Havada kalan ceza

Aile içi şiddeti önleyen yasa altyapı eksiği yüzünden iyi uygulanamıyor. Verilen 'eve yaklaşmama' türü cezalar havada kalıyor. Polisin eğitimi de zayıf.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Medeni hukuk reformunun bir parçası olan ve Avrupa standartlarında hazırlanan Ailenin Korunmasına Dair Kanun, altı yıl önce yürürlüğe girdiği halde uygulamadaki sorunlar nedeniyle kadınlar lehine işlemiyor. Mahkemenin kadının güvenliği için kısa sürede tedbir kararı alması gerekirken, hâkimler kimi zaman kadından şiddeti kanıtlamasını isteyebiliyor. Polislerin tavrı ise dayak yiyen kadını kocasıyla uzlaştırmaya çalışmak. Böyle durumlarda kadın yeniden şiddet gördüğü evinin yolunu tutuyor.
Yaptırımlar tamam ama
1998'de yürürlüğe giren 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun evdeki herhangi bir bireye şiddet uygulayan kişiye, evden geçici süreyle uzaklaştırma, nafaka ödeme, iletişim kurmayı yasaklama gibi yaptırımlar öngörüyor. Karara uymayan kişi altı aya kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Aile içi şiddetin yüzde 80 oranında kadınlara uygulanması nedeniyle, daha çok kadının ya da çocuğun şiddetten korunması anlamını taşıyan yasada kadının tekrar şiddete uğrama ihtimaline karşı mahkemenin hemen karar alması gerektiği vurgulanıyor.
Yetkililer bilgisiz
İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi sorumlularından avukat Nurdan Düvenci, yasayı 'kazanım' olarak nitelendirirken, yaşanan örneklere bakıldığında yasanın şiddet gören kadın ya da çocuğu koruyamadığını söyledi. Altı yılın sonunda hâlâ yasadan habersiz polis ve hukukçuların olduğunu belirten Düvenci, şiddet uygulayan kocalara verilen 'evden uzaklaştırma' cezalarının basında şaşkınlıkla karşılanmasının yasanın sindirilemediğinin göstergesi olduğunu vurguladı.
Karakola giden kadına yasanın anlatılması, savcı ve polisin mahkemeye durumu bildirmesi gerektiğini anlatan Düvenci, şu bilgileri verdi: "Ancak tam tersine polisler kadını şiddet gördüğü eve geri gönderiyor ya da kocasıyla uzlaşmaya zorluyor. Bize başvuran birçok kadın, polise yaptıkları başvurudan sonuç alamayıp, çaresizlik içinde evine dönmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Can güvenliğinin sağlanacağına inanmadığı için hakkını arayamıyor. Durum mahkeye yansıdıktan sonra ise bu kez başka sorunlar yaşanıyor. Mahkeme kadından delil ya da rapor istiyor, koca ve tanığı dinlemek için duruşmayı bir-iki ay erteleyebiliyor. Bu süre içinde kadın kocasıyla aynı evde ve can güvenliği tehlikede yaşıyor."
Uzaklaştır ama tedbir al
Son yıllarda mahkemelerden 'kocayı evden uzaklaştırma' kararlarının daha fazla çıktığını belirten Düvenci, bunun tek başına çözüm olamayacağının altını çiziyor: "En fazla altı aylık uzaklaştırma verilebiliyor. Kadına zaman kazandırması açısından olumlu. Bu süre içinde kadın boşanma davası açabilir, yardım alabilir. Ama karara uyulup uyulmadığına bakmak lazım. Savcılığın kararı polis kanalıyla izlemesi gerekiyor. Kocası kadına ev dışında da şiddet uygulayabilir. Ya da sürenin sonunda koca döndüğünde şiddete devam edebilir. Bunu denetlemek zor. Avrupa'da olduğu gibi sosyal rehabilite merkezlerinin kurulması gerekiyor. ABD'de evden uzaklaştırılan kişi her gün rehabilite merkezine gitmezse, cezası ağırlaştırılıyor. Avrupa'da polisler eğitiliyor. Bizde de böyle olmalı."



Örnekler kötü
Uygulamada yaşanan sorunlar mahkeme kararlarıyla da sabit.
2003 yılında İstanbul'daki mahkemelerden çıkan kararlar sorunları gözler önüne seriyor:
  • Davacı kadın, şiddetin artması sonucunda yakınlarının yanına taşınıyor. Ancak, kocasının tehditleri devam ediyor. Evden çıkarken takip ediliyor ve dışarıda şiddetle karşılaşıyor. Mahkemeye verilen dilekçede, kocasının kadını kabloyla boğmaya çalıştığı belirtilerek, tedbir kararı verilmesi isteniyor. Mahkeme ise kadının istemini yeterli delil olmadığından reddediyor. Oysa yasada delil istenmeden tedbir kararı verilebileceği belirtiliyor.
    Göre göre şiddet
  • Gaziantep'te yaşayan Naile Kaya, kendisini ve çocuklarını dövdüğünü iddia ettiği kocasını savcılığa şikâyet etti. Kocası gözaltına alınıp, serbest bırakıldı. Ramazan Kaya eve döndüğünde eşini ve çocuğunu yine dövdü. İkinci kez gözaltına alınıp, tekrar serbest kaldı.