Hasankeyf'te 'kara göründü'

Hasankeyf'te 'kara göründü'
Hasankeyf'te 'kara göründü'

10 bin kişiyi etkiliyor: Son kazılara göre tarihi 15 bin yıl öncesine dayanan Hasankeyf?te kurulacak Ilısu, 1820 metre uzunluğunda ve 135 metre yüksekliğinde bir baraj duvarıyla 300 kilometrekarelik bir alana yayılacak. Su havzası sadece antik Hasankeyf yerleşim alanını değil, 10 bin insanın yaşam ortamını da sular altında bırakacak. Hükümet barajdan enerjinin dışında, bölgede daha fazla sulama ve zirai gelişmeler bekliyor. FOTOĞRAF: SERKAN OCAK

55 yıldır yapılamayan Ilısu Barajı için çevreciler ve ünlülerden sonra Avrupa da 'yaygaracılar' arasına girdi. Alman, Avusturyalı ve İsviçreli finansörler krediyi çekti
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Hükümetin ‘yaygara’ olarak nitelendirdiği ‘Hasankeyf yok olmasın’ kampanyası sonuç verdi, Ilısu Barajı, 55 yıllık tarihinde bir kez daha ‘tıkandı’.  Batman’ın tarihi ilçesi Hasankeyf’in yüzde 80’ini sular altında bırakacak Ilısu Barajı’na finansal destek sağlayan Almanya, Avusturya ve İsviçreli kredi kuruluşları ‘kredi koşulları yerine getirilmediği’ gerekçesiyle anlaşmayı feshetti. ‘Biz değil hükümet lafta kaldı’ diyen çevreciler mutlu,  kararın siyasi olduğunu öne süren Çevre ve Orman Bakanlığı ise 1.2 milyar avro maliyetli baraj inşasında ısrarlı...

450 milyon avroluk şok
İlk projesi 1954’te hazırlanan  ‘Hasankeyf’e baraj’, dün çevrecileri sevindiren yeni bir dönemece girdi. Avusturya, Almanya ve İsviçre İhracatçı Kredi Kuruluşları ile DSİ Genel Müdürlüğü  (DSİ) arasında 15 Ağustos 2007’de imzalanan anlaşma, üç kredi kuruluşu tarafından feshedildi.
Alman Euler Hermes Kreditversicherung, Avusturyalı Kontrollbank ve İsviçreli Exportrisikoversicherung adlı resmi kredi kuruluşları ile DSİ Genel Müdürlüğü arasında imzalanan anlaşmada, kredi kuruluşlarının Türkiye’den beklediği şartlar, kültürel miras, çevre konuları, yeniden yerleşim, mali yapı ve kıyıdaş ülkeler başlıkları altında sıralanmıştı. Ancak geçen süreçte kredi kuruluşları bu şartlara uyulmadığını sık sık gündeme getirmişti. Türkiye’ye toplam 450 milyon avro kredi sağlayacak kuruluşlar en son 23 Aralık 2008’de Türkiye’ye, 89 kriterin yerine getirilmesi için 180 gün süre tanımıştı. Bu süre 6 Temmuz’da sona erdi. Kredi kuruluşlarının, www.serv-ch.com adlı internet sitesinde dün yayımlanan  açıklamada, ‘sigorta sözleşmesinde çevre, kültür mirasları ve çevredeki yerleşim birimleri ile ilgili maddelerde şart koşulan iyileştirmelerin verilen sürede tamamlanmamış olması’ nedeniyle anlaşmanın feshedildiği duyuruldu.
Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, daha önce yaptığı açıklamalarda, Hasankeyf’i koruma mücadelesi veren çevreciler için ‘hep laf laf’,  ‘yaygaracılar’ demişti. Avrupalı ülkelerin kredi vermekten vazgeçmesine çok sevinen çevre kuruluşları, Bakan’ın bu sözlerini hatırlattı. Doğa Derneği Kampanya Koordinatörü Erkut Ertürk şöyle dedi: “Ilısu Barajı’nı yapacak konsorsiyumun bir kez daha dağılmış olması, Ilısu projesinin baştan yanlış tasarlanmış bir fikir olduğunu bir kez daha kanıtlanıyor. Talebimiz, Türkiye’nin de bir an önce bu projeyi durdurmasıdır ve Hasankeyf’i UNESCO Dünya Mirası listesine dahil etmesidir. Verilen mücadele büyük bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Bakan Eroğlu’nun söylediği gibi ‘lafta kalmadı’, krediden vazgeçildi. Asıl hükümet kritereri yerine getirme konusunda lafta kaldı.” 

