçuları ve Danıştay saldırısına adı karışan, Ümraniye'de bir evde ele geçirilen el bombalarıyla ilgili tutuklanan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin ve emekli binbaşı Fikret Emek'i övdü. Turgut şöyle dedi: "Eğer hepimiz evlerimizde rahat uyuyorsak bunu Özel Harekât'ın kurucusu Hüseyin Kocadağ'a, Kıbrıs gazisi kahramanımız Muzaffer Tekin'e, Güneydoğu dağlarının, Kuzey Irak dağlarının büyük kahramanı Korkut Eken'e ve Fikret Emek'e borçluyuz. Bunlar gibi daha yüzlerce milliyetçi var. Devletin bekası için kahramanca çarpışmış insanlar var. Bunların suçlanması doğru değil. Dink cinayeti üzerinden, bu bahane edilerek vatanseverlik karalanıyor. Etnik çete zihniyeti öne çıkarılıyor. Dink'in eşinin, yakınlarının dilekçelerinde apaçık şekilde Türkler ve devlet soykırımla suçlandı. Devlet güçleri karalanmaktadır." Duruşmada, Osman Altay, İrfan Özkan, Salih Hacısalihoğlu ve Veysel Toprak tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Neden yayımlayamıyoruz?
Duruşmada yaşananları 'kapalı yapılması' nedeniyle yayımlayamıyoruz. Sanık O.S. 18 yaşından küçük olduğu için mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 185. maddesi gereği duruşmanın 'kapalı' yapılmasına karar vermişti. Bu nedenle ilk duruşmaya sanıklar, müdahiller ve taraf avukatları dışında kimse alınmadı. CMK 187. madde de "Kapalı duruşmanın içeriği hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamaz" diyor. Türk Ceza Kanunu'nun 285. maddesi kapalı duruşmalarla ilgili ihlalleri bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırıyor. Bu suçun basın-yayın yoluyla işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artıyor.