Hasankeyf'te umut

Ilısu Barajı konsorsiyumundaki İngiliz şirketi projeden çekildi. Konsorsiyum kredi garantisi alamadığı için Hasankeyf'in kurtulma umudu var.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - Tarihi Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Barajı konsorsiyumunda Merkezi Britanya'da olan Balfour Beatty şirketi, projeden çekildi. Bu gelişme Hasankeyf'in kurtulması umudunu doğurdu.
Balfour Beatty şirketi yetkilileri, yaptıkları açıklamada Ilısu projesindeki sosyal, çevresel ve ekonomik koşulları incelediklerini belirterek, "Bu konuda hâlâ çeşitli sorunlar bulunması ve bazı şartların oluşmaması şirketin bu projenin daha fazla sürdürülmemesi gerektiğine inanmasına neden oldu" diye konuştu.
İşi zora soktu
Balfour Beatty'nin projeyi bırakma kararı Britanya hükümetinin uluslararası kredi garantisi kararını yeniden gözden geçirmesine
neden oldu. Daha önce de şirket, Britanya hükümetine başvurarak yaklaşık 200 milyon sterlinlik kredi garantisi istemişti. Britanya tarafından hazırlatılan raporda, baraj inşasıyla 60 bine yakın kişinin evlerini terk edeceği belirtilmişti.
'Dava açarız'
Merkezi Londra'da bulunan Kürt İnsan Hakları Projesi Başkanı Ke- rim Yıldız, bu olayın kendileri açısından sevindirici olduğunu söyledi. Yıldız, Britanya'nın kredi garantisini onaylaması durumunda Yüksek Mahkeme'de dava açacaklarını belirterek, "Bu karar iki yıl önce verilmeliydi. Biz İngiliz hükümetinden barajın yapılması durumunda dört ko-nuda sorunlar doğacağını ve onaylamaması gerektiğini istedik" dedi.
Yıldız, dört konuyu şöyle sıraladı:

  • "Birincisi; bölgedeki 78 bin kişi yerlerinden edilecek ve bunlar için bir yerleşim planı yok.
  • İkincisi; bu konuda uluslararası şart olan halka sorulmadı. Yalnızca, deneyimi olmayan SEMOR adlı bir turizm şirketine anket çalışması yaptırdılar.
  • Üçüncüsü; bölgede halen OHAL şartları sürüyor. Bu durum da, uluslararası insan hakları örgütlerinin halka ulaşmasını zorlaştırıyor. Güvenlik sorunu var. Dördüncüsü de; Türkiye'nin komşu ülkeleri olan Suriye ve Irak'la suların paylaşımı konusunda anlaşmazlıkları var."
    Beş yıllık macera
    Yılan hikâyesine dönen Ilısu Barajı'nda şu gelişmeler yaşandı:
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 1996 yılında 'yap-işlet-devret' modeliyle ihaleye çıktı.
  • İhalede sonuç alınamayınca proje,
    İsviçre konsorsiyumu olan Sulzer Hydro ve Asea Brown Bowarie (ABB) Power Generator'a verildi. Konsorsiyum, İngiltere'den Balfour Beatty, İtalya'dan Impregilo, İsveç'ten Skanska ve Türkiye'den de Nurol, Kiska ve Tekfen'i yanına alarak iş bölümü yaptı.
  • Projedeki en önemli sorun, Dünya Bankası'nın 1984 yılından bu yana, GAP'ın hiçbir projesine kredi vermemesiydi.
  • İsviçre, 30 Kasım 1998'de 470 milyon
    İsviçre Franklık (yaklaşık 260 milyon dolar) bir kredi dilimini Sulzer Hydro ve ABB'nin kredi garanti istemini onayladı.
  • Bu garantinin işlerlik kaza-nabilmesi, projenin uluslararası standartlara uygun yürütülüp yürütülmediğini denetleyecek olan bir 'uluslararası gözlem heyeti'nin oluşturulmasına bağlıydı. Ancak Türk hükümeti 2000 yılında bu-nu içişlerine müdahale olarak kabul etti ve öneriyi reddetti.
  • Geçen yıl Skanska şirketi ihaleden çekildiğini açıklamıştı.