Hapis, fakiri üzmez!

Faiz bile yok
Hukuk sisteminin yarattığı garipliklere çarpıcı bir örnek: Ankara'da, 2001'de haksız yere bir ay cezaevinde kalan seyyar satıcı Cemalettin Tatlıbal, 'üzüntüsünün karşılanabilmesi' için Ankara 3. Ağır Ceza'da açtığı davada sadece 50 milyon lira tazminata hak kazandı; üstelik faiz talebi reddedildi.
Avukata 700 milyon!
Gerekçede, Ankara'nın yoksul semtlerinden Çinçinbağları'nda oturan Tatlıbal'ın, 'ekonomik ve sosyal durumu'nun dikkate alındığı bildirildi. Tatlıbal'ın avukatı devletten, tazminatın 12 katı, yani 700 milyon lira vekâlet ücreti alacak.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Haksız yere bir ay hapis yattığı için devlete tazminat davası açan vatandaşa yalnızca 50 milyon lira tazminat ödenmesi yeterli bulundu. Mahkeme bu miktarı belirlerken, Ankara'nın en yoksul semtlerinden olan Çinçinbağları'nda oturan vatandaşın 'ekonomik ve sosyal durumu'nu dikkate aldığını bildirdi.
Haksız yere tutuklanan kişilere kayıpları oranında maddi ve duydukları üzüntüyü karşılamak amacıyla manevi tazminat ödenmesini öngören 466 sayılı yasanın uygulanmasına çarpıcı örnek oluşturan kararı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Ankara'da 31 Mayıs 2001 tarihinde gözaltına alınan
Cemalettin Tatlıbal 28 Haziran 2001 tarihinde tahliye edildi, ardından da suçsuz olduğu anlaşıldı ve beraat etti.
Tatlıbal bunun üzerine avukatı Can Kayhan aracılığıyla mahkemeye başvurdu ve yaşadığı üzüntünün karşılığı olarak devletten 3 milyar lira manevi tazminat istedi.
Davayı geçen hafta bitirebilen mahkeme, devleti kusurlu bularak mahkûm etti. Ancak, mahkeme vatandaşın bu nedenle yaşadığı üzüntüyü karşılamak için bir günlük hapse 1 milyon 770 bin lira değer biçti ve 28 gün için toplam 50 milyon lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Mahkeme, dava tarihinde Ankara'nın en yoksul semtlerinden Çinçinbağları'nda
(Yenidoğan) oturan ve seyyar satıcılıkla geçinmeye çalışan vatandaşa neden 50 milyon lira gibi düşük tazminatı yeterli gördüğünü kararında şöyle açıkladı: "... Ayrıca davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmıştır. Davacının tutuklu kaldığı süre, bu tutukluluktan duyduğu üzüntü, araştırılan ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak bu üzüntünün karşılanması için davanın kısmen kabulüyle kendisine 50 milyon TL. manevi tazminat takdirine, fazla talebin reddine karar verilmek sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır."
Böylece, devletin mağdur ettiği vatandaşlarının üzüntülerini gidermesinde ekonomik-sosyal durum kriter olarak alınmış, dolayısıyla, haksız tutuklanan
kişinin ekonomik ve sosyal durumunun iyi olması durumunda ödenecek tazminatın çok daha yüksek olacağına da işaret edilmiş oldu. Avukat Can Kayhan "Karara göre müvekkilim daha lüks bir semtte, diyelim Çankaya'da oturuyor, ekonomik durumu sosyal statüsü yerinde olsaydı mahkeme tazminatı daha yüksek belirleyecekti" dedi.
Kararda iki çarpıcı ayrıntı daha yer aldı. Bir aylık tutukluluk üzüntüsünü gidermek için 50 milyon tazminatı yeterli gördüğü vatanda-şın avukatına ise bunun tam 12 katı 700 milyon lira avukatlık ücreti ödenmesine karar verdi. Mahkeme, 50 milyonluk tazminata, faiz yürütülmesi istemini de reddetti. Avukat Can Kayhan, kararın değişmemesi halinde ise AİHM'ye
başvuracağını açıkladı.