Hayata dönüş kararı

Aile haklı bulundu
2000 yılında 'Hayata Dönüş' operasyonları sırasında Bayrampaşa Cezaevi'nde ölen Murat Ördekçi'nin ailesi 30 milyar maddi, 200 milyar lira da manevi tazminat istemiyle İçişleri ve Adalet bakanlıkları aleyhinde dava açtı. Dava sonucunda, İstanbul 2. İdare Mahkemesi aileyi haklı buldu.
'Tazminat az' şerhi
"Bakanlıklar Murat Ördekçi'nin korumak zorunda oldukları yaşam hakkını ihlal etmişlerdir" denilen kararda, aileye 109 milyar lira ödenmesi öngörüldü. Hâkimlerden Nilgün Kurtoğlu, tazminatın az olduğunu belirterek karara şerh düştü.
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - 'Hayata Dönüş' adı verilen cezaevi operasyonlarıyla ilgili ilk tazminat davası sonuçlandı. İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Bayrampaşa Cezaevi'nde askerlerin öldürdüğü Murat Ördekçi'nin ailesinin İçişleri ve Adalet Bakanlığı aleyhine açtığı davada toplam 109 milyar lira tazminat cezasına hükmetti.
2000 yılında 12 kişinin ölümü ve 77 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Bayrampaşa Cezaevi'ne yönelik 'Hayata Dönüş' operasyonu ardından Ördekçi ailesi, İçişleri ve Adalet Bakanlığı aleyhine 30 milyar maddi, 200 milyar manevi tazminat istemiyle dava açtı. Bakanlıklar, operasyonun yasal sınırlarda gerçekleştiğini, ölenlerin isyana aktif katılan mahkûmlar olduğu, güvenlik görevlilerine ateş açıldığını dile getirerek davanın reddini istedi.
Ancak mahkeme, Anayasa, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye'nin imzaladığı bazı uluslararası sözleşmelerin yükümlülüklerini hatırlatıp tazimata karar verdi. Mahkeme, bakanlıkların savunmalarında yer alan 'mahkûmların güvenlik güçlerine ateş açtığı' iddiasının da, bilirkişi raporlarındaki 'Güvenlik güçlerinin bulunduğu yerden mahkûmlara dogru ateş açılmıştır' ifadesiyle çürüdüğünü belirtti.
Silah yetkiniz yoksa...
Kararda, yönetmelikler yasaların üstünde olamadığı halde, yasalar jandarmaya cezaevinde silah kullanma yetkisi tanımazken, operasyonda yetkinin bir yönetmelikle jandarmaya verildiği hatırlatıldı ve şöyle denildi:
"Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler yaşam, özgürlük ve güvenlik haklarını içerip, 'Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese insan
onuruna saygılı davranılır' hükmünü içerir. Bireylerin hapishanede tutuklu veya hükümlü olduğu dik-kate alınmaksızın sahip oldukları ve korunmaya çalışılan bu hakların temelinde yaşam hakkı vardır. Demokratik bir toplum
için zorunlu koşul, temel hakları tanımak, uygulamak ve uygulatmaktır. Çünkü insan yaşamının ölçüt olmaktan çıktığı yerde hiçbir şeyin ölçüsü kalmaz."
Savunmada suç itirafı
Mahkeme, operasyonu '10 yıl cezaevinde arama ve denetim yapılmadı' diye gerekçelendiren İçişleri Bakanlığı'nın savunmasına da itibar etmedi. Mahkeme savunmada dile getirilen bu durumun görevi ihmal anlamına geldiği kararına vardı:
"Bu iddianının kamu gücü dikkate alındığında inandırıcılığı bir yana, gerçek olması hali dahi başlıbaşına ağır hizmet kusurudur. Çünkü kamu idareleri, yükümlü oldukları kamu hizmetini gereği gibi ifa etmekle beraber, bu hizmetin işleyişini sürekli denetlemek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlüdür."
'Ölçü kaçırıldı'
Mahkeme operasyonun uygulama şeklini de şöyle eleştirdi: "Tutuklu ve hükümlüler bedensel ve mekânsal anlamda idarenin elinde olduğundan, operasyonun insan yaşamını tehlikeye düşürmeyecek şekilde planlanması ve uygulanması gerekirken 12 kişinin ölmesi ve 77 kişinin yaralanması, iyi planlanmadığı ve uygulanmadığı, ölçülülük kuralına uyulmadığı, orantılı güç kullanılmadığı kanaatine varılmıştır. Bakanlıklar, yasa hükümlerine göre kamu gücünü kullanarak özgürlüğünden yoksun bıraktıkları, gözetimleri altındaki, ulusal hukuk ile uluslararası sözleşmelerdeki yükümlülükler dolayısıyla yaşam hakkını korumak zorunda oldukları Murat Ördekçi'nin yaşam hakkını ihlal etmiştir."
'Tazminat az' şerhi
Mahkeme, bakanlıkların hizmetin iyi işletilmemesinden kaynaklanan kusuru nedeniyle Halil ve Fatma Ördekçi çiftine, faizleri dışında 100 milyarı manevi olmak üzere yaklaşık 109 milyar 242 milyon lira tazminata oybirliğiyle karar verdi. Üye hâkim Nilgün Kurtoğlu ise, tazminatı az bularak muhalefet şerhi koydu. AİHM'de Türkiye aleyhine açılan kişi yaşamını ihlal davalarında çok daha yüksek tazminatlar ödendiğini hatırlatarak, "Davacıların talep ettiği tazminat miktarı ödenmelidir."
Ördekçi ailesinin avukatı Ümit Yavuz, kararı 'Türkiye yargısı açısından yüzakı bir karar' diye niteleyerek, "Bu kararın alınmasında ortaya konan gerekçelere ve fiili sonuçlarına bakarak 'Hayata Dönüş' adı verilen operasyonun 'hayatı söndürüş' haline geldiği ortaya çıkmıştır" dedi.
Soruşturma üç yıldır sürüyor
Bayrampaşa'daki operasyondan sonra tutuklu yakınları Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı'na, operasyona katılan askerler hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılık soruşturmayı üç yıldır sonuçlandıramadı. 167 mahkûm hakkında isyan çıkarmak ve operasyonda görevli 1615 jandarma ve infaz koruma memuru hakkında da 'görevi ihmal ve kötü muamele' suçundan Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davalar da halen devam ediyor.
19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında 19 cezaevine, F tipi cezaevlerine karşı ölüm orucu eylemi yapan yasadışı örgüt davası tutuklu ve hükümlülerine yönelik operasyon yapılmıştı. Operasyonlarda 2'si asker toplam 32 kişi yaşamını yitirmişti. Diğer cezaevlerindeki operasyonlarla ilgili de bugüne kadar sonuçlanan dava yok.