Hayrabolu 'koruma' mağduru

Hayrabolu 'koruma' mağduru
Hayrabolu 'koruma' mağduru
Hayrabolu'da geçen yıl bazı yapılar tescillendi. 'Koruma kararı' geniş tutuldu. Tescilli yapıların yanındaki sıradan evlere de çivi çakılamıyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

TEKİRDAĞ - Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde bazı tarihi yapılar tescillendi. Ancak sadece bu yapılar değil, çevrelerindeki evler, boş araziler de koruma statüsü kazandı. Evine bir çivi çakmak için izin almak zorunda kalan bölge halkı şaşkın. Belediye ve vatandaşlar üst kurula başvurdu ve koruma bandının daraltılmasını talep etti.
Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, geçen yıl Hayrabolu’da tarihi yapıları inceledi. Raportörün 11 Haziran 2012’de hazırladığı rapora göre, bölgedeki tescilli 4 cami, 1 türbe, 1 mezarlık, 2 köprü ve 1 hamamın korunmasına devam edilmesi, ayrıca 4 adet konutun da koruma kapsamına alınması talep edildi. 28 Aralık 2012’de yapılan toplantıda belirlenen yapılar tescillenirken, etrafı da koruma bandına alındı. Hayrabolu’da bu kararla birlikte büyük bir kargaşa başladı. Tescilli yapılarda olduğu gibi koruma bandı içinde kalan tüm yapılarda çivi dahi çakmak izne tabi hale geldi. Badana yapmak için belediyeden izin almak gerekirken, dış görünüme yapılacak en küçük bir müdahale için kurul kararı gerekiyor. İzin almayanlara 2 yıl hapis cezası uygulanabiliyor. 19 bin 800 kişinin yaşadığı ve 4500 evin bulunduğu Hayrabolu’da yaklaşık 400 ev ‘koruma’ mağduru oldu.

Evin çatısı uçuyor
Evlerden biri Hayrabolu’da ana caddenin tam ortasında. Betonarme yapının çatı kısmında küçük bir ahşap bölüm var. Binada kimse yaşamıyor. En alt katı dükkân. Tarım ilacı işi yapan Murat Tanrınıan, dedesinden kalan binayı diğer mirasçıların payını ödeyerek aldı. Binanın çatısının çok kötü durumda olduğunu anlatan Tanrınıan, şunları söyledi: “Evi çatısı akıyor. Şiddetli bir rüzgârda çatıdaki ahşap bölümler uçuyor. Çatısını tamir ettirmek için Eylül 2012’de başvurduk. Hâlâ cevap gelmedi. Binayı yıkıp yerine yenisini yapmak istesek izin vermeyecekler. Binayı dedem 1953’te satın almış. Bize göre tarihi bir özelliği de yok.” Murat Tanrınıan’ın babası Ergin Tanrınıan da “Malımıza mülkümüze el koydular. Bizi mağdur ettiler. Yıkılamıyor, yapılamıyor” dedi.

