scorecardresearch.com

Hakimden Sami Hoştan'a Veli Küçük sorusu:

Hakimden Sami Hoştan'a Veli Küçük sorusu:
30/09/2009 00:00
Anfora Operasyonu davası duruşmasında tutuksuz yargılanan Sami Hoştan kendisinin kumarbaz olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı da Veli Küçük'le ilişkisini sordu.


Bahri KARATAŞ

ANAFOR Operasyonu davası duruşmasının üçüncü gününde eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Ertan Avkıran ve Sami Hoştan savunma yaptı. Veli Küçük'le ilgili bilgiler veren Hoştan'a mahkeme başkanı, “Sen kumarbaz o paşa, nereden geliyor tanışıklığınız?” diye sordu. 180 sanıklı davada bugünle birlikte yaklaşık 90 kişinin savunması alınmış oldu.
Ahmet Tekin Baykal liderdiğindeki suç örgütü iddialarıyla ilgili yapılan Anafor Operasyonu davasının üçüncü gününde kamuoyunun yakından tanıdığı kişiler savunmalarını yaptı. Sarmaşık Operasyonu’ndan dolayı tutuklu olan eski Güzelbahçe Belediye Başkanı CHP'li Ertan Avkıran, Ahmet Tekin Baykal liderliğindeki çeteyle hiçbir alakasının bulunmadığını belirterek, “Abidin Bilgin’i nikah işlemlerinden dolayı tanırım. Bir gün Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu’nun yerinde olup olmadığını öğremmemi istediğinde sekreterime talimat verdim ve o halletti. Ben daha sonra meclis toplantısına gittim ve ne olduğunu bilmiyorum” dedi.
Ergenekon davasında tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Sami Hoştan ise, tutuksuz olarak yargılandığı davada hakkındaki çete üyesi ve yönetici suçlamalarını kabul etmediğini belirterek, “Ben kumar hastasıyım, 40 yıldır kumar oynarım. Ömer Lütfü Topal’la bile bir dönem ortaktık. Avrupa'da gazinolar işlettim. Ergenekon davasında 8 ay cezaevinde kaldım. Bu operasyonu basından takip ediyordum. Ahmet Tekin Baykal ve Mustafa Kocaoğlu ve Mehmet Top’u tanırım. Ergenekon davasında tahliye olduktan 12 saat sonra beni alıp İzmir’e getirdiler. Neden getirdiklerini de bilmiyordum. Dört gün gözaltında kaldım ve Savcı Murat Gök’ün karşısına çıktığımda neyle suçlandığımı öğrendim. İfadem alınırken Savcı Gök, avukatımı ve katibini dışarı çıkarttı. Bana İbrahim Çiftçi'nin öldürülmesiyle doğan boşlukta Ahmet Tekin Baykal’ın ne gibi işler yaptığını sordu. Çiftçi ile Baykal’ın kardeş gibi olduklarını söyledim. Bana daha başka sorular sormaya başlayınca ben konumuza gelmesini istedim. Çiftçi ve Baykal’ın çıkarlarının ne olduğunu bilmediğimi söyleyince, beni dışarı çıkarttı. Zeki Gökduman borcundan dolayı benden para istedi, verdim. O da bana bunun karşılığından senet verdi. Ben de bu senetleri paraya sıkıştığını söyleyen Ahmet Tekin Baykal’a verdim. Baykal bunları ne yaptı bilmiyorum. İbrahim Tatlıses’in Kuşadası’ndaki otelinin açılış gününde kumar oynattığımız yönündeki iddiları da kabul etmiyorum. Tekin Baykal’ın oteli bastığı ve benim de Baykal’a 1 milyon dolar haraç verdiğim iddia edilmekteyse de bunlar hayal ürünüdür” dedi.
Mahkeme başkanının sorusu üzerine Hoştan, Ergenekon davasının sanıklarından olduğunu belirterek “Bu davanın Ergenekon davasının bir bağlantısı yoktur. Veli Küçük cezaevinde, gazetede Ahmet Tekin Baykal’la beraber fotoğrafımızı görüp bana kim olduğunu sordu. Kendisine durumu izah ettim. Baykal’ı tanımadığını oradan anladım. Küçük’ü uzun yıllardır tanırım” dedi.
Mahkeme başkanı, “Sen kumarbaz o paşa. Nerden geliyor tanışıklığınız?’ diye sorunca Sami Hoştan, “Ben Avrupa’da Arnavutlar Derneği Başkanlığını yaptım ve 35 bin kişili temsil ettim. Ticari ilişkim de vardı. Kumarı hobi olarak oynarım. Veli Küçük ile ilgili olayları ise Ergenekon’da anlattım” dedi. (dha)

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9569549569541

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

ASLINDA İYİ DE OLUYOR... - yok3

Şimdiye kadar, haki renkli, yeşil renkli elbiselilerin, özetle Tsk'nın emekli-muvazzaf üyelerinin yaptıkları/yapmadıkları, ilişkileri, arkadaşları(!) bir bir ortaya çıktı. Bunlara yakın duran ulusalcıların da... Kimlerle ne konuştuklarından tutunuz, ne düşündükleri dahi internette, disklerde, emaillerde dolaştı, herkes öğrendi. Bir bakıma iyi oluyor da diyebiliriz. Böylece, ülkemizde, hakkında soruşturma istemi bulunan başbakanından, cumhurbaşkanından tutunuz, milletvekillerine, bakanlara, cemaat liderleri ve üyelerine, tarikat liderleri ve üyelerine, hocaefendi ve müridlerine, bunların kullandıkları(!) kamu görevlilerine kadar her kademedeki görevli, etkili, yetkililerin de kimlerle ne konuştukları, ne yaptıkları bugün olmuyorsa, iktidar değişikliklerinden sonra ortaya çıkar ve bizler de öğreniriz. Öğreniriz ki, yandaş medya bunları niye yazmamış? Hesabını sorarız. Tabi yasal, yagrısal yoldan.