Hazro'daki cinayetin altından korucular çıktı

Hazro'daki cinayetin altından korucular çıktı
Hazro'daki cinayetin altından korucular çıktı
1 kişinin öldürülmesi, 1 kişinin yaralanmasıyla ilgili davada 10 korucu tutuklandı. Cinayet kurbanının akrabası korucuları uyuşturucu kaçakçılığıyla da suçladı


Özgür CEBE

DİYARBAKIR - Hazro ilçesinde geçen ay Mehmet Nesif Urakçı'nın öldürülmesi, ablası Leyla Urakçı'nın ağır yaralanması olayı ile ilgili 10 köy korucusu tutuklandı.
Hazro'ya bağlı Terdöken Köyü'nde 25 Mart günü meydana gelen olayla ilgili Hazro İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenip Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen fezlekede olay anlatıldı. Buna göre, Terdöken Köyü’nde annesi Fatma Urakçı ile birlikte hayvanlarını meraya çıkaran Mehmet Nesif Urakçı, meranın yüksek yamacında bulunan 4 ve 5 kişilik iki ayrı korucu grubuyla karşılaştı. Kayalık ve taşlık alanda pusuya yatan korucular ayağa kalkıp Mehmet Nesif Urakçı'nın etrafını sararak, “Hayvanlarını neden buraya getirdin? Daha öncede seni bu konuda uyarmıştık. Getirirsen seni öldüreceğimizi söylemiştik” dedi. buna karşılık Urakçı, meranın hazine arazisi olduğunu belirterek, “Hayvanlarımı burada değil de nerede otlatacağım?” yanıtı verdi. Bunun üzerine Urakçı, korucuların elindeki Kalaşnikof tüfeklerle öldürüldü.
Silah sesleri üzerine 40 metre uzaklıkta kuzularını otlatan anne Fatma Urakçı, oğlunun öldürüldüğünü anlayınca koşarak olay yerine gitmeye çalıştı, ancak iddiaya göre koruculardan Sami Kaydaş önünü keserek, “Çek git burdan seni de öldürürüz” dedi.


AMCA OĞLUNA DA ATEŞ AÇMIŞLAR


Korucularun daha sonra aynı meranın farklı noktasında bulunan ve öldürülen Mehmet Nesif Urakçı'nın amcasının oğlu olan Şahin Urakçı'yı da olayı görüp tanıklık edebileceği gerekçesiyle öldürmek istediği öne sürüldü. Korucu Salih Kaydaş'ın diğer koruculara ateş emri vermesi üzerine Şahin Urakçı'nın bulunduğu bölgeye doğru korucular yoğun ateş açtığı hedef alınan kişinin kaçarak yara almadan kurtulduğu belirtildi.
Anne Fatma Urakçı Jandarma Komutanlığına verdiği ifadesinde, “Oğlum, ben ve akrabamız Şahin Urakçı hayvanlarımızı meraya çıkardık. Aniden 4'ü farklı, 5'i farklı noktadan çıkan korucular oğlumun etrafını sardı. Tartışma sonrasında hepsi ateş etti. Oğlumun üzerine koşarken korucu Sami Kaydaş beni de öldüreceğini söyleyip engelledi. Sonra da bizden uzakta bulunan Şahin Urakçı'nın tanıklık etmemesi için ona da ateş açtılar. Köylümüz ve komşumuz olan 9 korucudan da davacıyım” dedi.
İfadeler üzerine korucular Mustafa Kaydaş, yeğenleri Şeyhmus, Hanifi, Mecit, Sami, Nizamettin Kaydaş, Mustafa Kaydaş'ın kardeşi Salih Kaydaş ile oğulları İhsan ve Ercan Kaydaş silahlarıyla birlikte gözaltına alınarak Hazro ilçe Jandarma Komutanlığı'nda sorgulandıktan sonra tutuklandı. Olayda kullanılan devletin zimmetli verdiği 9 Kalaşnikof tüfek balistik incelemesi ardından savcılık emanetine alındı.


MEZARLIK DÖNÜŞÜ ABLASINI YARALADILAR


Hazro'da 9 korucunun tutuklanması ve Mehmet Nesif Urakçı'nın köy mezarlığında toprağa verilmesi olayından 2 gün sonra 27 Mart tarihinde annesi ile birlikte kardeşinin mezarını ziyarete giden abla Leyla Urakçı mezarlık dönüşü korucuların evinin önünden geçtiği sırada 9 korucunun akrabası olan Salim Kaydaş adlı korucu ile karşılaştı.
Aniden fenalaşan Leyla Urakçı, eline geçirdiği taşlarla Kaydaş'ın evine saldırdı. Bunun üzerine evin damında Kalaşnikof silahla dolaşan Salim Kaydaş, bu kez mezarlıktan dönen Urakçı ailesinin üzerine yaylım ateşi açtı. Açılan ateş sonucu omuriliğinden yaralanan abla Leyla Urakçı, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırıldı. Burada Beyin Cerrahi Servisi Yoğun Bakım Ünitesi’nde halen tedavi gören ve bilinci kapalı olan Leyla Urakçı belden aşağı felç kaldı. Gözaltına alınan Salim Kaydaş da sorgusunun ardından tutuklandı. Bu korucunun da Kalaşnikof tüfeği savcılık emanetine alındı.


KORUCULARA UYUŞTURUCU SUÇLAMASI


Soruşturmayı yürüten savcı, Hazro İlçe Jandarma Komutanlığı'na yazı göndererek, silahların adli emanetteki işlemlerinin tamamlanmasından sonra iade edileceğini, korucuların görevden alınarak aylıklarının kesilmesini istedi.
Öldürülen Mehmet Nesif Urakçı’nın amcası Ahmet Urakçı ise, korucuların köyde terör estirdiklerini, bu nedenle köyden çok sayıda ailenin göç etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Urakçı, şöyle dedi: “Devletin kendilerine verdiği silah ve yetkinin arkasına sığınarak her türlü zorbalığı bize yapıyorlar. Son olarak yeğenimi öldürdüler. Üstelik hayvan otlattığımız mera Hazine'ye ait olduğu halde 3 bin dönümlük Hazine merasını haksız biçimde işletiyorlar. Ayrıca bu arazi üzerine 7 tane ev yaptılar. Kaymakamlığın kararına rağmen bu evler halen yıkılmadı. Kendi kendilerine terörü bahane edip bize mera yasağı uyguluyorlar. Bunu yapmalarının asıl nedeni de oraya kimseyi yaklaştırmayıp esrar etmelerinden dolayıdır. Bir yeğenimi öldüren, diğerini yaralayan 10 korucu da Hazine arazisi üzerinde esrar ekiyor. Yeğenimin ölümünden sonra yaptığımız ihbar sonucu koruculara ait 2200 kök dişi hint keneviri ele geçti. Tümünden davacıyız.”
Korucularla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturmanın devam ettiği açıklandı. (dha)