'Halkoyuna sunulmalı'

'Halkoyuna sunulmalı'
'Halkoyuna sunulmalı'

51. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törene Gül ve Erdoğan da katıldı. Törende Gül ve Erdoğan ın aynı anda saatlerine bakması objektiflere takıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, anayasanın tamamının değişmesi durumunda tam uzlaşma olsa dahi referanduma sunulması gerektiğini söyledi.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

Yeni anayasa çalışmalarını değerlendiren Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, “Eğer anayasanın tümüyle bir değişikliği söz konusu olacaksa, isterse 367’nin üzerinde bu konsensüs sağlansın. Bence referanduma götürülmelidir. Halkın önüne götürülmelidir” dedi.
Yüksek Mahkeme’nin kuruluşunun 51. yıldönümü dolayısıyla Yüce Divan Salonu’nda düzenlenen törene Kılıç’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer ilgililer katıldı. Kılıç burada yaptığı konuşmada özetle şu mesajları verdi:
‘İNSANLIK ONURU’: Kimliği, kişiliği, unvanı ne olursa olsun, hak ve özgürlüğü ihlal edilen her bireyin insanlık onuru yara almış demektir. Bu ihlali giderme görevi son noktada yargıya emanet edilmiştir. Adil olmayan bir yargı zulmediyordur. Yargı mensupları, insanlık onurunun son tahlilde vicdanına emanet edildiğinin bilinci içinde olmalıdır. Yargının iç hesaplaşmaya, intikam almaya ya da keyfiliğe yol açacak uygulamalara alet edilmesi hukuk devletinin, demokrasinin ve özgürlüklerin sonunu getirir.
YENİ ANAYASA SÜRECİ YAVAŞLADI: Dört siyasi partimizin önerilerini sunduktan sonra müzakere imkânlarını zorlamamaları, tıkanan noktada yeni öneriler ortaya koymamış olmaları sürecin yavaşlamasına yol açmıştır. Siyaset kurumlarımızın tam bir uzlaşma sağlaması zaten düşünülemez. Önemli olan referanduma sunulacak anayasanın, yüksek bir katılımla kabulünü sağlayacak ortak projelerin ortaya çıkarılmasıdır.
SİLİVRİ’YE ‘ANLAYIŞ’: Bazı kesimlerin ilgi duyduğu ya da siyasi düşünce ortaklığının doğal sonucu olarak yakın dostların yargılandığı davalarda, demokratik tepki ve destek verilmesi anlayışla karşılanmalıdır. Bu konuda verilmiş anayasal haklar sonunu kadar kullanılabilir ancak hakların kullanılması yargıya meydan okumayı, onu tehdit etmeyi ve şiddete başvurma hakkını kimseye vermez. İşgal ettiği makam, mevki, unvan ne olursa olsun kimsenin suç işleme imtiyazı olamaz.
HALKIN OLGUNLUĞU ZORLANMASIN: Toplumsal tansiyon artsa da halkımızın olaylar karşısındaki sabrı ve olgunluğu, demokratik değerlere olan bağlılığı, gelecekle ilgili kaygılarımızı azaltmaktadır. Ancak halkımızın bu olgunluğu daha fazla zorlanmamalıdır. İfade ve örgütlenme özgürlüğü, toplumu ayrıştıran nefret söylemlerinin kaynağı olamaz. Bu olumsuzlukların önlenmesi için yapılmış olan yasal düzenlemelerin yetersizliği karşısında, demokratik bir ortamda gelişecek olan sevgi ve hoşgörü kültürünün lojistik desteğine ihtiyacımız vardır.

Nefret kültürü artıyor uyarısı

Kılıç, törenin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Konuşmasındaki ‘toplumsal çağrıların çözüm sürecine’ ilişkin olup olmadığı sorulunca, “Tabii, toplumda son yıllarda bu nefret kültürünün gelişmesini biz de büyük bir endişe ile izliyoruz. Bu söylemlerin gerçekten en aza indirilmesi gerekiyor” dedi. Yeni anayasa konusunda referandum önerisinin hatırlatılması üzerine Kılıç, şunları söyledi: “Ben doğrusu anayasanın tümüyle bir değişikliği söz konusu olacaksa, isterse 367’nin üzerinde konsensüs sağlansın, bence referanduma götürülmelidir. Halkın önüne götürülmelidir ve bugüne kadar yaşanan anayasa ile ilgili meşruiyet sorunu da böylece en aza indirilmiş olur. O yönüyle referandumun zaten 330 ile 367 arasındaki bir sayıda gerçekleşirse kesin olarak gitmesi gerekiyor ama 367’nin üstünde de olsa bence referanduma gitmesi gerekir diye düşünüyorum.”