‘Avrupa sesimizi duydu’
Doğa Derneği Başkanı Güven Eken de, “Avrupa, Tarkan, Orhan Gencebay, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Sezen Aksu gibi fikir önderlerinin ve 100 bine yakın insanın sesini duymuştur” dedi.  Eken, kampanyalarının, Ilısu’dan vazgeçilene kadar süreceğini söyledi. Hasankeyfi Yaşatma Girişimi de sonucu ‘haklı mücadelenin büyük zaferi’ olarak yorumladı ve “Türkiye hükümeti Ilısu Barajı’nı, Avrupa ülkeleri geri çekilse dahi, yapacağını iddia ediyor. Ülkenin  teknik kapasitesi ve mali donanım bunun gerçekleşemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Hükümeti bu projeden vazgeçtiğini açıklayarak, Hasankeyf ve Dicle havzasını koruyacak kalıcı proje hazırlamaya davet ediyoruz” dedi.

Bakanlık: 47 kriter tamamdı

Kredi kuruluşlarının projeden çekilmesi haberinin ardından Çevre ve Orman Bakanlığı da bir açıklama yaptı. “Tamamlandığında gövde hacmi bakımından ülkemizin ikinci, kurulu güç ve yıllık enerji üretim kapasitesi bakımından da dördüncü büyük barajı olma özelliğini kazanacak Ilısu Barajı ve Hidroelektriksantralı’nın (HES)
inşasında yeni bir sayfa açılıyor”
diye başlayan bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“DSİ gerek askıya alınma tarihi öncesinde ve gerekse askı süresince yoğun faaliyetlerde bulunmuştur. Bugüne kadar 89 adet görev tanımının 47’si tamamlanmıştır. İnşaata başlanması gereken tüm görev tanımları başarıyla yerine getirilmiştir. Uzmanlar Komitesi (UK) bu faaliyetlerin başarıyla tamamlandığını belirtmişlerdir. Ancak kredi kuruluşları UK’nın vermiş oldukları raporların aksine görev tanımı faaliyetlerinin başarıyla tamamlanmadığını ileri sürerek sözleşmeyi fesih ettiklerini belirtmişlerdir. Bu UK’nın raporlarına uyum göstermemekle beraber siyasi bir karar olarak görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti olarak Güneydoğu Anadolu Projesi’nin kilit bir halkası olan gerek enerji gerekse sosyal kalkınmanın bir ateşleyici gücü olarak gördüğümüz Ilısu Barajı ve hidroelektrik santral projesinin yapımı kararlığımızın devam ettiğini önemle vurgulamak isteriz.”

Kuruluşlar neler istiyor?

Kredi kuruluşları ile Türkiye arasında 2006 tarihli Nihai Değerlendirme Toplantısı Mutabakat Zaptı’nda 89’u DSİ’nin kapsamına giren 153 maddelik  kriter belirlendi. 175 sayfalık mutabakattaki şartların bazıları: 
* Kültürel Varlıklar Komitesi, Hasankeyf’teki tarihi yapıların
başka yere taşınması ve Dicle havzasında arkeolojik çalışma yapmaktan sorumlu olucak. 
* Kültürel Varlıklar alt komitesinde, iki yabancı bağımsız bilirkişi, iki bağımsız milli bilirkişi, bir Kültür ve Müzeler Genel Müdürlüğü Temsilcisi, Kültür ve Müzeler Genel Müdürlüğü uzmanları ile çağdaş tarih, tarih öncesi, yontma taş devri arkeolojisinde master yapmış bilirkişiler, bir makine mühendisi, bir mimar-tarihçi yer alacak. 
* İhtiyaç duyulan işçilerin asgari yüzde 50’si projeden etkilenen insanlardan oluşturulacak. 
* Sular altında kalacak  köylerde yaşayanların geçmişlerinin unutulmaması için fotoğraflar çekilip
bilgiler hazırlanacak. 
* Bölgede arazi mülkiyeti adaletsizlikleri giderilecek.
Arazisi olmayanlara hükümet destek verecek. 
* Kredi şartları arasında, Türk hükümetinden üst düzey bir yetkilinin kıyıdaş ülke olan ve su hakları bulunan Irak ve Suriye’ye projeyi daha iyi anlayabilmeleri için Ilısu projesine ilişkin bilgi verecek.

