Hasankeyf'ten beş kat tarih çıktı

Hasankeyf'te iç kaleye doğru uzanan yolda antik dönem, Roma, Artuklu-Eyyübi, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait, beş farklı medeniyetin üst üste yükseldiği anlaşıldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam...

DİYARBAKIR - Hasankeyf'te iç kaleye doğru uzanan yolda antik dönem, Roma, Artuklu-Eyyübi, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait, beş farklı medeniyetin üst üste yükseldiği anlaşıldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam, "Beş kültürün eserleri ilk defa burada iç içe, üst üste tespit edildi" dedi.
Batman'ın Hasankeyf ilçesinde, Ilısu Barajı'nın suları altında kalması beklenen bölgede, toprak eşelendikçe, insanlık tarihinin farklı bir dilimi ortaya çıkıyor. Kazı Başkanı Uluçam 'Şahap Vadisi' de denilen antik yolla ilgili bulguları anlattı: "Burası antik dönemde şekillenmiş, daha sonra Romalılar iki tarafına dükkanlar kurmuş. Her iki yakadan kaya kütleleri düşüp dükkânları harap etmiş, ancak yaşayanlar taşları oyup dükkânlaştırmışlar. Bu yıl binlerce ton taşı kırarak beş döneme ait katmanları ve antik yol boyunca sıralanan 42 dükkânı ortaya çıkardık. En altta MÖ 9. yüzyılda şekillendiğini düşündüğümüz kale yolu ve işlikler var. Daha sonra Roma döneminde yapılan dördüncü kale kapısı ve anıtsal kentlerin hepsinde, özellikle de liman kentlerinde görülen, etrafı sütunlu, revaklı altı adet Roma dönemi dükkânı çıktı. Üçüncü katmanda Artuklu Camisi, dördüncüde Osmanlı dönemi mescidi ve Cumhuriyet döneminden de mezarlık var."
Kazı ekibinin bulgularından biri de, Hasankeyf Kalesi ve kaya kitlesinin geçmişiyle ilgili. Uluçam, "Kale ve kaya kitlesinde, en eski buluntu, M.Ö. 9'uncu yüzyıldan. Ama Dicle kenarındaki höyüklerde 12 bin yıl önceye ait bulgulara rastlanılıyor" dedi.
'Önce kayalar sonra insanlar göçtü'
Kazı sonuçlarına ve Prof. Dr. Uluçam'ın verdiği bilgilere göre kale bölgesi, antik çağda 50-60 bin kişinin yaşadığı büyük bir yerleşimdi. Kayaların göçmeye başlamasıyla insanlar burayı terk etti. Geriye kalan bölüm, Ortaçağ'da İç Kale halini aldı.
Hasankeyf'te İslam döneminde yerleşim dört halife döneminde başladı. Kente asıl kimliğini verense 1100'lerde Artuklular oldu. Mardin ve Amid (Diyarbakır) Artuklulara 130 yıl başkentlik yapan Hasankeyf'e bağlıydı. Kentte Moğol izlerine de rastlanıldı. İç Saray'daki iki büyük yangın, Hülagu istilası sırasında, kentin tamamen yakıldığını düşündürdü.
Ilısu Barajı'nın 'gölgesi' altında, kurtarma kazılarını sürdüren Prof. Dr. Uluçam'ın sıkıntısı, her yere ulaşamamak: "Kamuya ait alanlarda kazılar bitmek üzere. Özel mülkiyet alanları içinse yargı sürecini bekliyoruz. Hasankeyf kültürünü ortaya çıkarmak, esas dip tarihe ulaşmak için bu gerekli."
Hasankeyfliyse hem baraj hem de bir çivi çakmayı yasaklayan sit kararlarından dertli. Roma dönemindeki meslektaşları gibi mağarada esnaflık yapan Murat Yılmaz "Hasankeyf 1986'da sit ilan edildi. Bir eve dokunmak bile yasakken tüm kenti sualtında bırakmak yasak değil, anlayamıyoruz!"