Hakkari'de sivil toplum kuruluşlarından ortak açıklama: Gerginlikler son bulsun'

Hakkari'de sivil toplum kuruluşlarından ortak açıklama: Gerginlikler son bulsun'
Hakkari'de sivil toplum kuruluşlarından ortak açıklama: Gerginlikler son bulsun'
Hakkari'deki 41 sivil toplum kuruluşunun temsilcileri, biraraya gelerek ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Baro Başkanı İsmail Durgun, "Ülkemizin doğusunda ve batısında yaşanan gerginliklerin bir an önce son bulmasını istiyoruz. Hukukun ülkemizin her tarafında herkese eşit uygulanmasını istiyoruz" dedi.



Hakkari'de son zamanlarda DTP'nin kapatılması ve teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesi için yapılan izinsiz gösterilerde çıkan olaylar ve sonrasında polislerin evlere yaptığı baskınlarla gözaltına alınan göstericilerin tutuklanması, sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirdi. Bulvar Caddesi üzerinde bulunan Belediye binası önünde yapılan basın açıklamasına kapatılan Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, BDP İl Başkanı Sıddık Akış, Baro Başkanı İsmail Durgun ile 41 sivil toplum örgütünün temsilcisi katıldı. Basın açıklamasını Hakkari Baro Başkanı İsmail Durgun okudu. Durgun, Kürt sorunu çözümünün kaçınılmaz olduğu bir süreçte, partinin kapatılması, çok sayıda yöneticisine siyaset yasağı getirilmesi, 12 Eylül darbecilerinin hazırladığı anayasa maddeleri ile açıklanmayacak kadar önemli bir karar olduğunu söyledi.
Durgun, Kürtler'in Meclis'teki sesi ve temsilcisi olan DTP'nin kapatılmasını talihsizlik olarak değerlendirdi. Kararın siyasi olduğunu söyleyen Durgun, “DTP'nin kapatılması sadece bir parti kapatma olarak ele alınamaz. Bu karar farklı kimliklerin kendi taleplerini kapsayacak şekilde siyaset yapmasını ve örgütlenmesinin engellenmesini ifade etmektedir. Dün AK Parti'nin kapatılmasına karşı çıkanlar, bugün de DTP'nin kapatılmasına hayır demek erdemliğini göstermek zorundadır” dedi.
Devletin ve hükümetin Kürt sorununda demokratik açılım sürecini başlatması ve bu sürece destek amacıyla PKK'nın çatışmazlık kararı alması, barışa ve sürecin önünü açmak için gönderdiği grupların, toplumda umutların yeşermesine vesile olduğunu söyleyen Durgun, CHP ve MHP'nin sürece karşı çıkan, bin yıllık kardeşliğe zarar veren militarist ve baskıcı politikaları ile sürecin sahibi olan hükümetin cesaretsiz tutumu, somut adımlar atamaması, sürece olumsuz bir atmosfere doğru götürdüğünü söyledi. Baro Başkanı Durgun, Kürt sorunu çözümüne katkı sunmaya ve toplumsal gerginliklere neden olan anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olan İmralı cezaevindeki koşulların, çatışmalı ortamın derinleştirici, tehlikeli ve kaotik bir sürecin başlangıcı olması endişesi taşıdıklarını da kaydederek,şöye konuştu:
“İmralı cezaevindeki tecrit politikaları ve DTP’nin kapatılması sonrasında yaşananlar, ülkemiz ve ilimiz başta olmak üzere bölgemizde hayatı olağan durumda çıkarmış, yaşamın her alanını felce uğratmıştır. Gösterilen demokratik tepkilerin, güvenlik güçleri tarafından tahrik edilmesi ve bastırılmasında orantısız güç kullanılması, hepimizi rahatsız etmektedir. Bu olaylarda ölüm ve yaralamaların olmasının yanı sıra tutuklama ve ev baskınlarında hukukun dışına çıkılması süreci tamamıyla olumsuz etkilemektedir. Ülkemizin doğusunda ve batısında yaşanan gerginliklerin bir an önce son bulmasını istiyoruz. Taş atan çocukların tutuklanmasının yanında göstericilere silahlarla müdahale eden kişilerin serbest bırakılmasını toplumsal barışımıza ve demokratik açılım sürecine bir katkısının olmayacağına inanıyoruz.”