scorecardresearch.com

Hani insanları fişlemek suçtu!

21/06/2010 07:32
Adana'da Mahir Çayan ve arkadaşları için eylem yapan kişiler hakkında dava açan savcı, iddianamede polisin zanlılar hakkında fişlemelerinden açıkça bahsetti

İSMAİL SAYMAZ

İSTANBUL - Adana’da, Mahir Çayan ve dokuz arkadaşının 1972 yılında Tokat’ın Kızıldere köyünde güvenlik güçleriyle girdikleri silahlı çatışmada öldürülmelerinin yıldönümünde yürüyüş yapan, 23 kişiye ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla dava açıldı. İddianamede, iki şüphelinin poliste fişlemesi olduğu açık bir şekilde yer aldı. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’ suçunu düzenleyen 135. maddesine göre 4,5 yıla kadar hapis gerektiren ‘fişleme’ suçunun halen işlendiği gerçeği, bu iddianameyle resmi ağızdan itiraf edilmiş oldu.


Eski Türkiye Halk Kurtuluş Partisi / Cephesi (THKP/C) lideri Mahir Çayan ve dokuz arkadaşının 30 Mart 1972’de Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idamdan kurtarılması için üç yabancı teknisyeni kaçırıp Tokat’ın Kızıldere köyünde silahlı kuvvetlerle girdikleri çatışmada öldürülmesinin 28. yıldönümünde, Adana’da çok sayıda sol grup yürüyüş yaptı. Adana Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianameye göre, yürüyüş esnasında, “Emniyet görevlilerince tanınmaktan olan” İbrahim Halil Yaylacı, Mahir Çayan’ın ve gruptaki diğer kişilerse Çayan’ın dokuz arkadaşının fotoğraflarını taşıdı, sloganlar attı ve grubu yönlendirdi.

Sözde zafer işareti!
Grup İnönü Parkı’nda saygı duruşunda bulundu. Bu esnada savcıya göre, ‘Bazı şahısların ellerini yumruk yaparak havaya kaldırdıkları, bazı şahısların ise İngilizce ‘Victory’ kelimesinden doğan ve sözde zafer işareti olarak kabul edilen el işaretini yaptıkları’ belirlendi.
Eyleme katılan yaklaşık 50 kişiden 23’ü gözaltına alındı. 22 yaşındaki Bertem Orkun Çağatay, 21 yaşındaki Hüseyin Engin Sakın ve 31 yaşındaki Gülbahar ÖzYıldız tutuklandı.
İddianamede, şüphelilerin her birinin emniyet arşiv bilgisine de yer verildi. Buna göre, 23 şüpheliye 24 Kasım 2009’dan 9 Mart 2010’a kadarki ‘izinsiz gösteri yapmak, basın açıklaması düzenlemek, afiş yapıştırmak ve bildiri dağıtmak’ gibi çeşitli ‘suçlar’ nedeniyle Kabahatlar Kanunu çerçevesinde, her biri 143 TL olmak üzere toplam 69 ceza kesildi. Böylece, bu eylemler karşılığında devletin göstericilerden elde ettiği gelir, yaklaşık 10 bin TL’ye ulaştı.
Savcı, iki şüpheli hakkında ‘Emniyet tarafından tanınmakta olan’ ifadesini kullanırken iddianamenin sonunda Adana’da sol görüşlülere yönelik olarak, “Şüphelilerin benzer eylemlere katıldıkları, bu hususta fiş ve yargılamam kayıtlarının bulunduğu belirlenmiştir” dedi.

Savcı cezayı 10 yıla çıkardı
İddianamade, 23 sanık hakkında ‘terör örgütü propagandası’ iddiasıyla beş yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Cuma günü yapılan ilk duruşmada tutuklu üç sanık tahliye edildi. Fakat savcı aynı duruşmada mütalasını da verdi.
Mütalada tahliye edilen sanıklardan Berkem Orkun Çağatay ve Gülbahar Özyıldız için istenilen ceza miktarı arttırılarak terör örgütü üyeliğinden 10 yıla diğer sanıklara ise terör örgütü propagandasından 5 yıla kadar hapis cezası istendi. duruşmada sanık avukatları fişleme ifadesini kayda geçirdi.

