Halkın gözü aç değil


Mütevazı bir toplum
Boğaziçi Üniversitesi ve Açık Toplum Enstitüsü destekli 'Orta Sınıfı Tanımlamak' adlı çalışmaya göre, nüfusun yüzde 39.2'si ayda 750 YTL ve altında hane gelirine sahip. Yüzde 58.3 kendini ekonomik olarak 'tam ortada' görüyor. Yüzde 34.9, ayda 1200-2 bin 400 YTL arası kazancı hayal ediyor.
'Laiklik aynen kalsın'
Yüzde 47.2'ye göre zenginliğin kaynağı çalışmak; bu soruda 'dürüst ve güvenilir olmak' oy almadı. Halkın yüzde 46'sı ilkokul ve altı, yüzde 42.5'i orta ve lise eğitimli. Yüzde 46.8, imkân olsa yüksek lisans ve doktora yapmak istiyor. Yüzde 44.9, 'Laiklik aynen kalsın' diyor.
Funda Özkan'ın Haberi
Haber: FUNDA ÖZKAN / Arşivi

İSTANBUL - Turgut Özal ile hayatımıza giren 'ortadirek' tanımı siyasette popüleritesini yitirmiş olsa da, Türk halkının yüzde 58.3'ü kendini 'tam ortada' görüyor. Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Projeleri ve Açık Toplum Enstitüsü'nün desteğiyle Doç. Dr. Hakan Yılmaz'ın proje yürütücülüğünde yapılan 'Türkiye'de Orta Sınıfı Tanımlamak' adlı çalışmada, yüzde 39.2 ile çoğunluğun 750 YTL ve altı aylık hane gelirine sahip olduğu ortaya konulurken Türk insanının aslında çok da büyük 'maddi hayallerinin olmadığı' sonucuna varıldı.
Araştırma, 7 Eylül-1 Ekim arasında 18 ilde, 18 yaş ve üstü kentsel nüfusu temsil eden 1809 kişinin yanıtları doğrultusunda kaleme alındı. Araştırmada 'Orta halliyi nesinden tanırsınız' sorusuna, Türk insanı öncelikli olarak "Kazandığı para, oturduğu semt ve ev" yanıtını verdi. Katılanların yüzde 34.9'u 'Kaç para kazanmak isterdiniz?' sorusuna yüzde 34.9'luk bir kesim "1200 ile 2 bin 400 YTL arası" yanıtını verdi.
Doç. Dr. Yılmaz'a göre Türkler için orta halliyi ayıran özellik 'cüzdanındaki para, evi ve evinin bulunduğu semt' yanıtı, Fransa'dan büyük farklılık gösteriyor. Fransızlara göre orta halli olmanın yolu 'evini nasıl döşediği, çocuklarının okulu, giyimi kuşamı ve daha da önemlisi kültür ve zevk sahibi bir insan olmasından' geçiyor.
ZENGİNLER ÇOK ÇALIŞMIŞ: Araştırmaya katılanlara 'Zenginler nasıl zengin olmuş?' diye soruldu ve iki şıkkı seçmeleri istendi. 'Çok çalıştıkları ve çaba gösterdikleri için' yüzde 47.2 ile en çok tercih edilen yanıt. Bunu 'İyi bir aileden gelme', 'İyi eğitim', 'Şans, talih' izledi. 'Yolsuzluk, çalıp-çırpma' orta düzeyde kabul görürken 'Dürüst ve güvenilir oldukları için' yanıtı neredeyse hiç kabul görmedi. 'Yoksul nasıl yoksul kalmış' sorusuna da ankete katılanların yüzde 55.3 ile büyük çoğunluğu "Yeterince çalışmadıkları için" yanıtını verdi.
OKUMA HAYALİ: Araştırmada Türk insanının yüzde 46'sının ilkokul ve altı, yüzde 42.5'inin de orta ve lise eğitimi aldığı ortaya konuyor. 'Fırsat olsa eğitiminizi nereye kadar sürdürmek isterdiniz' sorusuna yüzde 46.8 'yüksek lisans ve doktora' dedi.
LAİKLİK AYNEN KALSIN: Katılanların yüzde 44.9'u laikliğin hiç değiştirilmeden aynen uygulanmasını istedi. Araştırmaya göre, seçimlerde AKP'nin birinci parti olarak çıkmasını sağlayan 'yenilikçi sağ'ın yüzde 48.2'si laiklik kavramının değiştirilmesine karşı çıkıyor ve hiç değiştirilmeden aynen uygulanmasını istiyor.
Doç. Dr. Hakan Yılmaz', 'siyasal görüşler bazında yaptıkları sınıfsal kümelemede' şu sonuçlara ulaştıklarını anlattı: "Demokrasi yanlısı-Batı şüphecisi geleneksel solu yüzde 23.4; demokrasi ve Batı şüphecisi geleneksel sağı yüzde 23.2'lik kesim oluşturuyor. Demokrasi ve Batı yanlısı yeni sağ kesimse yüzde 43.9'luk ağırlığa sahip." Demokrasi ve Batı yanlısı yenilikçi solsa Türk toplumunda kaydedeğer bir yüzdede yer almıyor.
AB YANDAŞLIĞI: Siyasal görüşler bazındaki kümeleyeme göre AB'ye en çok yenilikçi sağcılar, 'Evet' diyor: Yüzde 47. AB yandaşlığı, geleneksel sağcılarda yüzde 24'e, geleneksek solcularda yüzde 21'e geriliyor.
DEMOKRASİ SANDIK DEMEK: Toplumun yüzde 81.9 ile ezici çoğunluğu "Her ne sebeple olursa olsun, askeri darbeleri ve baskı rejimlerini asla desteklemeyeceğini" söylüyor. 'Demokrasi taraftarı' Türk toplumunda konu, 'etnik grupların kendi dillerinin ve kültürlerinin tanınması savunması' olunca, sadece yüzde 13.8'lik bir kesim bu hakkın savunulmasına onay veriyor.
MODERN DİNDAR: Araştırmaya göre Türk toplumunun yüzde 62.7'si modern, yüzde 37.3'ü geleneksel dindar. Modern-geleneksel dindar ayrımı şu cümlelere verilen yanıtlara göre kümelendirildi: "Kuran'ı ve duaları Türkçe okumak, Arapça okumak kadar değerli. Bir kadının dindarlığının ölçüsü, ille de başını örtmesi değil, ahlaklı ve namuslu olmasıdır. Bayramda kurban kesmek yerine, hayır kurumuna bağışta bulunulabilir. Dinin emirlerini aklımızı kullanarak çağa göre yeniden yorumlamalıyız. Hem iyi Müslüman olup hem de AB'nin temel ve siyasi ve kültürel değerleri benimsenebilir."

