Hakim adayı tayt ve alkol yüzünden mi atanmadı?

Hakim adayı tayt ve alkol yüzünden mi atanmadı?
Hakim adayı tayt ve alkol yüzünden mi atanmadı?
HSYK tarafından hâkimliğe atanmaması nedeniyle bir süredir psikolojik sorunlar yaşadığı belirtilen ve otel odasında ölü bulunan hâkim adayı Didem Yaylalı'nın atanmasının tayt ve alkol yüzünden gerçekleşmediği öne sürüldü.

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Didem Yaylalı, hakimlik sınavını kazanarak Türkiye Adalet Akademisi’nde eğitim gördü. Akademi ve adliyedeki eğitimini tamamlayarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca atanmayı bekleyen Yaylalı, Akademi’ye sunduğu sağlık raporunda imza eksikliği nedeniyle disiplin soruşturması geçirdi. İdareye yalan beyanda bulunmaktan dolayı disiplin cezası alan Yaylalı, yeterlilik sınavını da başarıyla vermesine rağmen 16 aydır atanmayı bekliyordu. Bu sırada Ankara Adliyesi’nde stajyer hakim olarak görev yapmaya devam eden Yaylalı, geçtiğimiz günlerde disiplin cezası nedeniyle atamasının yapılmayacağını öğrendi.

ATANMADIĞI İÇİN PSİKOLOJİSİ BOZULMUŞTU

Uzun süredir karşı karşıya kaldığı atama sorunu nedeniyle psikolojik sorunlar yaşayan Yaylalı, 3 gün önce yakınlarına ve arkadaşlarına haber vermeden Fethiye’ye gitti. Bir otele yerleşen Yaylalı’dan 3 gün boyunca kimse haber alamadı. Genç kadının ölümünü odaya giren temizlik görevlisi ortaya çıkardı. Odada hareketsiz yatar vaziyette bulunan Yaylalı’nın yüksek oranda alkol aldıktan sonra çok sayıda antidepresan ilaç kullanarak intihar ettiği belirtildi. Kesin ölüm nedeni için cenazesi Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Yaylalı’nın otopsinin ardından Bursa’da toprağa verileceği öğrenildi.

'ALKOL PROBLEMİN Mİ VAR?'

Hakim adayı Yaylalı’nın içinde bulunduğu durumu en iyi bilenlerden biri de HSYK ile yaşadığı sorunlar nedeniyle hakim olarak atanmayan Tolga Onur’du. Onur kendisiyle sık sık dertleşen Yaylalı’nın Türkiye Adalet Akademisi ve HSYK’da yaşadığı onur kırıcı davranışlar nedeniyle intiharı seçtiğini söyledi. Yaylalı, sosyal paylaşım sitesi vasıtasıyla Tolga Onur’a gönderdiği mesajlarda yaşadıklarını şöyle anlatmıştı: “(...) Yaşadığın sürecin aynısını yaşıyorum şuan. Akademideyken haberim olmaksızın soruşturma geçiriyormuşum. Aylarca her şeyim araştırılmış. Eksik aranmış. Nisan ayında akademiye sunduğum bir sevk kağıdında eksiklik bulunmuş, doktor imza atmayı unutmuş.

Temmuz ayında mesleğe kabulden bir hafta önce idareye yalan beyanda bulunmaktan disiplin cezası aldım. Mesleğe kabul edilmedim. HSYK sürecinde aynı şeyleri yaşadım, ‘Alkol problemin mi var hayatınla ilgili bir problem mi var’ diye sorular, aşağılamalar... Kendi dönem arkadaşlarım arasında hakkımda asılsız dönen dedikodular.

'KIZIMIN GELECEĞİYLE OYNADILAR'

Şu an genel kurul aşamasındayım ve senin durumundan farklı bir karar çıkmayacak benim için de. Yaşadığın şeyleri çok iyi anlıyorum bizzat ben de yaşıyorum. Şu an tabancadaki son kurşunu atıyorum... Genel kurulda olumlu karar çıksa bile istifa edeceğim ve yaşadıklarımı anlatacağım herkese senin gibi. Ama şimdi annem babam için ailem için aklanmak istiyorum. Bir kaç hafta içinde görüşülecek.

O zamana kadar sessiz kalıyorum bu yüzden. HSYK üyelerinden biri yakın arkadaşımın amcası ve adam benim için disiplin cezası neyse de ‘alkol problemi var o kızın’ demiş. Üstü kapalı üyelerin söylediğinden anladığım akademideyken biri benim alkol kullandığımı söylemiş ve soruşturma bu yüzden açılmış.”  Didem Yaylalı’nın cenazesi dün Bursa’ya getirildi. Yaylalı’nın Uludağ’da görev yapan Astsubay babası Yaşar Yaylalı, “Bronşit tedavisi gören ve bu nedenle HSYK tarafından ataması yapılmayan kızımın geleceğiyle oynayıp hayatını aldılar” dedi.

HSYK İDDİALARI YALANLADI

HSYK kaynakları, 12’nci Adli Yargı Hâkim adayı olan Yaylalı hakkında, “tayt ve pantolon giydiği, alkol aldığı” gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatıldığı ve bu soruşturma uyarınca girdiği bunalım sonucu intihar ettiği şeklindeki iddiaların doğru olmadığını belirtti.

Alınan bilgiye göre Yaylalı hakkında, Ankara Adalet Akademisi’nce verilen kursa katılmadığı iddiasıyla disiplin soruşturması başlatıldığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında Yaylalı’nın, kursa devam edememesine gerekçe olarak akademiye verdiği hastane raporunun şüpheli bulunması üzerine hastane ile irtibata geçildiği ve söz konusu raporun gerçek olmadığının ortaya çıktığı iddia edildi. Disiplin soruşturması sonunda Yaylalı’ya, kınama cezası verildiği bildirildi. Yaylalı’nın cezanın iptali istemiyle idare mahkemesinde açtığı dava reddedilirken, ret kararına yaptığı itirazın da Danıştay tarafından kabul edilmediği kaydedildi. HSYK kaynakları, Yaylalı’nın memuriyet döneminde aldığı kınama cezasının kesinleşmiş olması nedeniyle mesleğe kabul edilmediğini kaydetti.