#haneme dokunma: 3 kusurlu hareket!

Hz. Ömer gibi hiddetli de olsanız öğrencilerin kaldığı evlere, insanların özel hanesine dokunamazsınız. Dokunursanız üç kere kusurlu olursunuz!

Hz. Ömer bir gece Medine sokaklarında dolaşırken evlerin birinden şarkı sesleri duyar. Hemen duvara tırmanıp içeri girer.
Evde ‘kadınlı-erkekli’ içki içilen bir manzara görür ve içerideki adama çıkışır...
“Ey gafil, yaptığın kusuru Allah’ın örteceğini mi zannettin?”
Adam, karşısında duran kişi halife yani devlet başkanı olmasına rağmen gayet soğukkanlı cevap verir...
“Ey müminlerin emiri; dur, acele etme. Eğer ben, Allah’a karşı bir bakımdan hata işlediysem, sen üç bakımdan hata işledin!”
Hz. Ömer şaşırır...
Adam “Ey Ömer” diyerek bir bir saymaya başlar...
“Bir, Allah Teala, ‘Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın’ (Hucurât 49/12) buyurduğu halde, sen haneme girip ayıp araştırdın.
İki, Allah, ‘Evlere kapılardan girin!’ (Bakara 2/189) buyurduğu halde, sen duvara tırmandın.
Üç, Allah, ‘Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin istemeden, onlara selam vermeden girmeyiniz. Böyle yapmanız sizin için daha münasiptir. Olur ki düşünür, hikmetini anlarsınız’ (Nur 24/27) buyurduğu halde sen evime hem izinsiz girdin hem de selam vermedin!”
Bunun üzerine hiddeti ve adaleti ile tanınan Hz. Ömer gözyaşları içinde adamdan affını diler. “Ben seni affedersem sen de beni affeder misin” der.

* * *

Bu kıssa muhafazakâr camiada çok sık anlatılır.
Dün baktım, Başbakan’ın başlattığı ‘kızlı-erkekli öğrenci evleri’ tartışmasından sonra sosyal medyanın da gündeminde.
Attığı tweet ile bu kıssayı sosyal medyanın gündemine sokan kişi, AK Parti Ankara Milletvekili Zelkif Kazdal.
Belli ki tartışmanın geldiği boyut onu da rahatsız etmiş.
Anlattığına göre konunun hem hukuki hem de dini ve ahlaki açıdan daha iyi anlaşılması için bu kıssayı paylaşmış.
“Orada (tweet’te) değersel açıdan anlattık. Üç tane ayet koyduk. Mesken dokunulmazlığı orda çok açık; izinsiz olarak bir eve girilemeyeceği... Hz. Ömer o zaman devlet başkanıydı. Sıradan İslami duyarlılığı olan birisi olarak eve girmiyor... Bir devlet başkanı suç olduğunu düşündüğü bir olaya şahit oluyor. Ona müdahale etmeye kalkıyor. O kıssa bu özelliği taşıdığı için çok önemli.”
Peki, Kazdal öğrenci evleri ile ilgili ne düşünüyor?
“Böyle bir ayrım yapamazsın ki... 18 yaşını geçtikten sonra ‘öğrenci evi’ diye bir şey mi var? Tutmuş delikanlı evini, oturuyor. Bu işin ayrımı yok. Suç yoksa, adli bir vaka yoksa bu işin ayrımı olmaz.”

* * *

Elbette AK Parti içerisinde herkes Kazdal gibi düşünmüyor.
Mesela Bekir Bozdağ, Başbakan’ın rahatsız olduğu bir konuda yasal düzenleme yapabileceğine inanıyor.
Peki ama nasıl?
Henüz nasılın cevabı yok.
Ama şu sorunun cevabı net.
Hz. Ömer gibi hiddetli de olsanız öğrencilerin kaldığı evlere, insanların özel hanesine dokunamazsınız.
Dokunursanız dinen onlar bir, siz üç kere kusurlu olursunuz!
Ayrıca AİHM kararları ve anayasa ortada.
Eğer ortada bir suç yoksa...
“Hiç kimse özel hayatın gizliliğine, haneye dokunamaz.”
Nokta.