Hastaneye zorunlu göç

Türkiye, 'çadır devri'nden bir kol boyu uzakta... Sağlık sebebiyle yaşadıkları yerlerden büyük şehirlerdeki hastanelere gelen dar gelirliler göçebe hayatı yaşıyor.

ADANA - Türkiye, 'çadır devri'nden bir kol boyu uzakta... Sağlık sebebiyle yaşadıkları yerlerden büyük şehirlerdeki hastanelere gelen dar gelirliler göçebe hayatı yaşıyor. Adana ve çevresine hizmet veren Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde olduğu gibi.
Günü hastane bahçesindeki banklarda, çimenlerde oturarak geçiren hasta yakınları, geceleri de otomobillerde ya da bahçeye kurdukları çadırlarda uyuyor.
57 yaşındaki İbrahim Alaca, Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde oturuyor. Yeşilkartlı olarak yattığı hastanede daha önce akciğer ameliyatı geçiren Alaca, rahatsızlığı nedeniyle nefes almakta ve konuşmakta güçlük çekiyor. Hanife Alaca ise "Doktorlar eşimin uzun süre ışın tedavisi görmesi gerektiğini söyledi. Haftanın belirli günlerindeki bu tedavi için memlekete her gün gidip gelmeye ne maddi durumumuz ne eşimin sağlığı el veriyor. Bu nedenle bu çadıra sığındık. Bir aydan beri burada yaşıyoruz" diyor.
Park ücreti bile fazla
Osmaniye'nin Kırmacalı Köyü'nden gelen Süleyman Ünaldı da, trafik kazası geçiren 19 yaşındaki oğlu Adem'in tedavisi için ailece çadırda. Eşi ve diğer oğluyla birlikte hastane bahçesinde 46'ncı günlerini doldurduklarını söyleyen Ünaldı, şöyle konuşuyor:
"Hastaneye, emanet otomobille geldik. Otomobili park ettiğimiz hastane otoparkına günde 3.5 milyon lirayı bulan park ücretini bulmakta zorluk çekince, çareler aramaya başladık. Otele gidecek paramız da olmadığından, hastane yakınına çadır kurduk. Tedavinin ne kadar süreceğini bilmediğimiz için bizim de bu çileyi daha ne kadar çekeceğimiz belli değil."