Hayata dönüş dokuz yıldır karanlıkta

Hayata dönüş dokuz yıldır karanlıkta
Hayata dönüş dokuz yıldır karanlıkta

Operasyondan sonra bazı kadın mahkûmlar yanmıştı. Koğuşlarda fosfor bombalarının kullanıldığı öne sürülmüştü.

'Hayata Dönüş' operasyonu 9 yıl önce yapıldı. Bu sürede görev yapan bazı askerlerin isim ve adreslerine bile ulaşılamadı, izleri bulunan mermiler ortaya çıkmadı, sorular yanıtsız kaldı
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - 19 Aralık 2000 günü cezaevlerindeki ölüm oruçlarını sonlandırmak için 20 cezaevine eş zamanlı olarak düzenlenen ‘Hayata Dönüş’ operasyonun 9. yılında sorumlulardan hesap sorulmadı. Operasyonda 28 kişinin yaşamını yitirmesi konusunda hiçbir kamu görevlisi ceza almazken tutuklu ve hükümlüler aleyhine açılan davalarda ceza yağdı. Bayrampaşa Cezaevi’nde 12 kişinin ölümüyle ilgili soruşturma hala sürerken savcılık 9 yıldır askerlerin kimlik bilgilerine ve adreslerine ulaşmaya çalışıyor.
Hayata Dönüş operasyonu sonucu 28 tutuklu ve hükümlü yaşamını kaybederken, yüzlerce kişi sakat kalmıştı. Operasyon kapsamında Bayrampaşa Cezaevinde 12 kişi yaşamını yitirken 55 kişi sakat kaldı.
Bayrampaşa’da yaşanan olaylarla ilgili olarak tutuklu ve hükümlülere Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava Nisan 2009’da zamanaşımından düştü. Operasyonun ardından F tipine sevk sırasında tutuklu ve hükümlülere kötü muamelede bulundukları gerekçesiyle jandarma görevlileri hakkında yine Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava da zamanaşımından düştü. Eyüp Cumhuriyet Savcılığı, ölüm ve yaralamalarla ile ilgili operasyonda görevli asker personel hakkında halen sürdürdüğü soruşturmada görevlilerin kimlik ve adres bilgilerine dahi ulaşmadı.
Soruşturmayı sürdüren Cumhuriyet Savcısı Ali İhsan Demirel’in, operasyonda görevli askerlerin kimlik bilgileriyle ilgili talebine Ankara Jandarma Komanda Özel Asayiş Komutanlığı ve Elazığ Özel Asayiş Jandarma Komutanlığı, “istenilen kişilerle ilgili herhangi bir belge bulunmadı” yanıtını verdi. 

‘Otopside delil kararttılar’
Operasyonlarda ölenlerde yapılan otopsi incelemesinde herhangi bir mermi çekirdeği çıkmaması da soruşturma açısından önemli bir bilgi niteliğindeydi. Ayrıca Murat Ördekçi, Cengiz Çalıkoparan ve Mustafa Yılmaz isimli mahkumların otopsi raporlarında her üç tutuklunun vücutlarının çeşitli bölgelerindeki mermi giriş ve çıkış yaralarının ölümden önce ya da sonra genişletildiği anlaşıldı. Bu durum, üç kişinin hangi silahtan çıkan kurşunla hayatını kaybettiğini saptamayı imkansız hale getirdi. 
Bilirkişilerin 19 Aralık 2001 tarihinde olay yerinden elde edilen örneklerin fiziksel ve kimyasal analizleri sonucu hazırladığı raporlarda koğuşlarda çok sayıda ateşli silah mermisi giriş çıkışı saptandığı ve hükümlülere idarenin bulunduğu bölümden ateş edildiği tespiti yer almıştı. Raporlarda ayrıca C-1 koğuşunda altı kadın tutuklunun yanarak ölmesi ise niteliği belli olmayan bir gazın kullanılmasına bağlandı.
Tutuklu ve hükümlü avukatları operasyonun Genelkurmay Başkanlığı karargahında hazırlandığı iddia etmelerine rağmen dönemin Jandarma Harekât Başkanı Emekli Tümgeneral Osman Özbek bu suçlamayı reddetti. Özbek dönemin Başbakan ve Adalet Bakanın emriyle operasyonun yapıldığını belirterek şöyle konuştu: “Bakanlar kurulu ve başbakanın emriyle yapılmıştır. Jandarma karargahın hiç bir sorumluluğu yoktur. Hayata Dönüş operasyonu Başbakan emriyle Adalet Bakanı tarafından yaptırılmıştır. İçişleri bakanlığından yardım istenmiştir. O bölgedeki Jandarmayı yardıma çağırmışlardır. Asıl operasyonu yapan cezaevleri müdürleri savcılardır. Jandarmayı yardıma çağırmışlardı. Sorularınızı dönemin cezaevi müdürleri, savcıları ve valilerine sorun.”

‘Fosfor bombaları ile yaktılar’
Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi bir grup avukat dönemin Cezaevleri Genel Müdürü Suat Ertosun’nun yargılanması isteğiyle, Ertosun’un şu an görev yaptığı HSYK’nın önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı okudu. Kozağaçlı, “Fosfor bombaları ile yakılan genç kadınların, işkenceyle öldürülenlerin, kurşunlananların hesabını yeterince etkili sormadığımız için F Tipi tecrit,  hala öldürüyor, sakat bırakıyor ve işkence ediyor. Halka karşı işlenen suçlarda zamanaşımı işlemez” diye konuştu. 

Davalar ne oldu 
ÜMRANİYE: Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde cezaevinde meydana gelen ölüm ve yaralanma olayları ile ilgili olarak operasyonda görevli 267 jandarma birlik görevlisi hakkında açılan dava sürüyor. 

ÇANAKKALE: Adam öldürme ve yaralama suçlamasıyla 563 jandarma görevlisi hakkında açılan davada
bütün sanıklar beraat etti. 

MALATYA: Malatya operasyonuna mağduru 59 mahkum hakkında açılan davada,  toplam 120 yıl ceza verildi. 

BURSA: Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 109 tutuklu ve hükümlünün isyan ve kendi arkadaşlarını intihara teşvik ettikleri iddiası açılan davada tutuklu ve hükümlüler beraat etti. 

CEYHAN: Ceyhan 1 Asliye Ceza Mahkemesinde 92 tutuklu ve hükümlü hakkında cezaevi idaresine isyan etmekten dava açıldı. Dava zamanaşımı nedeniyle düştü. 

UŞAK: Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 56 tutuklu ve hükümlü memura mukavemetten ceza aldı.