Hapisten bir kişi daha tabutla çıktı

Cezaevinde üç yıl önce cilt kanserine yakalanan, ailesi ve avukatlarının tüm girişimlerine rağmen tahliye edilmeyen İsmet Ablak, dün tedavi gördüğü, Erzurum'daki hastanenin bodrum katında bulunan mahkûm koğuşunda öldü



İSTANBUL - Cilt kanserine yakalanan, midesindeki rahatsızlık nedeniyle de 30 kez ameliyat geçirmesine karşın tahliye edilmeyip Erzurum Atatürk Üniversitesi Süleyman Demirel Tıp Merkezi Sağlık Araştırma Uygulama Merkez Müdürlüğü Hastanesi’nin ‘mahkûm koğuşu’nda tutulan İsmet Ablak dün yaşamını yitirdi.
PKK davasından hükümlü İsmet Ablak, üç yıl önce cilt kanserine yakalandı. Bu hastalıkla mücadele eden Ablak, aynı zamanda da midesinden 30 kez ameliyat oldu. Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Ablak, sağlık raporlarına karşın tahliye edilmedi. Haziran ayında Erzurum Atatürk Üniversitesi Süleyman Demirel Tıp Merkezi Sağlık Araştırma Uygulama Merkez Müdürlüğü Hastanesi’nin ‘mahkûm koğuşu’na nakledildi.

Bodrum katta ‘tedavi’
Ancak avukatlarına göre hastanenin güneş görmeyen, havalandırması ve penceresi bulunmayan bodrum katındaki bu koğuşunda ablak git gide ölüme yaklaşıyordu. Yakınları tedavinin kötü şartlarda yapıldığını, Ablak’ın psikolojisinin bozulup, sağlığının kötüye gittiğini duyurmak istedi ama olmadı. Dün günün ilk saatlerinde Ablak yaşama veda etti.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ablak’ın ölümü üzerine yaptığı açıklamada, günlerdir ağır sağlık koşullarıyla mücadele eden tutuklu ve hükümlülerin listelerini yayımladıklarını ve serbest bırakılmalarını istediklerini belirtti.
Nur Birgen’in başkanlığını yaptığı, Susurlukçu İbrahim Şahin’i cezaevinden kurtaran Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nin raporlarının dikkate alınmamasını isteyen hukukçular açıklamada şöyle dedi: “Hükümlülerin sağlık nedeniyle serbest bırakılması kararını verecek Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi ise, İbrahim Şahinlere, Arif Doğanlara özgürlük raporları verirken, diğer hükümlülere ise ‘hastanede ölsünler’ anlamına gelecek raporlar veriyor. Hükümlülere ilişkin objektif kriterlerden yoksun ve taraflı hazırlanan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporları dikkate alınmamalıdır. Üniversite hastanelerinden alınan bağımsız ve objektif raporlar dikkate alınmalı, hasta tutuklu ve hükümlüler özgürlüklerine ve sağlıklarına bir an önce kavuşturulmalıdır.” (Radikal)

Onlar da cezaevinde tedavi bekliyor
Türkiye’de şu anda sağlık sorunlarıyla mücadele eden çok sayıda tutuklu ve hükümlü var. Durumu ciddi olanlardan bazıları şöyle

Güler Zere: Ağız kanseri. Beş doktor raporu ‘tahliye edilsin’ diyor ama Adli Tıp 3 İhtisas Dairesi ‘infazı hastanede devam edebilir’ dedi.

Samet Çelik: Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde hükümlü kan kanseri tedavisi görüyor.

Aynur Epli: Bağırsak kanseri nedeniyle Diyarbakır’da tedavi görüyor.

Erol Zavar: Sincan 1 nolu F Tipi’nde hükümlü. Mesane kanseri.

Gazi Dağ: Antalya E Tipi. Belden aşağısı felçli.

Gülezar Akın: Adıyaman E Tipi Cezaevi’nde , hipofiz bezi tümörü var.

Halil Güneş: Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde. Kemik kanseri.

Halil Yıldız: Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde. 82 yaşında,yardımsız yaşamını sürdüremiyor.

İsmet Ayaz: Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi’nde. ‘Çölyak’ hastası, bedeni 10 yaşında çocuk gibi.

Memduh Kılıç: Kırıklar 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde. Ağır siroz hastası.

Nizamettin Akar: Muş E Tipi Cezaevi’nde. Gırtlak kanseri