@ismailsaymaz

Hanefi Avcı'ya PKK ve TİKKO'yu övmekten de dava açılmış

Hanefi Avcı'ya PKK ve TİKKO'yu övmekten de dava açılmış
Hanefi Avcı'ya PKK ve TİKKO'yu övmekten de dava açılmış
Devrimci Karargah ve OdaTv davalarından üç yıldır tutuklu yargılanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'ya, PKK ve TİKKO'yu övmekten de dava açıldığı ortaya çıktı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Devrimci Karargah ve OdaTv davalarından üç yıldır tutuklu yargılanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’ya, kitabındaki sol örgüt üyelerine ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle “ PKK ve TİKKO militanlarını üstün vasıflı, kültürlü, mücadeleci insanlar olarak gösterdiği, örgüt militanlarının bu sıfatları övdüğü” iddiasıyla PKK ve TİKKO propagandasından da dava açıldığı ortaya çıktı. Dava sonunda ‘3. Yargı Paketi’ kapsamında kovuşturmanın ertelenmesine hükmedildi.

Avcı, Ağustos 2010’da yayınlanan “Haliç’te Yaşayan Simonlar/Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitabından ötürü önce Devrimci Karargah’a yardım ettiği iddiasıyla, sonra OdaTv soruşturması kapsamında Ergenekon üyeliği ile tutuklanmıştı. Avcı cezaevindeyken, bu kez de PKK ve TİKKO’nun propagandasından yargılandığı ortaya çıktı.

Avcı kitabında, emniyet müdürlüğü döneminde PKK’ya ve sol örgütlere karşı mücadele verdiği dönemde başından geçenleri de anlatmış, 129. sayfada, “Terör örgütü mensupları benim en çok uğraştığım insanlardır ve onların yaşamları, faaliyet tarzları ve davalarına olan samimi inançları, ifade yetenekleri dolayısıyla onlara hayranlık duyuyordum” demişti. Keza 130. sayfada da örgüt üyelerinin polise karşı dirençli olduğunu ifade eden Avcı, şunları yazmıştı:

“Sınırlı kuvvetle bizim üstün silah, araç ve gereçlerimize karşı olağanüstü direnç gösterebiliyorlar. Gerek İstanbul ’da, gerek Güneydoğu’da kırsal alanlardaki operasyonlarda saatlerce süren çatışmalar sonunda güvenlik kuvvetlerine ciddi zaiyat verebiliyor, çoğu zaman çamberi yarıp kaçmayı başarabiliyorlardı. Fakat bence önemli olan onların yürüttüğü savaş değil. Asıl önemli olan, kısıtlı kuvvetleriyle bizim karşımızda güçlü ve dirençli olmalarını sağlayan, o büyük ruhu, o büyük düşünceyi getiren şeydi. O insanların okumaları, yazmaları ve kendi davalarıyla ilgili öğrendikleri şeydi. Bunu çok önemsiyordum. Bir PKK mensubu kolaylıkla rapor yazabilir, dünyayı ve dünyada yaşanan gelişmeleri tahlil edebilir. Güvenlik kuvvetleri olarak biz bu kadar güçlü bir tahlil yeteneğine sahip değiliz.

Bu kişilerle konuşurken, eğitimleriyle ilgili çok önemli ipuçları alıyordum. Teslim olmuş insanlarla sohbet ederken, iki ya da üç ay bir eve kapanıp aynı kitabı tekrar tekrar okumak, okuduklarını karşılıklı anlatıp tartışarak daha geniş yorumlama becerisi edinme çalışmasını onların eğitimden bile saymadıklarını gördüm.

Diyarbakır Cezaevi’nde tanık olduğum ve aslında örgüt mensuplarının eğitime verdikleri önemi başlı başına anlatan harika bir olayı hiç unutmadım. Diyarbakır’da tesadüfen ateşlenmiş bir tüfek bulunmuştu. Silah ve silahı tutan kütüklükler, şarjörler ve bulunuş biçimi örgüt mensuplarının taşıdıkları silahları ve taşıma biçimini çağrıştırıyordu. Bu olayı soruştururken bir grup örgüt mensubunu yakaladık. Kendilerinin ve TİKKO’nun birer kamyon gasp ederek cezaevinin yanına gitmek ve bir tünelden kaçmak isteyen kişileri alıp belli bölgelere götürmekle görevlendirildiklerini söylediler…”

3. PAKET’LE ERTELENMİŞ
Bu ifadeler nedeniyle Avcı Hakkında, “PKK ve TİKKO militanlarının üstün vasıflı, kültürlü, mücadeleci insanlar olarak gösterdiği, militanların bu sıfatlarını övmek suretiyle” PKK ve TİKKO propagandası yaptığı iddiasıyla Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı ortaya çıktı. Bu yargılama sonunda mahkeme, 8 Ağustos 2012’de, 3. Yargı Paketi kapsamında kovuşturmanın ertelenmesine hükmedildi.