Hasta çocuklar için 'bir umut yeşeriyor'

Lenfoma (lenf sisteminde oluşan bir tür kanser) olan Kaan Alacalı, Öğrenci Seçme Sınavı'na İstanbul Tıp Fakültesi'nde hazırlandı. Tıp fakültesinde okuyan bir öğrenci, ona okulda anlayamadığı konuları öğretti.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL- Lenfoma (lenf sisteminde oluşan bir tür kanser) olan Kaan Alacalı, Öğrenci Seçme Sınavı'na İstanbul Tıp Fakültesi'nde hazırlandı. Tıp fakültesinde okuyan bir öğrenci, ona okulda anlayamadığı konuları öğretti. 17 Haziran'daki sınav öncesi en büyük korkusu o gün soruları yanıtlayamayacak kadar hasta olmasıydı. Ama korktuğu başına gelmedi. Genetik mühendisi olmak isteyen Alacalı ÖSS'yi kazandı. Şimdi yerleştirme sonuçlarının açıklanması bekliyor.
Alacalı yalnız değil. Onun gibi 23 çocuk daha eğitimlerine İstanbul Tıp Fakültesi'nde devam ediyor. Burası, İstanbul'da eğitim veren beş hastane okulundan biri. İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı, doktorlar okula yardımlarını esirgemiyor. Ancak hasta çocukların onların dışında teşekkür etmeleri gereken biri var. O da 12 yıldır fakültenin hastane okulunda öğretmenlik yaptıktan sonra emekliye ayrılan Serpil Kara. 25 yıllık öğretmen Serpil Kara, emekli oldu ama hastane öğretmenliğinden vazgeçmedi. Kurduğu 'Bir Umut Yeşert Dayanışma Derneği'yle hasta çocukların aldığı eğitim kalitesini artırmaya çalışıyor. Kara, ilk iş olarak tıp fakültesi öğrencilerine ulaştı. Onları hasta çocuklara ders vermeye ikna etti. 25 doktor adayı şimdi 24 hasta çocuğa ders veriyor.
Eksik dersler tamamlanıyor
Çapa Tıp Fakültesi'nin çocuk acil bölümünün üçüncü katında bir derslikte toplanmış çocuklar eğitimlerini devam ettiriyor. Birkaç ay öncesine göre daha umutlu ve mutlular. Çünkü etraflarını saran onlarca öğretmenleri var. Tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi Orhun Ercan, 15 yaşındaki Derya'ya matematik çalıştırıyor. Derya artık hastanede yatmıyor ama sürekli diyalize geliyor. Derya, yıllardır geri kaldığı derslerine yetişmek için çalışıyor. Bir diğer köşede tıp ikinci sınıf öğrencisi Taner Buğra Tan, 17 yaşındaki Fatih Aksar'a faktöriyelleri anlatıyor. Fatih bağışıklık sistemindeki hastalık yüzünden son altı yılını hastanede geçirmiş. Bu yılın son birkaç ayında okulu Süleyman Nazif Anadolu Lisesi'ne düzenli gitmiş. Ancak eksiği çok. 11 yaşındaki lösemi (kan kanseri) hastası Şule Peru, bu çalışmanın kendisine moral olduğunu söylüyor. Bir yıldır lenfoma hastası olan 16 yaşındaki Raşit Fırat Deniz'in, lise ikinci sınıfta olması gerekiyor. Hastalığı buna engel olmuş. Açığını tıp fakülteli ağabey, ablalarından ders alarak kapatmaya çalışıyor.
'İmkânlarımız belli'
Ders veren doktor adaylarıysa hastanede eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğu kanısında. İstanbul Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Erdinç Genç, "Her şeyi devletten beklememek lazım. Dernekler, öğrenci kulüpleri çok şey yapabilir. Beş-altı kişi 20-30 öğrenciye çok rahat hizmet verebiliyoruz" diyor. Bir diğer doktor adayı, birinci sınıfta okuyan Şeyma İleri'yse şöyle konuşuyor: "Üç, beş senedir hastaneye gelen, hiç okula gidemeyen arkadaşlar var. Bu konuda çok eksiklik var. Elimizden geldikçe bunu kapatmaya çalışıyoruz. Ama imkânlarımız belli."
Ailelerin gözleri parlıyor
Zamanlarının çoğunu hastanenin küçücük odalarda geçiren, geceleri bahçedeki arabada yatan ailelere göre verilen eğitim çocuklarını hayata bağlıyor. Aileler çocuklarındaki değişimleri gözleri parlayarak anlatıyor. ÖSS'yi kazanan Kaan Alacalı'nın babası Ali İhsan Alacalı çocukların, eğitim sayesinde 'hayatın devam ettiğini fark ettiklerini' belirtiyor.
Hatice Arı, kızının aldığı derslerden sonra moralinin düzeldiğini, konuşmasının bile değiştiğini söylüyor. Gökhan Özçeli, "Kardeşim benden test kitapları istiyor. Bugün bunları öğrendim, sen yapabilir misin' diyor. Çok mutlu , bende mutlu oluyorum" diye konuşuyor. Hem büyük oğlu Fatih'in hemde küçük oğlunun hastalıkları yüzünden altı yıldır hayatlarını hastanede geçiren Mehmet Aksar, 'Bir Umut Yeşert Dayanışma Derneği'nin herkese umut verdiğini vurguluyor.
Derneğin desteğe ihtiyacı var
Emekli öğretmen Kara yapılan çalışmaların sürekli olabilmesi için elinden gelini ardına koymuyor. Ancak derneğin maddi desteğe ihtiyacı var. Şimdilik hasta ailelerinden, doktorların ve eğitimcilerin kendi ceplerinden harcadıkları parayla ayakta durmaya çalışıyorlar. Kara derslerin devamlılığını sağlamak ve çoğu bursla geçinmeye çalışan tıp fakültesi öğrencilerine katkı sağlamak için gençlere 75 YTL ücret verdiklerini söylüyor. Bu masrafı çıkarmak için Kara, eczaneleri tek tek dolaşarak bağış yapmalarını istemiş. Kara ve gençler çok heyecanlı "Başarmak için gereken enerji ve isteğimiz var. Tek eksik olan şey biraz maddi destek" diyor. Derneğe katkıda bulunan genç doktorlar fon bulmak için, AB projelerinin de kapılarını zorluyor. www.birumutyesert.org.tr sitesine girdiğinizde çıkan yazı derneğin amacını göz önüne koyuyor: "Her çocuk bir fidan, her fidan bir gelecektir."