* * * * *
Türk kimliği baskın



Katılanlara etnik kimliklerle ilgili kutuplaşmadan söz edilerek 'Etnik gruplar Türk kimliğini kabul etmeli' ve 'Etnik gruplar kendi kültürlerini tanımalı' görüşlerinden hangisine yakın oldukları soruldu.

* * * * *
'Laiklik'e dokunma!


Katılanlara laiklik konusunda toplumda yaşanan kutuplaşmadan söz edilerek 'Laiklik tanımı değişmemeli' veya 'Laiklik yeniden yorumlanmalı' görüşlerinden hangisine yakın oldukları soruldu.

* * * * *
Ne kadar kazanıyor, ne kadar istiyor?


Elde edilen gelirle ihtiyaç duyulan gelir karşılaştırıldı. 2 bin 400 YTL'nin üzerinde kazananların oranı yüzde 7.2'de kaldı. Daha fazlasını da en çok onlar istedi.

* * * * *
Toplumun yarısı 'ortadirek'


Araştırmaya katılanlardan toplumda kendilerini hayat seviyeleri açısından alt, orta ve üst sınıfa dahil etmeleri istendi. Ezici çoğunluk 'orta'da olduğunu söyledi.

* * * * *
Ağırlık ilkokul mezunlarında


18 ilde, 18 yaş ve üzerinde kentli nüfusu temsil eden katılımcılar üzerinde yapılan araştırmaya katılanların yarıya yakını ilkokul ve altı eğitim düzeyindeydi.

* * * * *
Yoksullar neden yoksul kalmış?


Araştırmaya katılanlara yoksulların neden yoksul kalmış olabilecekleriyle ilgili çeşitli gerekçeler okundu. En önemli buldukları iki gerekçeyi seçmeleri istendi.

* * * * *
Zengin nasıl zengin olmuş?


Katılımcılara zenginlerin nasıl zengin olduğuyla ilgili çeşitli görüşler okundu. Bu görüşlerden kendilerininkine en yakın olan ilk ikisini seçmeleri istendi.