Hamamı yıkalım derken...
Çarşıdaki koruma alanı kapsamında kalan binalardan birinin sahibi de Semih Güler. “Karşımızdaki bina tescillendi diye bizim binaların olduğu alanı da koruma altına aldılar” diyen Güler, “Hiçbir şey yapamıyoruz. Kendi binamızı yıkmak gibi şimdilik bir niyetimiz yok ancak ileride olabilir. O zaman ne yapacağız? Burada imar 5 kat. Bizim bina 2 katlı. Yeniden 5 kat yapmaya izin verecekler mi?” diye konuştu. Tescilli yapılardan biri de Güzelce Hasanbey Hamamı. Hayrabolu belediye binasının tam arkasındaki hamam, son 3-4 yıldır kullanılmıyor. Hamamın içi de çok kötü durumda. Bugüne kadar sayısız defa tadilat görmüş. Çatısı, muslukların tamamı değiştirilmiş. Eski dönemleri çağrıştıran hiçbir şey yok. Hamam bir ardiye olarak kullanılıyor. Belediyenin temizlik işçilerinin malzemeleri duruyor. Hayrabolu Belediye Başkanı Hasan İrtem, hamamın durumu ve ilçede yaşananlarla ilgili şunları anlattı: “İşletmecisi hamamı işletemediği için birkaç yıl önce anahtarı getirdi. Biz de ‘hamamı yıkalım’ diye harekete geçtik. Müzeye yazı yazdık. Müze de Edirne Koruma Kurulu’na yazı yazmış. Koruma Kurulu ilçeye gelerek incelemeler yapmış. Hamamı tescillediler. Ama hamamın hamamlık tarafı yok. Bazı eserler zaten tescilliydi. Ancak koruma alanının sınırlarını çok geniş tuttular. Üst kurula itiraz ettik. Koruma alanlarının tarihi eserlere zarar vermeyecek şekilde daraltılmasını istedik. Hamamın yanındaki 4 katlı binanın sahibi Ahmet Çatır en çok mağduriyet yaşadığını iddia edenlerden: “3 daire ve 1 dükkân var binada. Bir müteahhitle anlaşmıştım. 400 bin liraya satacaktık. Müteahhit yıkıp yeni bir bina yapacaktı. Koruma kararı çıktı, satamadım. Şimdi binama 250 bin lira dahi vermiyorlar. Ankara ’ya üst kurula dilekçe yazdık ancak bir sonuç çıkmadı. Gerekirse dava açacağım.”
Öktem Nalburiye’nin sahibi Serkan Öktem’in binası Çorumu Mustafabey Camii’nin karşısında kalıyor. Öktem, binasına mantolama yapmak istediğini ancak koruma alanında kaldığından yapamadığını anlattı: “Kimse doğru düzgün bir bilgi vermiyor. Yerlerimizin değeri düştü. Cami elbette korunsun ancak bizim binayı neden koruyorlar?”

Yıkım da yok, tamir de
Hisar Mahallesi’ndeki tescillenen evlerden birinin dış görünümü yüzlerce yıllık yapı gibi. Ancak ahşap kapı ve çatı bakımsızlıktan dökülüyor. Evin sahiplerinden Hamdi Baran “Koruma kararından 3-4 ay önce müteahhitle anlaştık. Evi yıkacaktık. Şimdi yıkamıyoruz. Tamir de yapamıyoruz. Evin yan tarafında boş bir arazi vardı. Orayı otopark yaparız dedik. Ama orası da koruma alanı olmuş” diye konuştu. Aynı sokaktaki evi koruma sınırları içinde kalan Alican Çetin ise “Evi boyayacaktık. Belediyeden, koruma kurulundan izin alınacakmış. İzin çıkması aylar sürer, kışın nasıl boyayalım?” dedi.

Yetkililer: Binalarda tadilat olabilir

Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun yetkilileri ise tüm çalışmalarını ilgili kanun kapsamında yaptıklarını belirterek şunları söyledi: “Kimsenin şahsi bir tasarrufu yok. Yapılan tüm çalışma mevzuata uygundur. Biz sadece orada çalışma yapmadık. Tüm Trakya’ya çalışmalarımız devam ediyor. Daha önce de Saray, Malkara, Çorlu gibi yerlerde yaptık. Hamam, cami külliyesi ile bir bütün. Bir kısmı yıkılmış, tamir görmüyor. Ancak o bir Osmanlı hamamı. Ayrıca koruma alanında kalan binalarda her türlü tadilat yapılabilir. Binalar yıkılarak mevcut imar nasılsa aynı şekilde bina yapılabilir. Sadece izin alınması gerekiyor.”
Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nün 28 Aralık 2012’deki toplantısında önceden tescillenen Güzelce Hasanbey Camii, Ömer Efendi Camii, Çorumu Mustafa Bey Camii, Çelebi Mehmet Paşa Cami, Serbani Ahmet Veli Türbesi, Mezarlık, Hacılar Köprüsü, Osmanlı Köprüsü, Güzelcebey Hamamı’nın tesciline devam edilmesine, ayrıca 4 adet konut alanını tescillenmesine karar verildi. Karar 3 Ocak 2013’te belediye, kaymakamlık ve Tekirdağ Valiliği’ne bildirildi.