Yılan hikâyesi 1954’te başladı

Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi (Ilısu Projesi ilk gündeme geldiğinde Adnan Menderes hükümeti işbaşındaydı. Geçen sürede 40 hükümet değişti.
1954:  Hasankeyf’i su altında bırakacak Ilısu Barajı projesi hazırlanmaya başlandı.
1971: Projenin ön hazırlık çalışmaları bitirildi.
1982: Kesin projeleri bitirildi.
1996: Finansmanın sağlanması için proje yap - işlet - devret modeliyle ihaleye sunuldu. Ama hiçbir şirket ihaleye girmedi. 

Birinci konsorsiyum
20 Mart 1997: Ilısu Barajı’nın yapımı amacıyla Bakanlar Kurulu kararı çıkarıldı. Projenin yapımı için Britanya, Avusturya, İsviçre ve İtalya’dan oluşan konsorsiyum kuruldu.
2002:  Lider şirketin çekilmesiyle konsorsiyum dağıldı. 

İkinci konsorsiyum
2004: Ilısu Barajı için Avusturya, İsviçre, Almanya ve Türkiye şirketlerinden yeni bir konsorsiyum oluşturuldu.
30 Ağustos 2005: Atlas ve Doğa Derneği’nin organize ettiği Hasankeyf’e Sadakat Treni, 300 yolcusuyla yöreye destek verdi. 
Nisan 2006: ‘Hasankeyf’e Sadaka’ imza kampanyası başladı. Binlerce kişinin imzaladığı dilekçeler Türkiye, Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümet başkanlarıyla Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu’na gönderildi.
Mayıs 2006: Avusturya, İsviçre ve Almanya hükümetleri, konsorsiyuma proje sorunlarını aktardı.
9 Temmuz 2006: Ilısu Barajı’nın temelinin 5 Ağustos’ta atılacağı Nurol tarafından bildirildi.
6 Ekim 2006: Nihai Değerlendirme Toplantısı Mutabakat Zaptı (FAM Protokolü) imzalandı ve DSİ kapsamında 89 adet görev tanımı yapılması uygun görüldü.
14 Ağustos 2007: DSİ ile Ilısu Konsorsiyumu arasında inşaat ‘yapım sözleşmeleri’ imzalandı.
15 Ağustos 2007: Kredi anlaşmaları imzalandı.
 20 Mart 2008: Ilısu Barajı uluslararası bilirkişi heyeti yayımladığı denetim raporunda baraj inşaatına vize vermedi. Ilısu Barajı’nın inşa edilebilmesi için gereken 153 ön şartı denetleyen uluslararası bilirkişi heyeti, bugüne kadar şartların hemen hiçbirinin gerçekleştirilmediğini belirtti.
2 Eylül 2008: Alman ‘Der Spiegel’ dergisi, Türkiye’nin gerekli şartları yerine getirmediği gerekçesiyle, Alman Hükümeti’nin Ilısu Barajı için kredi desteğini geri çekebileceğini yazdı. 
6 Ekim 2008: Kredi kuruluşları Türkiye’ye Çevresel Uygunsuzluk Bildirimi verdi ve kriterlerin yerine getirilmesini istedi.
2 Aralık 2008: İnşaatın başlaması için gerekli şartlar bitmeden iş makineleri çalışmaya başladı.
12-22 Aralık 2008: Ilısu Barajı’na kredi veren ülkelerden Avusturya ve Almanya projeden desteğini çektiğini açıkladı. 

180 gün ek süreç
23 Aralık 2008: Bölgedeki tüm çalışmalar askıya alınarak Türkiye’den beklenen kriterlerin yerine getirilmesi için 180 günlük ek süreç başlatıldı.
6 Temmuz 2009: Süreç bitti.
7 Temmuz 2009: Kredi kuruluşları anlaşmayı feshetti.