'Hayata artı katmak' için sen de projeni üret

İzmir'de 45 genç hummalı bir çalışma içinde. Bazıları perküsyon çalıyor, kimi tango kimi de salsa yapıyor. İlk bakışta her şey sıradan görünüyor.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - İzmir'de 45 genç hummalı bir çalışma içinde. Bazıları perküsyon çalıyor, kimi tango kimi de salsa yapıyor. İlk bakışta her şey sıradan görünüyor. Ancak bu 45 kişiyi sıradışı kılan bir özellikleri var, 26'sı görme, işitme ve ortopedik engelli. İnsan görmeden dans edebilir mi ya da duymadan perküsyon çalabilir mi? İşte onlar bu soruya verilen 'evet' yanıtının ispatı. Hatta o kadar iyiler ki kimin duymadan kimin duyarak dans ettiğini, perküsyon çaldığını ayırmak mümkün değil.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Coca-Cola Türkiye, 2005 yılında 'Hayata Artı' gençlik programını başlattı. Gençleri toplumsal sorunlara karşı projeler geliştirmeye teşvik eden Hayata Artı'da 16-26 yaşındaki gençler istedikleri konuda projeler üretiyor, kabul edilen projelere fon sağlanıyor. İki yılda 19 ilde 22 proje gerçekleştirildi. Hayata Artı'nın ikinci dönem projelerinden biri İzmir'de yapılan '5. Duyu Sanat' projesi. İzmir'de engelli gençleri sanatla buluşturan da bu proje.
Projenin mimarları, Alp Kaan Koçak, Hatice Yavuz, Oğulcan Aksoy, Görkem Dizdar ve Barlas Kızılöz. Çalışmanın Latin danslar atölye sorumlusu olan üniversite öğrencisi Oğulcan Aksoy, 5. Duyu Sanat'ı şöyle anlatıyor:
"Türkiye'de engelliler hayattan izole yaşıyorlar. Biz bunu kırmak istedik. 45 kişilik gösteri grubumuzda 26 engelli, 19 da engelsiz genç var. Engelliler hem birbirleriyle hem de engelsizlerle çalışıyor. 26 kişi içinde 18-26 yaş arasında işitme, görme ve ortopedik engelliler var. Grupta işitme engelliler Latin dansları yapıyor, perküsyon çalıyor. Ortopedik engelliler de perküsyon çalıyor. Görme engelliler ise tango yapıyor. Bir saatlik gösteri yapacağız. Gösteride duyma engelliler perküsyon çalarken, duyma engelli diğer arkadaşları da dans edecek."
Aksoy'un verdiği bilgiye göre engelleri aşmak zor olmamış, hatta bazen avantaja dönüşmüş:
"İnsan içgüdüsel ve titreşimsel olarak duyabiliyor. Duyma engelliler bu yüzden perküsyonları kucaklarına alarak çalıyorlar. Vurdukları zaman bacaklarında hissediyorlar. Bazıları 'Hocam, perküsyonun derisini değiştirmişsiniz tını değişmiş' bile diyor. Normalde tango derslerimizde bayanlara 'etrafa bakmayın' deyip gözlerini bezle örteriz ki kendilerini partnerlerine bıraksın. Görme engelliler için bu bir avantaj oldu. Duymayan arkadaşlar da bize işitme dilini öğrettiler. Şimdi herkes mutlu ki, okulların dans gecelerine gidiyor, çok eğleniyorlar."
Latin dansları yapan 19 yaşındaki işitme engelli Özge Aktürk projeyi duyduğunda çok heyecanlanmış. "Salsa öğrenmek küçüklük hayalimdi. Çok mutluyum. Dans ederken müziği çok ama çok merak ediyorum. Karşı tarafın enerjisiyle figürlerimi yapıyorum" diyor. Özge o kadar iyi dans ediyor ki, dans dersleri veren Oğulcan Aksoy'un partneri olarak da derslere katılıyor hatta birlikte gösteriye bile çıkıyorlar.
5. Duyu Sanat projesi 20 Haziran'da İzmir İsmet İnönü Kültür Merkezi'ndeki gösteriyle kalmayacak. Gençler, kurdukları 'Erişim Derneği'yle de engellilere sanat eğitimi vermeye devam edecek.
Yeni bir proje daha
Hayata Artı'nın ikinci dönem projelerinden bir diğeri ise 'Yaşamımıza Ayna Tutuyoruz'. Beyoğlu Yerel Sivil Güçbirliği Merkezi Gençlik ve Spor Kurulu tarafından hazırlanan projede, gençlere meslek edinme kursları düzenlendi. Projede çalışan Jülide Erdoğan, Beyoğlu dendiğinde akıllara sadece İstiklal Caddesi geldiğini, oysa Tarlabaşı, Kasımpaşa içinde başka bir Beyoğlu olduğunu söylüyor:
"Gençler için ne yapabilir, neye ihtiyaçları var diye düşündük. Meslek edinmeyi seçtik. Lise mezunu ya da lise terk olan 16-26 yaş arasındaki 15 gence İngilizce ve bilgisayarlı muhasebe dersleri verildi. Proje altı ay sürdü. Çoğu şimdi çeşitli sivil toplum projelerinde çalışıyor. İngilizce ve bilgisayarlı muhasebe öğrendikleri için daha rahat iş arıyorlar."
Nasıl katılabilirsiniz?
Hayata Artı Gençlik Programı'-na katılmak isteyen gençlerin ise ön başvurularını 15 Haziran'a kadar yapması gerekiyor. Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Ebru Bakkaloğlu, amaçlarının gençlerin fikirlerine destek vermek olduğunu belirterek, desteğin de sadece fon sağlamakla kalmadığını söylüyor. Bakkaloğlu, "Projelere uygulamada da danışmanlık yapıyoruz. Çünkü projelerin sürdürülebilir olmasını sağlamayı hedefliyoruz. Her projeyi 3-30 bin dolar arasında destekleyeceğiz. Başvurularda tüzel kişilik arıyoruz. Örneğin bir üniversite derneği, lise kulübü gibi" diyor. Bilgi için: www.hayataarti.org