Hayaller küçüldü

Milli Piyango İdaresi'nin 'yılbaşı özel çekilişi'nde vereceği 5 trilyonluk büyük ikramiye bile krizden...
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Milli Piyango İdaresi'nin
'yılbaşı özel çekilişi'nde vereceği 5 trilyonluk büyük ikramiye bile krizden bunalan halka umut veremedi. Önceki yıllarda çekilişten önce birbiri ardına sıralanan büyük hayallerden şimdi eser kalmadı. Zor hayat koşulları hayallere de darbe vurdu.
'Büyük ikramiye size çıksa ne yaparsınız?' diye sorulan vatandaşlar, borcunu kapatmasına
yarayacak birkaç milyara razı olmuş durumda.
Kuruştan trilyona
Osmanlı döneminde 1889 yılında düzenlenen piyango çekilişinde büyük ikramiye 15 bin 500 kuruşken, 113 yıl sonra yılbaşı özel çekilişi 5 trilyon liraya yükseldi. Bu yıl 'Almazsanız çıkmaz' sloganıyla piyasaya sürülen ve çok büyük ilgi gören piyango biletlerini alanların öyküleri ve hayalleri, yeni yıla dair umut ve beklentileri de özetliyor.
Artık eskisi gibi yat, kat, araba, dünya turu hayalleri yok. 'Fakir, fukaraya yardım ederim' seçeneği şimdilerde daha kabul görüyor. Önceki yıllarda 'ne olur ne olmaz' diyerek seri bilet alanlar da artık bir çeyrekle yetinmek zorunda kalıyor.
Öncelik borçlarında

29 yıldır İstanbul'da seyyar satıcılık yapıp Malatya'daki ailesini geçindiren 45 yaşındaki Halil Yılmaz'ın ilk tercihi borçlardan kurtulmak. Yılmaz, her yıl seri bilet alırken, bu yıl dört çeyrekle yetinmiş. Dört çocuğundan ikisi, okumak için günde 20 km. yürüyor. İkramiye çıkarsa borçlar hemen ödendikten sonra memleketine dönecek, çocuklarını okutacak, fabrika kurup köylülere iş sağlayacak. Ama, pek de umudu yok.
Üç çeyrekten nikâha

Çalıştığı zücaciyecide el arabasıyla mal taşıyan 23 yaşındaki Fevzi Türkoğlu, annesiyle bir göz evde yaşıyor, günde
5 milyon lira kazanıyor. Nişanlısına hasret kalan Türkoğlu'nun, borçsuz evlenebilmesi
için üç çeyrek biletinden birine ikramiye çıkması şart. Çünkü zaten yeterince borcu var. Fevzi Türkoğlu, ikramiye kazanırsa fakir fukaraya yardım edecek, bir cami ve yaşlıların kalabileceği bir yer inşa edecek.
Geleceği şimdilik erteledi

Tezgâhtar Tuba Orbay, hayal kurmayı erteleyenlerden. Sokaktaki çoğu insanın işsiz olduğunu söyleyen Orbay, "Şu anda işim var ama geleceğimi göremiyorum. Geleceğimi ikramiyeye de bağlamak istemiyorum, çünkü şansım çok az. İkramiye çıksın, ne yapacağımı
düşünürüm. Tabii ilk yapılacak şey tüm borçlardan kurtulmak" diyor.
100 milyar liraya razı

26 yaşındaki İlhan Özşen depremzede. Koca-
eli'nde evini ve servis yaptığı minibüsünü yitirmiş. Şimdi İstanbul'da şoförlükle yedi kişiye bakıyor.
2.5 yıl beklediği kalıcı konuta üç gün önce kavuşan Özşen, "Bu yüzden şanslı olduğumu düşünüp bilet aldım" diyor. Borçlarını ödeyebilmek ve oğluna iyi bir gelecek sağlamak için 'sadece' 100 milyar istiyor.
Akrabalarını rahatlatacak

Sattığı biletlerle şans dağıtan 19 yaşındaki Eşref Başsoy sekiz ay önce İskenderun'dan
İstanbul'a gelmiş. Kendisine ayırdığı 10 çeyrek bilete ikramiye çıkarsa, önce ailesi ve bütün akrabalarının borçlarını ödeyip, rahat bir hayat sürebilmelerini sağlayacak para verecek. Sonra okul ve cami yaptıracak, bir de 'ucuz ekmek' fabrikası açacak.
'14 milyar bana yeter'

24 yıldır ayakkabı boyacılığı yapan Enver Arı, çeyrek biletine ikramiye çıkarsa 'canlı yayın'a çıkacak ve Başbakan Bülent Ecevit'e içini dökecek. Krizin başladığı şubatta devalüasyon nedeniyle 14 milyar borca giren Arı, borcunu kapatacak kadar para istiyor. Başka hiçbir şey istemediğini söyleyen Arı'nın büyük hayali, insan haklarını uygulayan bir ülkeye gidebilmek.
Faiz borcu korkutuyor

Ekonomik kriz sonucu işsiz kalıp, seyyar piyango satıcılığına başlayan ve kredi kartlarına yüklenen Fatma Değer'in tek dileği birikmiş borçlarını ödemek. 700 milyonluk kredi kartı borcunun faiziyle
3 milyara çıktığını anlatan Değer, "Büyük ikramiyede gözüm yok, borcumu ödeyecek kadar ikramiye çıksa yeter. Memlekette hayal kuracak hal mi kaldı?" diyor.