Hani insanları fişlemek suçtu!

Adana'da Mahir Çayan ve arkadaşları için eylem yapan kişiler hakkında dava açan savcı, iddianamede polisin zanlılar hakkında fişlemelerinden açıkça bahsetti

İSMAİL SAYMAZ

İSTANBUL - Adana’da, Mahir Çayan ve dokuz arkadaşının 1972 yılında Tokat’ın Kızıldere köyünde güvenlik güçleriyle girdikleri silahlı çatışmada öldürülmelerinin yıldönümünde yürüyüş yapan, 23 kişiye ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla dava açıldı. İddianamede, iki şüphelinin poliste fişlemesi olduğu açık bir şekilde yer aldı. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’ suçunu düzenleyen 135. maddesine göre 4,5 yıla kadar hapis gerektiren ‘fişleme’ suçunun halen işlendiği gerçeği, bu iddianameyle resmi ağızdan itiraf edilmiş oldu.


Eski Türkiye Halk Kurtuluş Partisi / Cephesi (THKP/C) lideri Mahir Çayan ve dokuz arkadaşının 30 Mart 1972’de Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idamdan kurtarılması için üç yabancı teknisyeni kaçırıp Tokat’ın Kızıldere köyünde silahlı kuvvetlerle girdikleri çatışmada öldürülmesinin 28. yıldönümünde, Adana’da çok sayıda sol grup yürüyüş yaptı. Adana Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianameye göre, yürüyüş esnasında, “Emniyet görevlilerince tanınmaktan olan” İbrahim Halil Yaylacı, Mahir Çayan’ın ve gruptaki diğer kişilerse Çayan’ın dokuz arkadaşının fotoğraflarını taşıdı, sloganlar attı ve grubu yönlendirdi.

Sözde zafer işareti!
Grup İnönü Parkı’nda saygı duruşunda bulundu. Bu esnada savcıya göre, ‘Bazı şahısların ellerini yumruk yaparak havaya kaldırdıkları, bazı şahısların ise İngilizce ‘Victory’ kelimesinden doğan ve sözde zafer işareti olarak kabul edilen el işaretini yaptıkları’ belirlendi.
Eyleme katılan yaklaşık 50 kişiden 23’ü gözaltına alındı. 22 yaşındaki Bertem Orkun Çağatay, 21 yaşındaki Hüseyin Engin Sakın ve 31 yaşındaki Gülbahar ÖzYıldız tutuklandı.
İddianamede, şüphelilerin her birinin emniyet arşiv bilgisine de yer verildi. Buna göre, 23 şüpheliye 24 Kasım 2009’dan 9 Mart 2010’a kadarki ‘izinsiz gösteri yapmak, basın açıklaması düzenlemek, afiş yapıştırmak ve bildiri dağıtmak’ gibi çeşitli ‘suçlar’ nedeniyle Kabahatlar Kanunu çerçevesinde, her biri 143 TL olmak üzere toplam 69 ceza kesildi. Böylece, bu eylemler karşılığında devletin göstericilerden elde ettiği gelir, yaklaşık 10 bin TL’ye ulaştı.
Savcı, iki şüpheli hakkında ‘Emniyet tarafından tanınmakta olan’ ifadesini kullanırken iddianamenin sonunda Adana’da sol görüşlülere yönelik olarak, “Şüphelilerin benzer eylemlere katıldıkları, bu hususta fiş ve yargılamam kayıtlarının bulunduğu belirlenmiştir” dedi.

Savcı cezayı 10 yıla çıkardı
İddianamade, 23 sanık hakkında ‘terör örgütü propagandası’ iddiasıyla beş yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Cuma günü yapılan ilk duruşmada tutuklu üç sanık tahliye edildi. Fakat savcı aynı duruşmada mütalasını da verdi.
Mütalada tahliye edilen sanıklardan Berkem Orkun Çağatay ve Gülbahar Özyıldız için istenilen ceza miktarı arttırılarak terör örgütü üyeliğinden 10 yıla diğer sanıklara ise terör örgütü propagandasından 5 yıla kadar hapis cezası istendi. duruşmada sanık avukatları fişleme ifadesini kayda geçirdi.


    ETİKETLER:

    Deniz Gezmiş