ETİKETLER:

Deniz Gezmiş

,

haber

http://www.radikal.com.tr/1003763100376314

YORUMLAR
(14 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Güvenlik güçleri, yargı güçleri tüm toplumun emrinde olmalı! - One Minute

Hiç bir cemaatin, hocaefendinin, tarikatın, dini kuruluşun, vakıfın, yabancı ülkenin, zümrenin, sınıfın etkisinde olmamalı, kalmamalı. Yoksa... Bunun içinden çıkılamaz.

Fisleme ve dinleme - kilic1957

En gelismis demokrasilerde bile egemenlerin kendi cikarlarini korumak icin insanlari fislendigi bir dünyada türkiyede fislemenin suc oldugunu söylemek sadece safliktan baska birsey degildir.Fisleme türkiyede en agir yasalarda cikarilsa bile devam edecektir.Tipki insanlarin dinlendigi gibi

düşünce - bulentyucel1

bu ülkede hiçbirşey yapamasınız 5 vakit namaz kılın şükür edin bu dünya için değilde öbür dünya için yaşayın..:)düşünemesin,hakkını arayamasın araştıramasın bugün bu ülkede göz altında ölümler vede düşüncelerinden dolayı yakılanlar varsa bunun suçlusu hep cahiliktir vede insanları aç bırakıp sükür öbür dünya gibi bu dünyadan ayıran faktörlere inandırarak hiçbir zaman gerçeği görmelerine engel olacaktır akp biz ne yapsak haklıyız adamalarınımızı devlettin en üst merdebesine,memur,vali yaparak ileride iran rejimi gibi mola devrimi olursa bu ülkede hiç sanşmam bulentyucel1@hotmail.com

Totoliter bir ülkeden ne beklenebilir ki? - cl_o_sf_32

Bu arkadaşların fişlenmesi bu ülkede gayet normal bir şekilde karşılanmalıdır.Aynı durumu bende yaşıyorum.Anadilde eğitimle ilgili yapılan bir basın açıklamasını uzaktan seyretmeme rağman ve her hangi bir şekilde her hangi bir siyasi kurum veyahut kuruluşun siyasi propagandasını yapmamama ve ayrıca kamera kayıtlarında suçsuz olduğum çok açık bir şekilde anlaşılmasına rağmen bana soruşturma açıldı.Açılan bu soruşturma benim açımdan mahkemelik oldu ve hayatım boyunca tanımadığım,görmediğim insanların yanında mahkemeye girip onlarla birlikte yargılandım.Şu an hakkımda istenilen 10 ay ile 7 yıl arasıdır.Açık söylemek gerekirse ben bu olaydan sonra empati kurmaya başladım ve diğer insanların bu devlete karşı ne kadar haklı olduklarını gördüm.Bu tür totoliter ülkelerde bu tür olayların yaşanmasını,düşünce özgürlüklerinin kısıtlanmasını gayet doğal bir şekilde karşılamak lazım.

Herkes için adalet olmalı - D15162064

Demokrasi ve insan hakları aşığı HSYK VE Yargıtayımız şu işe de bir el atsa! Olur mu acaba

ya benim gibi ya hiç - romina

baştakiler resmen insan düşüncesine yön vermek istiyorlar. sirklerdeki fillerin eğitimi gibi, filler nasıl istenileni yapmazlarsa sidetlii cezalar maruz kalırlarsa, günümüzde düşünen az sayıda insan da sistem gibi düşünmüyorsa ağır bedellere maruz kalıyorlarlar... işkence görüyorlar. sistem ya benim gibi düşünürsün diyor yada sonuçlarına katlanırsın

Sad but true - gokkurt

Acı ama gerçek...Şu anda yaşadığım memlekette (Almanya'da) karımla ayni üniversitede doktora yapan ve benim de tanıdığım, halı saha arkadaşım bir Lübnan'lı güvenlik sebebiyle her ay bir kere karakola gidip tekmil veriyor. Bir sebepten fişlenmiş ve Almanya'da kaldığı sürece bu böyle devam edecekmiş anlattığına göre. Geçenlerde Nuray Mert aynı şeyi İngiltere'nin kendi vatandaşları için yaptığından bahsediyordu...