Haşim Kılıç: Anayasa eşittir, insanlık onuru

Haşim Kılıç: Anayasa eşittir, insanlık onuru
Haşim Kılıç: Anayasa eşittir, insanlık onuru
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Manisa Barosu'nun davetlisi olarak geldiği kentte, Belediye Kültür Sitesi Lale Salonu'nda, 'Anayasal Haklar ve Hürriyetler' konulu konferansa konuşmacı olarak katılıp, önemli açıklamalarda bulundu

MANİSA - Konuşmasına 'İnsan nedir?', 'Hakları nedir?' diye ikiye ayırarak başlamak istediğini belirten Kılıç, "İnsanı değerli kılan da eşrefi mahluk olmasıdır. İnsan dendiği zaman insan onuru, insanlık onuru, akla gelmektedir. Bu onurun içini de açmak gerekiyor. Bunun altında sadece insan hak ve özgürlüklerini görebilirsiniz. Devlet olarak, sahip oldukları bu temel hak ve özgürlüklerini en geniş anlamda bu insanlara yaşatabiliyorsanız, onurunu yüceltiyorsunuz demektir. Anayasa dendiği zaman eşittir, insanlık onuru olarak algılıyorum. Temel hak ve özgürlükler bu kadar önemli. Bunların içinde öne çıkan, doğuştan sahip olduğumuz devredilemeyen haklar, bu onurun önemini göstermektedir. Yaşama hakkı, düşünce ve inanç hakkı, düşüncelerini ifade etme özgürlü ilk planda sayabileceğim haklar içindedir. İnsan düşünüyorsa vardır, düşünmüyorsan yok. Bu sadece düşünmek değil, bu düşüncenin beyinlerde kafalarda kalması. Bunların dışarıya yansıtılması, dış dünyayla paylaşılması. İfade özgürlüğü bu kadar önemli. Arkasından inanç özgürlüğü geliyor. Eğer düşünceler kafalarda kilitliyse inançlar kalplerde kilitliyse bu inanç özgürlüğü yoksa bunun anlamı yok. İnandığımız gibi yaşayabiliyorsak, yaşamanın anlamı vardır. Devletin tahsis ettiği, devletin güvence altına aldığı bu kavramın çok büyük anlamı vardır. Bunları dışarıya çıkaramıyorsanız sizin özgürlükle bir alakanız yoktur" dedi.

'LAİKLİK İLKESİNİ BİREYE VE TOPLUMA UYGULADIK'

Anayasa Mahkemesi gibi bir hakem organının başında bulunan biri olarak bazı şeyleri sansürleyerek aktarmaya çalıştığını belirten Kılıç, "Konuşurken sanki mayın tarlasında yürüyormuşum gibi çok dikkat etmemiz gerekiyor. Maçı seyredenler, taraf olduğumu düşünebilir, maçı izleyenler sahaya inmeye çalışabilir. Ama bazen iç dünyamızda yaşadığımız öyle şeyler var ki, o mayınlara basa basa gitmeye çalışıyorsunuz. İnançların beyinlerde düşüncelerin kalplerde kilitli olduğu günler yaşadık. Devletin laiklik ilkesini bireye ve topluma uyguladık. Bireye ve topluma müdahale ettik. Kitaplarda okutulan, anayasamızda yazan bu ilke böyle demiyordu. Bunların teminatıydı. Bunları temin etmek amacıyla konulmuştu. Türkiye 'de böyle olmadı, bütünleştirmek için öngörülen bu ülke, ayrışmanın bir aracı haline geldi. Bence, çok üzüntü verici bir şey. Bizler evrensel değerlerden uzaklaşarak, evrensellikle bağımızı kopardık. Kendimize özgü bir şey çıktı. Bu anlayışlarda bir takım sıkıntılar yaşattı bize" diye konuştu.

Anayasalar aslında iki bölümden oluştuğunu ifade eden Kılıç, "Birincisi devletin kimlik bilgilerinin yer aldığı birinci bölüm. Temel hak ve özgürlüklerin yer aldığı ikinci bölüm. Devletin teşkilatını ön gören üçüncü bir bölüm eklendi. İnsanlık onurunun yaralanan izleri ve işaretleri var. Ona kimse dokunamaz. Kim olursa olsun. Dokunmaması gerekiyor, dokunursa zalimlik yapmış olur. Biz zalimliği adaletsizlik olarak nitelendiriyoruz. Adaletten ayrılmışsa zalimlik yapıyordur. Adaleti sadece mahkeme başkanından, savcısından, hakiminden beklemeyin. Herkes adil olmak zorunda. Bu memleketi sonsuza kadar götürmek istiyorsak, adil olacağız. Renk, din, ırk, mezhep, gözetmeksiniz herkese karşı adil olmayı amaçlamalıyız" dedi.

