'Hasankeyf'te her şey bitmiş değil'

Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Baraj Projesi, 1 milyar 200 milyon avroluk kredinin tekrar bulunmasıyla yine gündemde. Barajın yapılacağı yörede, dört köyün istimlak çalışmaları neredeyse bitti.
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Baraj Projesi, 1 milyar 200 milyon avroluk kredinin tekrar bulunmasıyla yine gündemde. Barajın yapılacağı yörede, dört köyün istimlak çalışmaları neredeyse bitti. Raman Dağı eteklerindeki 'yeni Hasankeyf'in inşaatı başladı. Batman'a 35 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezinde, baraj inşaatının bugün yarın başlayacağı konuşuluyor.
Tarihi 12 bin yıl öncesine dayanan, Sümerler, Asurlar, Eyyubiler, Romalılar da dahil onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Hasankeyf'in korunmasını isteyenlerse öfkeli: "Bu iş oldubitti demeye getiriyorlar. Ama Hasankeyf için henüz her şey bitmiş değil."
GAP kapsamında planlanan Ilısu Barajı ve hidroelektrik santralı, Hasankeyf'in tarihi önemi nedeniyle uluslararası kamuoyunda da tartışma yaratmış, kredi veren yabancı kaynaklardan biri çekilince inşaat askıda kalmıştı.
Bellek kaybına karşı fotoğraf
Ancak Ilısu Konsorsiyumu'nu oluşturan Avusturya, Almanya ve İsviçreli firmaların 1 milyar 200 milyon avroluk krediyi buldukları yolundaki haberlerle durum yeniden değişti. Ardından kredi şartlarıyla ilgili 175 safyalık bir 'mutabakat zaptı' ortaya çıktı.
Sular altında kalacak evlerin, o evlerde yaşayanların 'bellek kaybı' yaşanmaması için tek tek fotoğraflanmasından, Hasankeyf'teki kazılarda yöre halkının çalıştırılmasına kadar pek çok maddesi bulunan 'mutabakat'ın şartlarından biri de 'Hasankeyf'teki tarihi eserlerin taşınarak korunması'ydı.
"Hasankeyf bir olgu, bir tarih, bir kültür" diyen Doğa Derneği Yerel Teşkilatlanma Koordinatörü Nuri Özbağdatlı'ya göre finansörlerin kredi verme şartı olarak öne sürdüğü bu maddenin karşılanmasına imkân yok. Çünkü, bölgedeki eserler toprak ve tuğladan. Dokunursan dağılacak bu eserleri taş eserler gibi kesip biçip taşımak olanaksız.
Olmayacak duaya amin
Ilısu Barajı inşaatının 'güya' geçen yıl 5 Ağustos'ta bizzat Başbakan Erdoğan'ın katıldığı bir törenle başladığını hatırlatan Özbağdatlı tepkili: "Bu iş artık bitti deniliyor. Böyle bir şey yok. Geçen yıl 5 Ağustos'ta da sadece balon uçurulmuştu. Daha önce kredi sağlayacağını açıklayan İsviçre bankasının neden çekildiği belli değil. Neden çekildiği net olarak bilinirse bu diğer kredi sağlayacağını açıklayan bankalar için de bağlayıcı olabilir."
Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi Koordinatörü Diren Özkan'sa baraj inşaatı konusunda daha 'kötümser' ama aynı zamanda daha 'kararlı'. Birkaç güne kadar baraj inşaatının başlayacağı bilgisini edindiklerini söyleyen Özkan, "Baraj inşaatının yapılacağı köylerde kamulaştırma çalışmaları başladı" dedi, "Mücadelemiz her zaman devam edecek. İmza mektupları hazırladık. Halkın imzaladığı mektupları kredi sağlayan ülkelerin büyükelçiliklerine göndereceğiz. Halkın içinden seçilen temsilciler de büyükelçiliklere iltica talebinde bulunacak. Amaç, 'Siz bizim tarihi yerlerimizin yok edilmesi için kredi sağlıyorsunuz, biz de sizin tarihi bölgelerinize yerleşmek istiyoruz' demek. Ağustos ayında bu başvurularımızı yapacağız."
Dönümü 3 bin YTL
Bölgede bunlar konuşuluyor, ama bir yandan da hazırlıklar sürüyor. Hasankeyf'i Yaşatma Derneği Başkanı, 'Çoban Ahmet' lakaplı Ahmet Akdeniz, barajın gövdesinin ve şantiyenin kurulacağı dört köyün (Ilısu, Ömerli, Karabayır ve Temelli) kamulaştırma çalışmalarının tamamlandığını anlattı:
"Susuz tarımın yapıldığı topraklar dönümü ortalama 3 bin YTL'den satın
alındı. Sulu tarım yapılan yerlerde DSİ ile köylüler mahkemelik. Toprağını satan köylü kimseyle konuşmuyor. Hasankeyf'in taşınacağı Raman Dağları'nın eteklerinde mahalleler belirleniyor."
'Eşmekaya gibi olur'
Hasankeyf'le ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki (AİHM) davaya müdahil olan Atlas Dergisi Genel Yönetmeni Özcan Yüksek'e göre Ilısu Barajı, DSİ'nin bir damla su veremeyen barajlarından biri olabilir:
"Baraj tamamlansa bile barajı açamazlar. Kamuoyu bilinciyle alakalı bir durum. DSİ bir damla su akmayan barajlar yaptı. 'Konya'da Eşmekaya Barajı neden durdu' diye sormak gerekiyor. Hasankeyf'in sular altında kalması tarihi ve doğal bir felaketle sonuçlanır" (Çevrecilerin tüm itirazlarına rağmen Konya'daki doğal Eşmekaya sazlıklarının üzerine kurulmaya çalışılan baraj, trilyonlar harcandıktan sonra, sulak alan kuruduğu için öylece bırakıldı).
Sezen Aksu'dan mesaj
Hasankeyf'le ilgili tartışmalara Sezen Aksu da resmi sitesinde yayımladığı yazıyla katıldı. Herkesi Hasankeyf konusunda duyarlı davranmaya çağıran Aksu yazısında şöyle dedi: "Hepimizin kökleri yatıyor Hasankeyf'te. İnsan olmanın ayrıcalığı var ise eğer, bu ayrıcalığın hakkını vereceğimiz zaman, bu zaman. Bunun farkına varmış toplumların temsilcileri, Hasankeyf katliamında rol almamak için çoktan geri çekildiler; çevre birliklerinin ve kendi kamuoylarının duyarlılığına seyirci kalmadılar. Bu insanlık suçuna dahil olmayalım lütfen."