Hassasiyet diye haklar kurban edilemez

Haber: MİRAY ÇİMEN / Arşivi

ANKARA- DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, toplumsal hassasiyetleri iyi bildiklerinin altını çizerek, “Ama Türkiye ’nin hassasiyetleri, Türk halkının hassasiyetleri denilerek Kürt halkının hakları kurban edilemez” dedi.
Önceki gün başlayan “Demokrasi ve Barış Konferansı” dün tamamlandı. Konferansta konuşan Türk, acılı süreçlerden sonra barışın konuşulmasının önemine vurgu yaparak, “Devletin zihniyetinde bir değişimin olmaması bizleri kaygılandıran, endişeye sevk eden bir durum. Ancak halklarımızın mücadelesine, Ortadoğu’daki gelişmelere baktığımızda artık barışın kaçınılmaz olduğunu görüyoruz” dedi.
Toplumsal hassasiyetleri çok iyi bildiklerini ifade eden Türk, “Türkiye’nin ya da Türk halkının hassasiyetleri diyerek Kürt halkının hakları kurban edilemez. Adalet eşitlik hukuk mücadelesi olduğunu çok açık şekilde ortaya koymalıyız. Mücadelemizin, sadece Kürtlerin haklarıyla da sınırlı görmememiz lazım. Bütün kimliklerin, inançların mücadelesi ve Türkiye’nin yeniden yapılanması mücadelesi olarak görmeliyiz” diye konuştu.
BDP ’li Sırrı Süreyya Önder ise dün açıklanan konferansın sonuç bildirgesinin Abdullah Öcalan’a, hükümete, CHP ’ye, Çözüm Komisyonu’na ve Meclis Başkanlığı’na birer heyet aracılığıyla gönderilmesini önerdi. Önder, bildirgede CHP’ye de yer verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Sonuç bildirgesi açıklanmadan önce yaptığı konuşmada Önder şunları kaydetti: “CHP bizim bu süreçte birlikte yürümemiz gerektiği varsayılan bir parti. Burada gerek BDP’ye, gerek hükümete, gerek değişik çevrelere birçok eleştiri yöneltildi. En önemli eleştirinin sonuç bildirgesinde CHP’ye yöneltilmesini istiyorum. Bir davet yapılmasını ve Çözüm Komisyonu’na üye vermelerini, oradaki BDP’li üyenin tek başına kalmamasını diliyorum. Sayın Kılıçdaroğlu ’nun sürekli ‘Teörist başıyla aynı masaya oturdular’ lafına buradan çok net bir uyarı gelmesini diliyorum. Sayın Öcalan terörist başı değildir, bir halkın siyasi iradesidir.”
BDP’li Sırrı Sakık da uzun yıllar Kürtlerin silaha başvurmadığını vurgulayarak, “Ama son 30 yıldır Kürt gençleri kalktı, ‘Ey devlet one minute’ dedi. 30 yıldır bu kavga devam ediyor. Tüm halklara acı dolu yıllar yaşattı. İlk kez mücadeleden müzakereye dönüşen bir süreci yaşıyoruz” dedi.