'SADECE ANAYASA YAPMAK İLE SORUN ÇÖZÜLMEZ'

"Anayasa ve yasaların yazılı belgelerden kaynaklanan sorunlar olabildiği gibi bir de bunu uygulayanlardan kaynaklanan sorunlar ortaya çıkabilmekte" diyen Haşim Kılıç, şunları söyledi: "İki sorun var. Bugün, yeni anayasa yapılmaya çalışılıyor. Sorun sadece anayasa ile çözülmez. Hangi anayasaları yaparsanız yapın, bu sorunlardan kurtulamazsınız. Bunların içi evrensel değerler ile bütün dünyanın kabul ettiği haklara sahip şekilde de olursa olsun yine sorunlardan kurtulamazsınız. Yapılan anayasa ne kadar iyi olursa olsun, onları uygulayıcıları iyi olmadıktan sonra yaptığınız anayasanın bir faydası olmayacaktır. 4 parti eşit üye vererek bir komisyon oluşturdu. Komisyonun çalışma şartlarına baktığınız zaman pek mutlu olamıyorsunuz. Türk halkı, sivil toplum örgütleri görülmemiş bir şekilde yeni anayasanın oluşturulmasına destek verdi. Çok güzel çalışmalar yaptılar, güzel projeleri meclise gönderdiler. Aynı çalışmayı, çalışmanın sonuçlarına baktığımız zaman göremiyorum. Bu ivmeyi başarıyla sonuçlandırmak zorundayız. Bu demek değil ki, olmazsa dünya batacak. Ama 2011 seçiminden sonra halkı yeni anayasa konusunda ümitlendirdiler. Türkiye'nin anayasa tarihine baktınız zaman halkın karıştığı bir anayasanın olmadığını görüyorsunuz. Alkışlayacağız bir tek anayasa 21 anayasası diyebilirsiniz. Onu da bir kenara bırakacak olursanız. Halkı göremiyorsunuz. Bu hak, halkın hakkıdır."

'TERÖRE KARIŞMAYAN PARTİ ARTIK KAPATILMIYOR'

Geçmişteki parti kapatmalarına da değinen Kılıç, "1990'dan 2000 yılına kadar 19 parti kapatıldı. Artık teröre bulaşmayan bir partinin kapatılmıyor. 2000'li yıllardan sonra bu noktadan sonra düşünceler ve ifadeler tamamen değişti. Bugün, şiddete ve teröre bulaşmadığı sürece insanın her şeyi söyleyebileceğini kabul eden bir Anayasa Mahkemesi var. Bir vekilin meclise başörtüsüyle girmesinden dolayı onu odak kabul ettik ve partiyi kapattık. Gelinen noktada zora, teröre ve şiddete başvurmadığı sürece insan istediğini söylesin. Bugün bunlara bulaşmayanlar elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyor. İnançların düşüncelerin teminatı olduğumuz kadar bu devletin de teminatı olduğumuzu kimse aklından çıkarmasın. Yeri geldiği zaman görevimizi yaparız. 2000'li yıllardan sonra bir tek parti kapatıldı. O da teröre bulaştığı için. 14 partinin kapatılma istemi iptal edildi. Bu da özgürlüğün geldiği noktanın en büyük göstergesidir. Milyonlarca insanın fişlenmesini bir kenara bıraktık" dedi.

'ÇERÇEVE ANAYASA YAPILMALI'

Yeni Anayasa'nın 'çerçeve' şeklinde olması gerektiğini savunan Kılıç, "Bu anayasanın içini yasama, yürütme ve yargının doğru düzgün bir biçimde doldurması lazım. Böyle olunca sık sık anayasa değiştirmeye ihtiyaç kalmaz. Yoksa 3 günde bir anayasa değişikliği yaparsınız. Anayasa değiştirmekten yorgun düştük. Adam gibi yapacağız, gelecekte çocuklarımıza bırakacağız" dedi.

Kılıç'a konuşmasının sonunda Manisa Baro Başkanı Zeynel Balkız tarafından üzerinde Manisa lalelerinin bulunduğu kabartma bir tablo armağan edildi. Konferansı, Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz, MHP 'li Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Adalet Komisyonu Başkanı Halil İbrahim Limoncuoğlu, Manisa Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nehir Aydın, İzmir Bölge Başsavcısı Celal Kocabaş, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, avukatlar ve vatandaşlar izledi.(dhaMehmed Hakkı Özbayır-Evren Kasırga)